Paramparça Saadet

Kırıldığını sandığım o Hilkat Garibesi Saadet’in içine hapsoldum. On döngü daha geçmesine rağmen dünyada hâlâ yapayalnızım. Bu süre zarfında, doğal olarak, kendi canıma kıymaya devam ettim.

Komşu bölgeye geçmek için devasa bir köprüyü arşınlıyorum. İnsanlar yok olduğundan beri günlerim sadece yürümekle geçiyor; peki ama ne uğruna? İnsan arıyorum. Bulursam ne yapacağım? Yalnız kalmam lazım. İstisnasız, yaşayan herkesi öldürmeliyim. Onları öldürecek miyim? Evet, öldüreceğim. Sonunda beni gördüklerinde bile mi? Maria’yı görmek istiyorsam burada kimse barınamaz. Ama birinin beni görmesini istiyorum, değil mi? Evet, birinin beni görmesini istiyorum.

Biriyle konuşmaya muhtacım. Kim olduğu umurumda değil, sadece konuşmak istiyorum. Burada olduğumdan emin olmalıyım. Bu yüzden kim olduğu fark etmez. Berbat biri olsalar dahi mühim değil. Birinin bana cevap vermesine ihtiyacım var. Yalnız kalmak, her şeyi gerçek anlamıyla kaybetmek demekmiş. Şimdi. Beni bu dünyadan çıkarın artık. Hâlâ mı yeterince parçalanmadı burası? Bir bıçak çıkarıp gövdemi lime lime ediyorum. Bu da mı yetmedi? Hayır, muhtemelen yetmedi.

Bilincim uzaklaşıyor ve bir kez daha ölüyorum.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.