Otomatik Anı Oyuncağı... Bu unvanın cemiyette çalkantı yaratmasının üzerinden epey zaman geçmişti.
Her şey, mekanik bebek araştırmacısı Profesör Orland’ın buluşuyla başladı. Yazar olan eşi Molly, gözlerini kaybedince karanlığa gömülmüştü. Hayatının tek anlamı olan yazmaktan mahrum kalan kadın, derin bir bunalıma sürüklenmiş, günden güne eriyip gitmişti. Sevdiği kadının gözlerinin önünde erimesine dayanamayan Profesör Orland, ilk Otomatik Anı Oyuncağını tasarladı. Bu cihaz, ustasının sesini işleyip insan sesinden dökülen her kelimeyi kâğıda dökebilen, yani bir nevi kâtiplik yapan bir mekanizmaydı.
Profesör bunu yalnızca sevgili karısı için üretmiş olsa da zamanla geniş kitlelerin desteğiyle adı kulaktan kulağa yayıldı. Şimdilerde bu Otomatik Anı Oyuncakları gayet makul fiyatlara satılıyor, hatta kiralanıp ödünç alınabiliyordu.
Dünya genelinde kâtiplik mesleğini icra edenlere artık Otomatik Anı Oyuncağı deniyordu. Eski zamanlardan beri pek çok insanın gıpta ettiği, hürmet gösterdiği bir zanaattı bu.
Bu sektörün içinde biri vardı ki namı hepsinden öteydi. Sesindeki tatlı tını, güzelliğiyle tam bir uyum içindeydi. Altın sarısı saçları, masmavi gözleriyle o, fani bir Otomatik Anı Oyuncağıydı.
Güneyin heybetli ülkesi Leidenschaftlich’teki CH Posta Hizmetlerinde çalışıyordu. Şirket, bir tren gaspı vakasının çözülmesindeki katkılarından dolayı Savaş Bakanlığından madalya almış, adını duyurmuş bir müesseseydi. CH Posta Hizmetlerinin genç başkanı, olay yerine bizzat ikmal malzemesi taşırken zamanın gazetelerine haber olmuştu. Postacılar yolcuları kurtarmak için seferber olmuş, esmer ve büyüleyici bir kadın ise yaralıları battaniyelere sarıp gözyaşları içinde kucaklamıştı.
Gazetelerde şirkete dair birkaç fotoğraf yayımlanmış olsa da kızın kazandığı ünün bununla pek bir ilgisi yoktu. Aksine, şirketin bu kadar tanınması doğrudan onun varlığına bağlıydı. Şirketin bastığı, adını aldığı çiçeğin resmini taşıyan pullar kapış kapış satılıyordu. Hakkındaki fısıltıların, kulaktan kulağa yayılan efsanelerin ardı arkası kesilmiyordu.
Nasıl biri olduğunu mu merak ediyorsunuz? Onunla birebir tanışanların anlattıkları saymakla bitmezdi. Kimisi sesinin huzur verdiğini söylerdi, kimisi yazısının zarafetinden bahsederdi. Bazıları ruhunun onun sayesinde şifa bulduğunu anlatır, bazıları ise büyüsüne kapıldığını söyleyerek güzelliğini göklere çıkarırdı.
Onu çağırmak, hizmetinden faydalanmak ister misiniz? Yolunu yordamını anlatayım. Kendisiyle görüşmek istiyorsanız tek yapmanız gereken bir telefon etmek. Telefon rehberinde Hodgins adına kayıtlı posta şirketini ararsanız şıp diye bulursunuz. Santraldeki henüz çocuk yaştaki ama olgun konuşmalı genç kadın, talebinizi hemen dinleyecektir. Özel bir Otomatik Anı Oyuncağı tercihiniz olup olmadığı sorulduğunda onun adını vermeniz yeterli. Belki bir bekleme listesine alınabilirsiniz ama emin olun, beklediğinize değecek bir Otomatik Anı Oyuncağı kapınıza kadar gelecektir. Bir müşteri arzuladığı sürece, o her an, her yerde belirebilir.
“Müşterilerimin arzuladığı her yere koşarım. Otomatik Anı Oyuncağı hizmetinden Violet Evergarden.”
O, yalnızca biraz sıra dışı bir kızdı.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.