Böylece Kamijou ve Mikoto tam bir saat boyunca şehrin altını üstüne getirdi.
Dur, bekle bir hele! Zamanın bu kadar hızlı akması normal değil! Neden bir saattir dur durak bilmeden koşturup duruyoruz şimdi?!
Kapa çeneni! Sessiz ol, sadece sus lütfen! Yalvarırım, bırak da önce kafamı bir toplayayım!
Mikoto ise bir süredir inleyerek kafasını iki yana sallayıp duruyordu.
Kamijou çevresine bakındı. Ara sokaklardan birine girmiş olmalılardı. Her tarafları yüksek binalarla çevriliydi, ancak aralarındaki daha kısa bir bina bir yurt binasını andırıyordu.
Mikoto derin bir nefes alıp nihayet sakinleşti.
Of, üzgünüm. Kendimi biraz kaybettim galiba. Her şeyi açıklayacağım, o yüzden gidip oturacak bir yerler bulalım, olur mu?
Ne diyorsun sen? Açıklamak mı? Başıma zaten yeterince bela açmadın mı, daha da mı açacaksın?
A, saat çoktan on olmuş bile. Yemek yenecek yerler bu saatte açılmıştır. Ben gerçi yeni yedim ama hafif bir şeyler atıştırabiliriz. Bir sosisli arabası fena olmazdı aslında...
Bekle, hey, beni görmezden gelme! Başıma daha büyük belalar açıp açmayacağını soruyorum sana! Bitirmem gereken ödevlerim var benim! Ayrıca bu saçmalığına bir sürü insanı alet ettin! Kendini öyle ucuz bir sosisliyle kurtaramazsın!
Hmm? Mikoto işaret parmağını yanağına koydu. Tamam, öyle yapalım o zaman.
Ha?
Diyorum ki, dünyanın en pahalı sosislilerini yiyeceğiz. Buna hayır demezsin herhalde?
Mesele o değildi ki... Ah, neyse, boş ver, zaten beni dinlediği falan yok!
Kamijou’nun bunu dert edecek vakti kalmamıştı zira Mikoto onu kolundan tuttuğu gibi peşinden sürüklemeye başlamıştı bile.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.