Dudaktaki Lanet ve Göğün Ejderhası

Neeeeee!? Ne!? Şimdi durup dururken niye öpüşüyoruz ki!?

Aslında bu Zagan'ın bizzat planladığı bir şeydi... Gerçi artık pek bir önemi kalmamıştı ya. Hayatının ilk öpücüğünü tadan Zagan, derin bir kafa karışıklığı içinde gözlerini bir oraya bir buraya kaçırıp duruyordu. Ancak tam o an, bedenindeki mana akışının normale döndüğünü hissetti.

Bir hat mı açıldı...? Taze açılan bu hat Zagan'ın içinden akıp giderek bedenindeki bozuk mana akışını onardı. Üstelik sadece Ejderha Formu'nun geri tepmesini de değil, İblis Kral Mührü'nün yarattığı tahribatı bile düzeltti.

O an, sokaklarda kimsesiz bir çocuk olarak süründüğü zamanlardan kalma bir masal geldi aklına. Detaylarını pek hatırlamıyordu ama lanetli prensi eski haline döndürmeyi başaran tek şey... prensesin öpücüğüydü... Masalın canlanışı gibi, küçük bedeni hızla değişmeye başladı.

Çelimsiz, güven vermeyen kolları kalınlaşıp güçlendi. Kısa bacakları yere sağlamca bastı. Az önce Nephy'ye yukarı doğru bakmak zorundaydı, şimdiyse ona tepeden bakacak kadar boyu uzamıştı. Kıyafetleri bu ani değişime dayanamadı ve daha önceden ayarladığı gibi kendi bildik cübbelerine dönüştü. Büyümenin etkisiyle dudakları Nephy'den ayrıldığında, Zagan'ın bedeni tamamen eski haline dönmüştü bile. Onu ilk başta öpen Nephy bile şaşkınlıktan donakaldı.

"G-Gerçekten... eski haline mi... döndün?" diye sordu Nephy.

Zagan bu şanslarına inanamayarak, "E-Evet. Öyle görünüyor..." diye karşılık verdi.

"Bunu biliyor muydun Nephy? Yani, bir lanetin böyle kırılabileceğini?"

Nephy kulaklarına kadar kızararak mırıldandı. "Ş-Şey, geçenlerde dinlediğim bir hikâyede böyle bir sahne vardı... Ama... Bayan Lilith bunun Bayan Alshiera'dan öğrendiği bir şey olduğunu söylemişti, ben de belki bir bağlantısı vardır diye düşündüm..."

Alshiera'dan bir ipucu muydu yani...? Zagan'la sürekli dalga geçiyor, onu kışkırtıp duruyor gibi görünse de üstü kapalı bir şekilde Nephy'ye ne yapması gerektiğini çıtlatmıştı. Düşününce, az önce Nephteros ile Foll'un yerini gösteren de büyük ihtimalle oydu. Fakat en başta Foll'a saldıran da o gibi duruyordu... Gerçek niyeti neydi ki?

Zagan kafasını iki yana sallayarak, "Şu an onun bir önemi yok. Önce şu zahmetli kızımızı kurtarmam lazım," dedi. Ardından elini göğe, Kar Tarlası'nın hâlâ havada süzülen ışık zerrelerine doğru uzattı. Büyüsü hâlâ yürürlükteydi. İşte bu yüzden nihai formunu sonunda gösterebileceğinden emindi.

"Göklerin Terazisi: Ejderha Formu."

Kar Tarlası'nın ışıkları çağrısıyla yeniden bir araya geldi ve bu kez tam da zihninde tasarladığı biçimi aldı. Bir an sonra, devasa bir ejderha suretindeki golem önlerinde diz çökmüştü.

"Gidelim Nephy. Foll'u geri alacağız."

"Emredersiniz, Usta Zagan!"

Böylece ikisi, siyah ejderhayla kozlarını paylaşmak üzere ileri atıldı.

Zagan ve Nephy, Ejderha Formu'nun üzerinde hücuma kalktığı an siyah ejderha hiç tereddüt etmeden ejderha nefesini üzerlerine saldı. Lilith saldırıyı bloklamak için Kutsal Hazine'sini öne sürdü fakat Zagan'ın yetişemeyeceği kadar uzağında kalıyordu.

Lilith çaresizlik içinde, "İmkânı yok, yetişemez!" diye bağırdı. Zagan ise sadece küstahça bir kahkaha attı.

"Korkup bocalama! Hizmet ettiğin İblis Kral kimseye boyun eğmez!" Zagan'ın kükremesiyle birlikte golem siyah ejderhanın nefesine çarptı ve mananın tek bir damlasını bile ziyan etmeden yuttu. Hemen ardından siyah ejderha kanat çırparak göğe, kaçmaya yöneldi.

"Yağma yok! Kaçamazsın!" Mücevherini öne uzatan Selphy, deniz akıntılarını yönlendirerek siyah ejderhanın hareketlerini kilitledi. Bu sayede kanat çırpamaz hale gelen yaratık çakılıp kaldı. Hem nefesi hem de kanatları mühürlendiği için bu kez pençeleriyle Ejderha Formu'nu biçmeye yeltendi ama...

"Buna izin vermem!"

"Yürü be Zagan!"

Kuroka ve Chastille kılıçlarıyla siyah ejderhanın ön bacaklarını koparıp attı. Ardından Barbatos, savunmasız kalan iki kızı gölgeleri kullanarak güvenli bir mesafeye çekti.

Artık yolunu kesecek hiçbir şey kalmamıştı. Zagan, siyah ejderhanın üzerine iniş yaptı. Tam o anda kafasının içine gömülmüş olan Foll'u fark etti. Hâlâ normalden büyüktü fakat eski formuna dönmeye başladığı açıkça görülüyordu.

"Seni almaya geldim Foll."

Foll bu sözleri duyunca gözlerini araladı, başını kaldırıp ona baktı ve cılız bir sesle mırıldandı. "Zagan...?"

"Biraz dayan. Şu paraziti temizliyorum şimdi," diyen Zagan parmaklarını şıklattı. Foll'un etrafında siyah kıvılcımlar patlak verdi. Büyünün gücü iyice bastırılmış bir Gökyüzü Fosforu'ydu bu. Siyah ejderhanın kafasında kocaman bir delik açıldı; geriye sadece küçük ejderha kalmıştı. İkisi gökten süzülürken Zagan kızı nazikçe kucakladı. Foll'un soracağı, söyleyeceği çok şey vardı kuşkusuz ama zayıfça Zagan'ın göğsüne tutunmaktan başka bir şey yapamadı. O öylece yatarken, Zagan ve Nephy kızlarına birlikte sarıldılar.

Zamanında yetiştiğime şükür... Kuroka, Chastille ve diğerleri siyah ejderhayı belki yenebilirlerdi ama Foll'u sağ salim kurtarabileceklerinin garantisi yoktu. Zagan az kalsın kıymetli kızını kaybedecekti.

"Gerçekten... beni bu kadar endişelendirme."

Siyah ejderha altlarında hâlâ kıvranıp duruyordu. Çekirdeğini kaybetmesine rağmen bir tür bilinci hâlâ yerindeydi sanki. Her an dişlerini üzerlerine geçirebileceği bir durumdaydılar ama Zagan sadece Foll'a sarılmaya devam etti ve başını okşadı. Çok geçmeden, kaçınılmaz olan gerçekleşti ve siyah ejderha devasa çenesini açıp üzerlerine çullandı.

Foll cılız bir sesle, "Za...gan... arkanda..." diye seslendi. Ama Zagan arkasına dönüp bakmadı bile.

"Sorun yok Foll. Usta Zagan burada," dedi Nephy. Rolünü mükemmel bir şekilde benimsediğini gösterircesine, kızı sakinleştirmek için alnını onun alnına yasladı. Bunun üzerine Zagan kızının başını okşamayı bıraktı ve siyah ejderhayı defetmek için elini öylesine savurdu. Yumruğunu sıkmamıştı bile; tanıdık birine öylesine el sallamak gibiydi sanki... Neyse ki Ejderha Formu bu selamı karşılıksız bırakmadı. Altın rengi kuyruğu siyah ejderhanın burnuna inip onu tuzla buz etti.

Foll'un gözleri şaşkınlıkla açıldı. "Ha!?"

...Hm? Gücü bayağı artmış sanki... Elbette güçlü olmasını hedeflemişti ama siyah ejderhanın kafasını tek hamlede yok edecek kadar ileri gitmemeliydi. Zagan durumu tartarken zihninde bir şimşek çaktı. Belki de Nephy ile aralarında açılan hat yüzünden güçlenmişti... Sebebi her ne olursa olsun, siyah ejderha artık sesini kestiği için Zagan nihayet Foll'u bıraktı ve yüzüne baktı.

"Bunu iyi aklında tut Foll. Güç dediğin şey sadece yıkım için kullanılmaz. Başkalarından söküp alınabilen, kazanılabilen bir şeydir."

"Söküp... almak mı...?" Foll bu sözlerin arkasındaki anlamı arayarak babasının dediklerini tekrarladı. Zagan kızını Nephy'ye emanet ettikten sonra Ejderha Formu'nu yukarı doğru tırmandırdı. Çekirdeğini ve kafasını kaybeden siyah ejderha ufalanmaya başlamıştı.

Ama hâlâ pes etmedi... Artık hareket edemiyor olsa da bir ejderhanın ve bir İblis Kral'ın güçlerini çalarak beslenmiş, devasa bir mana kütlesiydi sonuçta.

"Foll, sen bir ejderhasın. Ejderhalar tüm canlıların en tepesinde hüküm sürer, bu dünyanın en güçlü yırtıcılarıdır."

En basit tabiriyle, hayatta kalmak için yemek yemek zorunda olan varlıklardan bambaşka bir boyutta yaşarlardı. Ejderhalar gücün kendisini yağmalar, onunla beslenirlerdi. Zagan, kızının ne demek istediğini anlamasını umuyordu.

"Yut şunu — Ejderha Formu."

Golem çenesini açtı ve siyah ejderhanın cesedini yuttu. Göklerin Terazisi, dokunduğu her şeyin manasını emen ve bunu kendi yeteneklerini katlamak için kullanan bir büyüydü. Gökyüzü Fosforu gibi anında yok olup gitmediği için bir bakıma çok daha tehlikeli bile sayılabilirdi.

Efsanelerdeki ejderhaları örnek alarak tasarlamıştım... Siyah ejderha artık formunu koruyamaz hale geldi. Çok geçmeden bedeni çiy taneleri gibi eriyip gitti, geride en ufak bir iz bile kalmadı.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.

OKUMA YOLCULUĞUN

Bir süredir bizimlesin.

Okuma ilerlemeni kaybetmemek, kütüphaneni oluşturmak ve farklı cihazlarda kaldığın yerden devam etmek için ücretsiz hesabını oluştur.

Hesap oluştur

Okumaya devam etmek için hesap zorunlu değildir.