Uykusuz Gecenin Düşünceleri

O gece Asamura-kun ile LINE mesajlaştık ama konuşmamız kısa sürdü. Onunla konuşmak istediğim şeyler vardı ama erken kalkması gerektiğini söyledi… Sonradan düşündüm de, şimdi derslerine odaklanmak istediği bir dönemdeydi herhalde, bu yüzden onu kendi özel meselelerimle meşgul etmenin yanlış olacağını düşünüp geri adım attım.

Geri çekilmenin doğru bir hamle olduğunu düşünüyorum.

Kampın henüz ikinci günüydü – Asamura-kun'u görmeyeli sadece iki gün olmuştu – ama kalbimde kocaman bir boşluk varmış gibi hissediyordum.

Onu görmek istiyorum. Sesini duymak istiyorum. Ona dokunmak istiyorum.

İçimden, “Şimdi neden burada değilsin? Burada olmanı istiyorum,” demek geldi.

Yatakta dönüp dururken zaman akıp gidiyordu, uyku gözüme girmiyordu. Yastığımın yanındaki dijital saat, her gözümü açıp baktığımda birkaç dakika ilerlemişti.

Kahretsin, uyumam lazım, yoksa sabah kalkamayacağım.

Kafamda Kozono-san ile olan konuşmamızı tekrar tekrar canlandırıyordum. O, “Ben bir egoistim, bu yüzden aşkta geri durmam,” gibi bir şey söylemişti ama bunu ben söyleseydim, ben de egomu göstermiş olurdum.

Alışveriş gezimizde, Asamura-kun ile Kozono-san'a ilişkimizi nasıl açıklayacağımızı konuştuğumuzu hatırladım. “Neyse, bunu sonra, daha çok vaktimiz olduğunda konuşuruz,” diye karar vermiştik.

Ama ben Asamura-kun ile önce konuşmadan gidip Kozono-san'a ağzımdaki baklayı çıkardım.

O anki duygularımı çözümlediğimde, sanırım biri ona asılırsa ne olacağından korkmuştum. O zamana kadar bunu fark etmemiştim.

Bu yüzden, pat diye sevgili olduğumuzu söyledim.

Sanırım ben de bayağı bir egoistim.

Ama Asamura-kun'a o yanımı gösteremem.

Hayatımın vazgeçilmez bir parçası haline gelen biriyle nasıl başa çıkacağımı bilemiyorum.

Talepte bulunmak doğru mu? Ya karşılanmazsa?

İlişkimizin tuhaflaşması ve dağılması korkusu beni sarıyordu.

Ama sanki aşkın işleyişinin bir parçası bu… Sanırım.

Şöyle bir şey: Ben bunu arzuluyorum, bu yüzden senin de arzulamanı istiyorum.

Aşkta, karşılıklı anlaşmaya varmadan bile, iki taraf da gerçekten ne istediğini ifade edene kadar işlerin yoluna girmeyeceği anlaşılıyor.

Eğer bu sadece bir yaz aşkı olsaydı, basit olurdu. Bir başlangıç ve bir son, hepsi bu.

Ama biz hem kardeş hem sevgiliyiz. Aşk günlük hayatımıza işliyor, yani tek seferlik bir şey değil, sürekli.

Tabiri caizse, bir aşk hayatı yaşıyoruz.

Ne yapmalıyım?

Endişeyle uzanırken göz kapaklarım kaldırılamayacak kadar ağırlaştı ve kısa süre sonra derin bir uykuya daldım.


Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.