Tarihimizi İnşa Eden Ulu Şahsiyetler

Tarihimizi İnşa Eden Ulu Şahsiyetler.

Bu başlık, ülkemizde tarihi mirasımıza her şeyden çok değer verenler için hazırlanan, ilham verici gazete röportajlarından oluşan bir derlemenin adıdır.

Programımızın ilk konuğu, hafızalara kazınmış o müstesna şahsiyet:

Kömür Cadısı Saya.

Birleşik Büyücü Cemiyeti’ne bağlı bir cadı.

Henüz genç olmasına rağmen, olağanüstü bir büyü yeteneğiyle müjdelenmiş biri. Şu sıralar diyar diyar gezip dünyayı tanırken, bir yandan da kendisinden yardım isteyenlere el uzatıyor.

Özellikle alçı onarımı denilince, eline su dökebilecek kimse yok.

İnsanlar ona Alçı Onarım Uzmanı diyor.


— Biliyorum, vaktiniz çok kıymetlidir. Bugün bize katıldığınız için size ne kadar teşekkür etsek azdır.

“Aslına bakarsanız, ilk kez birinin bana alçı onarım uzmanı dediğini duyuyorum.”

Gerçek bir uzmana yakışacak türden bir tevazu. Belki de onu bir usta mertebesine çıkaran sır, bu alçakgönüllülüğünde gizlidir?

“Şey, aslında daha önce kimse bana usta da dememişti ama... Neyse, boş verin.”

Röportajın gidişatı karşısında hayrete düşmüş görünse de Saya Hanım hiç vakit kaybetmeden heykelin alçılarını onarmaya başladı. Çalışırken bir yandan kül grisi saçlı genç bir kadının fotoğrafına bakıyor, kendi kendine kıkırdayıp yüzü kızararak boş boş gülümsüyordu. “Eh-heh-heh...”

Karşımızdaki kişi artık bir onarım uzmanından ziyade, kara sevdaya tutulmuş bir genç kıza benziyordu.

Bir zanaatkâr olmadan önce, o sadece bir genç kızdı. Belki de ustalığa giden yolun temelinde yatan asıl sebep buydu.


— Peki, fotoğraftaki bu kişi de kim?

“Bu mu? Bu, sevdiğim kişi.”

Utangaç bir tavırla yanağını kaşıyarak verdi bu cevabı.


— Bu kişi, bizim tanrıça heykelimize ne kadar da çok benziyor, değil mi? Yoksa kendisinin tanrıçayla bir bağı mı var?

“Ha? Neden bahsediyorsunuz siz? Alakası bile yok.”

Bir an önceki hâlinden eser kalmayan Saya Hanım, sert ve tavizsiz bir ifadeye büründü. Belli ki sinirlenmişti.

Ciddileşen yüz hattından, zaten şimdiye kadar pek çok zorluğun üstesinden gelerek buralara kadar savaştığı açıkça okunabiliyordu.

Sanki şunu demek istiyordu: “Benim alçı figürlerim, böyle uyduruk kâğıt parçalarına sığdırılamaz. Alçı heykeller tüm dünyaya gösterilmelidir.”

Böylesine düşüncesizce sözler sarf etmiş olmak bizim ayıbımızdı.

O an şahit olduğumuz şey, hiç şüphesiz bir zanaatkârın onuruydu.


Bundan sonra Saya Hanım, birkaç saat boyunca sessizlik içinde işine odaklandı. Arada sırada kulağıma çalınan “Elaina... Elaina...” sözcüklerinin muhtemelen yabancı dilde birer terim olduğunu düşündüm. Bizim için gerçekten ilham vericiydi. Dehşet verici bir azimle çalışıyordu.

Güneş batana dek işini sürdürdü ve sonunda—

“Bitti işte! Elaina’nın heykeli hazır!”

Nihayet, bir uzman tarafından onarılan o muazzam heykelimiz tamam... tamamlan... ha?

Gözlerimize inanamadık. Orada duran şey, tartışmasız bambaşka bir heykeldi.


— Bu, o meşhur tanrıça heykeli mi şimdi?

“Ha? Neden bahsediyorsunuz siz? Alakası bile yok.”


— Bugün geldiğiniz için çok teşekkür ederiz.


Tarihimizi İnşa Eden Ulu Şahsiyetler programı, bu ilk makalenin ardından yayın hayatına son vermiştir.


Cilt 7

Gamers Satın Alım Bonusu

Yazar Notu:

Yaklaşık altıncı ciltten itibaren, mağazalara özel bonus hikâyeleri, kitaplardaki olayların perde arkasını anlatmak için kullanmaya başladım. Bu hikâye de onlardan biri; Saya’nın alçı heykeli onardığı zamana dair.


Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.