Sonbahar gökyüzünü kaplayan yoğun bulutların altında, saat dörde çeyrek kala, demiryoluna değersiz bir çöp gibi bir ceset fırlatıldı. Yerde yuvarlanan beden, kargalar açgözlülükle üzerine üşüşmeden hemen önce, oradan geçmekte olan yakınlardaki bir çayırın sahibi tarafından bulundu. Bir gölün yüzeyine düşen yağmur damlaları gibi, bu olay da yaklaşmakta olan büyük bir felaketin habercisiydi. İlk damla bu cesetti. Gökyüzünden bir, iki damla daha düşerken, şimdi giderek büyüyen bir sorunun ilk işaretleri de belirmeye başlıyordu.
Kıtalararası trenin normalde durması gereken istasyonları es geçip yolcularıyla birlikte hızla yoluna devam etmesi, kısa sürede büyük bir şüphe uyandırdı. Durum öyle bir hal aldı ki, sonunda ordu bile harekete geçirildi. İlk ihbar, trenin transit geçtiği istasyonlardan birindeki görevliler ile sivillerden gelmiş, mesaj hızla askeri inzibata ulaştırılmıştı.
Askeri inzibat, adında askeri ibaresi barındırsa da ordudan bağımsız bir yapılanmaydı ve asıl görevi vatandaşların günlük yaşam güvenliğini korumak, yasaları uygulamaktı. İnzibat ekipleri Leidenschaftlich Ordu Bakanlığına ulaştığı sırada, Leidenschaftlich Ulusal Demiryolları da durumun kontrol altına alınması için çoktan takviye kuvvet talebinde bulunmuştu.
Leidenschaftlich Ordu Bakanlığı karargahı, tek kelimeyle bir kaleyi andırıyordu. Sıradan bir idari bina olmanın çok ötesinde, tarifi zor bir mimariye sahipti. Bakanlık binasını barındıran kale kulesi benzeri yapının etrafı, çift sıra taş duvarlarla çevriliydi. Duvarların dış tarafında kuru bir hendek yer alıyor, hendeğin ötesindeki tüm ağaç ve çalılar ise görüş alanını tamamen açık tutmak amacıyla kökünden kesilmiş bulunuyordu. Olası bir kuşatmada düşmanın saklanabileceği tek bir yer bile bırakılmamıştı. Yapı, sessizce meydan okuyan duruşuyla zaten daha en baştan insana gözdağı veriyordu.
Savaşın soğuk yüzüne bu denli uyum sağlamış bir karargah, askerlerin geçmişte sayısız çetin muharebeden zaferle çıktığının en somut kanıtıydı. Ülkenin yerleşik düzeni ve işleyen sistem sayesinde, Kıtalararası Trenin Kaçırılması Vakası adıyla başlatılan takviye kuvvet operasyonu, Ordu Bakanlığında erkenden devreye sokulmuştu. Ancak göreve çağrılan subaylar, ortalığı kasıp kavuracak o şiddetli yağmurun ne denli geniş bir alana yayılacağından henüz habersizdi.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.