Sabah Baskını

Marie'nin malikânesinin önüne çok sayıda araç yanaşmış, onlarca asker tören üniformalarıyla gelmişti. Arkalarında ise zırh kuşanmış başka askeri personel vardı. Gökyüzünde hava gemileri belirmiş, malikâne tamamen kuşatılmıştı.

Kyle pencereyi işaret etti. "Hanımefendi, başka hava gemileri de toplanıyor," dedi.

Hepsi farklı hanedanların bayraklarını taşıyordu. Bu manzara, akıllara bir askeri operasyon ihtimalini getiriyordu.

Carla titriyordu. "Leydi Marie, zırhlılar da etrafta vızır vızır dolaşıyor!" diye bağırdı.

Her yönden kuşatılmışlardı. Sabahın erken saati bile bu şamatayı durdurmaya yetmemişti.

Marie pijamalarıyla, bu gürültü yüzünden yataktan fırlamış, kucağında hâlâ yastığını taşıyordu. "Sakin olun herkes," dedi. "Önce bir yanaklarımızı çimdikleyelim de rüya mı değil mi anlayalım!"

Üçü de yanaklarını çimdikledi. Hissettikleri acı, bunun gerçek olduğunun kanıtıydı.

Kyle başını ellerinin arasına aldı. "Ne yapacağız şimdi?! Kont hâlâ Holfort'ta!"

"Hüüü, Kont Bartfort, çabuk bize geri dön!" diye feryat etti Carla.

Beş aptalın herhangi bir yardımı dokunacağına dair ikisinin de umudu yoktu. Açıkçası, Marie'nin de.

"Cleare, Leon hâlâ dönmedi mi?!"

"Ş-şey, yakında döneceğine dair bir mesaj aldım ama biraz daha sürecek gibi. Merak etmeyin. Ben de Licorne'u fırlatır, o şerefsizleri mangalda pişiririm!"

Marie dehşete kapıldı.

Bu robotların anında insan katletmeye hazır olması şaka değildi! Hem zaten bu büyük bir sorun olmaz mıydı? Diplomatik olarak falan? Dur bir dakika, zaten başımız dertteydi. Abim burada değilken neden bize oyun oynamaya kalkıyorlardı ki?! Bekle! Belki de mesele buydu. O burada olmadığı için saldırıyorlardı. Ah, ağabeyciğim, seni aptal herif!

Marie zihninde olasılıkları tartarken, fraklı bir adam eve yaklaştı.

"Ah, savaş ilan etme şekilleri bu mu?" diye merak etti Cleare. "Licorne'u Einhorn'dan daha mı az yetenekli sanıyorlar? O zaman onu bir tura çıkarmanın vakti geldi! Bebeğimin ne kadar yetenekli olduğunu kanıtlayacağım! Onları kevgire çevirene kadar delik deşik edeceğim. Neye uğradıklarını şaşıracaklar!"

Marie robotu yastığıyla zapt etti. "Seni aptal! Eğer öyle yaparsan, işte o zaman tam teşekküllü bir savaş çıkar! Neyse, o kişiyi içeri almamız lazım."

O ön kapıya doğru koşarken, dışarıda duran görevlinin sesi duyuldu.

"Barielle Hanedanı'nın bir hizmetkârı olarak geldim. Leydi Noelle Zel Lespinasse'ı almaya gönderildik!"

Marie'nin gözleri fal taşı gibi açıldı. "G-gerçek adını nasıl biliyorlar?"

Bu, oyunda hiç olmamıştı; en azından Marie'nin bildiği kadarıyla!

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.