Yeni Bir Başlangıcın Arifesi

Bahar tatili bu yıl kapıyı biraz erken çalmıştı.

Eve döner dönmez soluğu fabrikada aldım. İçerisi insan ve robot trafiğinden geçilmiyordu; robotlar kaba kuvvet gerektiren ağır işleri sırtlanırken, insanlar yanlarında destek ekibi gibi duruyor, ufak tefek ayak işlerini hallediyorlardı. Birkaç ay önce işe aldığımız bu işçilerin hiçbiri henüz usta değildi; nitekim piyasada işinin ehli teknisyen bulamadığımız için mecburen bu yola başvurmuştuk. Birkaç yıllık sıkı bir eğitimden sonra bu insanların çok daha karmaşık işlerin altından kalkabileceği aşikârdı.

Hemen önümde, iki yüz metre uzunluğunda, gösterişli süslemelerle bezeli devasa bir gemi yükseliyordu. Kendine has boynuzuyla dikkat çeken bu heybetli yapıya Einhorn adı verilmişti.

Gözlerimi gemiden ayırmadan Luxion'a seslendim. "Bunu gerçekten de iyice süsleyip püslemişsin."

"Saray bizden Holfort Krallığı'nı temsil edecek bir gemi yapmamızı talep etti. Övünç kaynağı olacak bir şey istiyorlardı."

İçimi çekerek, "Partner'ın onarımı bitse bile onu artık dışarı çıkaramayacağım," dedim. "Bu durum canımı gerçekten sıkıyor. Ha?" Etrafıma şöyle bir göz gezdirdim. "Hey, Cleare nerede? Ona ne oldu?"

"Onu başkentte bıraktım. Olivia ve Angelica'ya epey ısındı."

"O yapay zekâ senden bile daha özgür takılıyor."

"Bunu inkâr edemem," diye yanıtladı. "Yine de bir sakınca görmüyorum. Bize ihanet etmesi söz konusu değil. Asıl önemli olan sensin; önünde seni bekleyen bir yığın dert var."

Luxion'un yeni bir hava gemisi hazırlamasının tek bir sebebi vardı: Yurt dışına eğitime gidiyordum.

Derin bir iç çektim. "Bu otome oyununun koca bir serinin sadece ilk halkası olduğunu kim bilebilirdi ki?"

Bu, o gün sarayda Marie ile yaptığımız konuşma sırasında öğrendiğim küçük ama can sıkıcı bir ayrıntıydı...

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.