Neler oluyor yahu burada?
Angie ve yanındakiler harabenin derinliklerine doğru ilerledikçe karşılarına yerde açılmış derin bir yarık çıktı. Elindeki feneri deliğe doğru tuttuğunda ışık uçsuz bucaksız bir karanlıkta kayboldu. Delik epey derin görünüyordu. Bakılırsa zemin daha yeni çökmüştü.
Yoksa ikisi aşağıya mı düştü?
Tam o sırada çukurun derinliklerinden silah seslerini andıran gürültüler yankılandı. Angie’nin içine bir kurt düştü, midesi kasıldı.
Aşağı inmeye zaten hazır olan Jilk, bir ip getireceğini söyledi.
Greg mızrağını havaya kaldırdı. Ben iniyorum. Bartfort ve Marie’nin aşağıda olma ihtimali çok yüksek. Acele etmeliyiz.
B-ben de geliyorum, dedi Livia.
Sen kalıyorsun.
Hayır, ben de geleceğim!
Tam o esnada köy muhtarı içeri daldı ve avazı çıktığı kadar bağırdı. Ne yaptığınızı sanıyorsunuz siz?!
Angie adamın yüzündeki öfke karşısında geri adım atmadı. Zemin çökmüş. Diğer ikisinin aşağı düştüğünü düşünüyoruz. Arkalarından ineceğiz.
O-olmaz. Hayır, anladım. Muhtar derin bir iç çekti. Onları kurtarmak için bizzat ben ineceğim. Siz lütfen burada bekleyin.
Aşağıda savaşıyorlar! diye karşı çıktı Greg. Marie’ye bir şey olursa ne yapacaksın?!
Eğer yardım etmek istiyorsanız kasabaya dönüp diğer köylülere haber verin. Onları da buraya çağırın, diye talimat verdi muhtar. Sırtındaki kılıfından tüfeğini çıkarıp hiç düşünmeden deliğe doğru atladı.
Angie şüphe dolu gözlerle arkasından bakakaldı. Hiç tereddüt etmedi, değil mi?
Aşağıda onları neyin beklediğini bilmedikleri halde hem de.
Silah sesleri kesilmeksizin yankılanmaya devam ediyordu.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.