Saraya döner dönmez soluğu gizli odasında alan kral, ortalığı altüst ederek bir şeyler arıyordu.
"Y-Yok burada! Kılık değiştirme takımlarım uçup gitmiş! Özel yapım zırhımın anahtarı da kayıp. Kim yaptı bunu? Mylene mi? Kesin o cadının başının altından çıktı!"
Roland kendi kendine köpürürken, Mylene sessiz adımlarla arkasından odaya süzüldü. "Julius'u gördün mü?" diye sordu.
Roland hışımla arkasına döndü. Kadını gizli odasında görünce neye uğradığını şaşırdı. Panik içinde, "Julius mu?! B-Burada değil! Bir dakika, sen neden hiç şaşırmadın?" diye kekeledi.
Mylene, etraftaki gizli geçitlere son derece ilgisiz bir bakış attı. "Ha, burası mı? Çoktan beri biliyordum. İçeride ne sakladığınla zerre ilgilenmediğim için ses çıkarmadım. Şimdi bunu bırak da, oğlun nerede?"
"Biliyor muydun?" diye çıkıştı Roland. "Ben... Hiç haberim yoktu... Her neyse, oğlanın nerede olduğunu bilmiyorum. Yine odasına çekilmiş somurtuyordur."
Mylene başını salladı. "Odasında yok, o yüzden sana sormaya geldim zaten. İkiniz birbirinize o kadar benziyorsunuz ki... Yine başını bir belaya sokacak diye korkuyorum."
Roland'ın zihninde aniden korkunç bir ihtimal belirdi. "Julius... O da biliyor mu burayı?"
"Tabii ki. Küçüklüğünde bana söylemişti."
Roland ok gibi kapıdan fırladı.
Mylene de peşinden koştu. "Ne oldu, neyin var?!"
"Julius! O aptal benim kılık değiştirme kıyafetlerimi de zırhımı da çalmış!"
Mylene'in yüzündeki bütün kan çekildi. "Böyle şeyleri ne diye saklıyorsun ki zaten?!"
"Kahramanca çünkü! Başka ne olsun!"
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.