Çıkmaz Sokakta Kesişen Yollar

Mikoto Misaka, üçünü birden gördüğü an tam on dakika boyunca olduğu yere çakılıp kaldı. Bu süre zarfında diğerleri, sanki bir Hollywood aksiyon filminin son on beş dakikasındaki nihai savaşı canlandırır gibi birbirine girmişti. Arada bir Unabara çekingen bir tavırla elini yüzünün önünde sallayıp, "Orada mısın?" dese de Mikoto bunu fark etmedi bile. Ağzı hâlâ, "Çoooook öööözüür dileriiiim, beeeekleeeettiiim miii?" der gibi açık kalmış, gözlerini onlardan ayıramıyordu.

Bir dakika, dur, dur bir saniye, benim erkek arkadaşım rolünü oynaması gereken kişi bu mu yani? Unabara hiçbir şey bilmediği için gerçekten erkek arkadaşımı gördüğünü sanacak ama... Tanrım, o çocuk resmen küçük kız kardeşinden bahsediyor...!

Bu kadarı Mikoto’nun donup kalmış zihnini çözmeye yetti; yüzünü ellerinin arasına gömdü.

"Kendinizi iyi hissetmiyor musunuz?" diye sordu Unabara. Mikoto yapmacık bir gülümsemeyle etrafına bakındı. Hayır, o üçünden başka etrafta tek bir ruh bile yoktu. Üstelik onlar da yavaş yavaş uzaklaşıyordu. Eğer hemen harekete geçmezse, bütün günü bu yapışkan çocukla geçirmek zorunda kalacaktı.

Başka çare yok. Karşımda bugün görebileceğim en hararetli savaş sahnesini sergiliyorlar ve sanırım gerçekten birbirlerini öldürmeye çalışıyorlar ama içlerinden birini seçmek zorundayım, diye düşündü ve kararını verdi.

Kimi seçecekti?

Şu mavi saçlı, küpeli çocuktan başlayalım... Hayır, o kesinlikle olmaz! Manga tutkunu olan benim bile anlayamadığım tuhaf terimler geveliyor ağzında. Üç boyutlu bir kızın, onun iki boyutlu fantezi dünyasına tecavüz ettiğini düşünecektir büyük ihtimalle.

Mikoto başını iki yana salladı.

Sıradakine bakalım. Sarı saçlı, güneş gözlüklü olan... O da olmaz! Konuşmalarına bakılırsa, öz kız kardeşi olsa bile gözünü kırpmadan ona el sürecek kadar tehlikeli biri bu!

Mikoto başını öyle bir salladı ki beyninin sarsıldığını hissetti.

Tamam, o zaman üçüncüsü... Bir dakika, o...? Ah, kahretsin! Hayır, o hariç ne olursa olsun! Ama onu bir kenara bırakırsam geriye sadece mavi saçlıyla gözlüklü kalıyor, yani, şey, aaahhhhhhhhhh!!

"Ah, bekleyin, Misaka Hanım, nereye gidiyorsunuz?!"

Mikoto gözlerini kapatıp koşmaya başladı. Arkasından Mitsuki Unabara’nın sesini duyuyordu ama hiç umursamadı. Hedefine yaklaşık yirmi metre kalmıştı. Kendi nihai savaşlarına kendilerini kaptırmış olan dövüşçü çocukların, arkalarından hızla yaklaşan düşmandan henüz haberi yoktu.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.