Görev sırasında Marie’nin malikanesinde geride üç kişi kalmıştı: müdür, Cordelia ve Yumeria. İlki çayının keyfini çıkarırken, Cordelia durup dururken sordu. "Müdür Bey, gerçekten bu yaptığınız doğru mu?"
"Doğru olan ne?" diye karşılık verdi yaşlı adam.
"Şimdiye kadar çoktan fark etmiş olmalısınız. Efendi Leon cumhuriyette yeni bir kargaşaya sebep olursa, bunun sonuçları çok ağır olur. İşler çığırından çıkarsa onu idam bile edebilirler."
Üstelik yabancı bir ülkeye savaş açıp uluslararası ilişkileri baltalamak, Leon’un kendi vatanındaki konumuna da büyük zarar verecekti.
Müdür pencereden dışarıya baktı. "O çocuk gerçekten gizemli biri."
"Efendim?" Cordelia kaşlarını çattı. "Şey, durumu netleştirmek için söylüyorum..."
"Onun için endişeleniyorsun, değil mi? Leon kesinlikle çok sevilen bir genç."
"H-hiç de bile! Leydi Angelica’yı bile savaş alanına sürükledi. Onu en hafif tabirle sinir bozucu buluyorum! Özellikle Leydi Angelica onu eşi olarak seçmişken, çok daha temkinli davranmasını isterdim."
"Evet, böylesi kesinlikle en iyisi olurdu. Ama aynı zamanda hata da olabilirdi."
Cordelia’nın kafası iyice karışmıştı. "Ne demek istiyorsunuz?"
Müdür, Louise’i kurtarmanın ahlaki açıdan doğru, fakat bir aristokrat için berbat bir seçim olduğunu ima ediyordu. Leon’un başka bir ülkenin iç işlerine burnunu sokmaya hakkı yoktu. Normal şartlarda onun gibi biri, yaşananları çaresizce izlemekten başka bir şey yapamazdı.
"Onun eylemleri şövalyelik anlayışının zirvesidir. Bunu bir övgü olarak algılama. Sadece Leon’un bazen olaylara bizim baktığımız gibi bakmadığını söylemek istiyorum."
"Biraz daha açar mısınız?"
"Leon dünyayı bambaşka bir pencereden görüyor. Doğru bakış açısı bu mu, bilemem. Ancak zamanla birikmiş pek çok uluslararası sorunu çözmeyi başardı."
Cordelia onaylarcasına başını salladı. "Eski Fanoss Prensliği meselesinden bahsediyor olmalısınız. O dönemde yaptıklarının kahramanca olduğunu ben de kabul ediyorum ama günlük hayatında fazlasıyla gevşek ve disiplinsiz."
"Yok, sadece o değil. Krallık ne zaman zora düşse onu kurtardı. Bu meselede ona yardım etmek, borcumu ödeme şeklim. Ya da belki de ona olan minnetimi gösterme yolum demek daha doğru olur."
Cordelia söyleyecek söz bulamazken müdür gülümsedi.
"Tüm bu bahaneleri sıralıyorum ama sanırım günün sonunda asıl istediğim, Leon’un bundan sonra nasıl büyüyeceğini kendi gözlerimle görmek."
Cordelia’nın içini derin bir endişe kapladı. "Keşke bu meseleyi biraz daha ciddiye alsaydınız."
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.