Hayallerin Kül Olduğu An

"Hayır! Elmaslarım! Bütün birikimim gitti!"

Marie iki elini kafasına vurmuş, çaresizlik içinde çığlık atıyordu. Yanında duran Kyle ise kızın kulak tırmalayıcı feryadından korunmak için elleriyle kulaklarını tıkamıştı.

Marie istese de sakinleşemezdi. Çocukların zırhı tuzla buz olmuştu. Ortada biçimini koruyan tek bir parça bile kalmamıştı. Dumanlar uçup gittiğinde, hurdalardan bir şey kurtarma umudu da yok oldu. Gerçekten de akılalmaz derecede pahalı bir çöp yığınıymış.

"Cık, cık," diyerek başını salladı Kyle. "Bartfort o şeyi harcadı resmen. Tamiri imkânsız, değil mi?"

Suyu çekilmiş gibi bembeyaz kesilen Marie, arada bir vücudu seğirerek yere yığıldı.

Kyle paniğe kapılıp hemen yanına diz çöktü. "Hanımefendi, iyi misiniz?!"

"Bu bir rüya," diye mırıldandı Marie. Sayıklarken bir yandan da titriyordu. "Evet, evet. Gerçekte çocuklarla etrafım sarılmış, durup dururken kutlama yapıyoruz. Bana 'Bugün senin gülüşünü kutluyoruz!' gibi vıcık vıcık, tatlı şeyler söylüyorlar. Beni hediyelere boğuyorlar. O aptal zırhla övünmüyorlar bile. O salak figüran Leon da zırhı falan yok etmiyor. Çünkü yok etseydi satamazdık. Elli bin elmasım... Geçim kaynağım... Borç harç istemiyorum... Evet, kesin rüya bu. Hâlâ yataktayım, kâbus görüyorum."

"Hayır, kesinlikle gerçek," dedi Kyle. "Lütfen hayal kurmayı bırakın da gözlerinizi açın."

Leon, Marie’nin son kuruşuna kadar tüm birikimini haritadan silmişti. Kız böyle bir durumda gerçeklerle nasıl yüzleşebilirdi ki?

Düello, bir bakıma hem Leon’un hem de Marie’nin ruhunu un ufak etmişti.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.