Aralarında topu topu dört metre bile yoktu. Bu mesafeden ıskalaması imkansızdı.
"Kuh...?!"
Accelerator, Last Order'ın beyin sinyallerini kontrol etmek için bütün gücünü kullanıyordu. Bu yüzden yansıtma yeteneğine odaklanacak en ufak bir payı bile kalmamıştı. Eğer dikkatini azıcık bile dağıtırsa, elektron mikroskobu hassasiyetindeki o narin elektrik sinyallerinde geri dönülemez bir hataya yol açardı. Bu da Last Order'ın beyninin küle dönmesi demekti.
Geriye sadece 7001 satır kod kalmıştı.
Ekranda yalnızca dokuz uyarı penceresi kalmıştı.
İşi henüz bitmemişti. Zaman adeta donmuş, akmaz olmuştu.
Ao Amai muhtemelen Accelerator'ın neyle uğraştığını bile bilmiyordu. Fakat onun gözünden bakıldığında, ölmesine asla izin veremeyeceği Last Order'a o canavarın dokunuyor olması bile adamı delirtmeye yetmişti.
"Yoluma... çıkma..."
Amai'nin ağzından köpükler saçılıyor, gözleri kan çanağını andırıyordu.
Accelerator'a silah doğrultmanın ne kadar büyük bir çılgınlık olduğunu bile unutmuş gibiydi.
Fakat Accelerator, yansıtma yapmak için gücünü bölemezdi. Şu anki durumda elinden hiçbir şey gelmiyordu.
O sıradan kurşunlardan tek bir tanesi bile vücuduna isabet etse, oracıkta can verecekti.
Hayatta kalma içgüdüleri, elini hemen Last Order'ın üzerinden çekmesi için ona yalvarıyordu. Beyni, yansıtma yeteneğini hemen geri devreye sokması için çığlık çığlığaydı. Bunu yaptığı an kurtulacağını çok iyi biliyordu. Değil basit bir tabanca kurşunu, üzerindeki gökyüzünden nükleer füzeler yağsa kılına bile zarar gelmezdi.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.