Angie harabelerin girişinde bekliyor, Jilk ve Greg ise sabırsızca yakınlarında volta atıyordu.
“Sakin olun,” dedi onlara. “İşi Leon’a bırakın. Her şey yoluna girecek.”
Aslında için için Leon’un Marie için endişelenmesinden hiç de memnun değildi. Gemide olduğumuz süre boyunca da aklı hep ondaydı sanki. Yoksa ondan mı hoşlanıyor?
Jilk ona öfkeyle baktı. “Bizi endişelendiren de tam olarak bu zaten. İkisi yapayalnız, baş başa kaldı. Korkularımızın yersiz olduğundan gerçekten emin misin?”
Greg, Marie ve Leon’un gittiği yöne doğru baktı. “Geri dönmeleri çok uzamadı mı sizce de? Gidip onları getirelim. Bartfort’un aklına saçma sapan fikirler gelmesinden korkuyorum. Kadınlarla arası pek iyi sayılmaz, Marie de öyle tatlı ki...”
Leon’un Marie’ye ilgi duyabileceği iması, Angie’nin tüm soğukkanlılığını yitirmesine yetti. “S-saçmalamayın! Leon sizin gibi değil!”
“Onun bizden ne farkı var ki?” Jilk başını iki yana salladı. “Sonuçta hepimiz erkeğiz ve Marie de harika bir kadın. Aralarında hiçbir şey geçmeyeceğinin garantisini kim verebilir?”
“Tam da bir erkeğin hamle yapacağı türden bir durum işte,” diye ekledi Greg. “Bir dakika, yoksa en başından beri hedefi bu muydu?”
Angie neredeyse sinir krizi geçirecekti. “Leon’u kendinizle bir tutmayı kesin artık!”
“Ah, lütfen, kendimi onunla kıyaslamak isteyeceğim en son şey olurdu!” Jilk yüzünü buruşturdu. “Ama Vikont Bartfort’un gemideyken Marie’ye yakınlaşmaya çalıştığı da bir gerçek. Koruması olarak her an yanındaydım, gözümden kaçmaz!”
Angie’nin yanakları öfkeden kızardı. “Leon Marie’den nefret ediyor. Bunu ikiniz de çok iyi biliyorsunuz! Livia, lütfen bir şey söyle. Onun Marie’ye asla elini sürmeyeceğini biliyorsun, değil mi?”
Angie’nin bu duygusal patlamasının aksine, Livia son derece sessizdi. Dahası, yüzü kireç gibi bembeyaz kesilmişti. “Şey, şimdi fark ettim de... Leon yanına neden o tüfeği aldı ki? Bu harabeler tamamen güvenli. Burada hiç canavar yok, yani silaha ihtiyacı olmaması gerekirdi, değil mi?”
Angie, Jilk ve Greg gözlerini faltaşı gibi açıp ona baktı. Leon normalde Marie’den uzak dururdu ama her ne hikmetse bu yolculukta ona yakınlaşmaya çalışıyordu. Hiç gerek olmadığı halde onu aramak için yanına tüfeğini almış, üstelik kimsenin kendisiyle gelmesine de izin vermemişti.
Üçünün de yüzündeki kan çekildi.
Jilk ve Greg telaşla odadan fırlarken, Angie ve Livia da arkalarından koştu.
“Bayan Marie!”
“Marie!”
“B-bekleyin! Leon’un acımasız olabildiğini biliyorum ama o kadarını da yapmaz!” diye bağırdı Angie.
“Doğru,” diyerek onu onayladı Livia. “En fazla onu tehdit eder, o kadar!”
Dördü de gözden kaybolduğunda, girişte sadece az sayıda kişi kalmıştı: Hertrude, Kyle ve köyün lideri.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.