Yarım Kalan Çığlıkların Yankısı

"Dur! Lütfen öldürme beni!"

Kulaklarımı tıkamıyorum.

Haruaki Usui'yi öldüreceğim.

Sonuçta bunu teklif eden oydu.

Haruaki Usui'yi ö-öldürüyorum.

İşte o an yok oluyorum. Bir zamanlar Kasumi Mogi olan o kızdan eser kalmıyor. Buranın ızdırabıyla toz haline getirilip rüzgara savrulan benliğimi bulmaya dair en ufak bir umudum yok. Yine de bedenim canlanmaya devam ediyor. İçimde benden yana hiçbir şey kalmamış olsa da her seferinde geri dönüyor.

İçimdeki o boşluğa bir şeylerin sızdığını hissediyorum. Bu Kutudan doğan, yozlaşmış bir şeyler... Dışkıyla kaplı sayısız ölü böcek gibi leş kokan, hayal dahi edilemeyecek kadar iğrenç bir şey. Onu dışarıda tutmaya çalışıyorum. Tekrar ve tekrar deniyorum. Fakat biliyorum; ne yaparsam yapayım, o şey savunmamdaki deliklerden sızıp yolunu bulacak. Bir sırtlan gibi zayıf noktalarımı parçalayacak, o kısımları yiyip bitirecek ve beni kapkara bir renge boyayacak. İşleri bittiğinde artık kim olduğumu bilemeyeceğim. Bir kopyaya dönüşeceğim.

Ama bu bile Reddeden Sınıf'a bir son vermem için yeterli değil.

Hâlâ bugünü hiç pişmanlık duymadan karşılamam gerekiyor.

Pişmanlık duymayacağım bir bugün mü?

"Ha... ha... ha..."

Ne büyük bir budala mıyım. Böyle bir şey mümkün değil. Burası benim ahiretim. Burada ne yaparsam yapayım, beni gerçek dünyaya bağlayan bağları koparmaya asla yetmeyecek. Kazu’nun bana aşkını ilan etmesi bile anlamsız kalacak. Dışarıyla hiçbir bağlantısı olmayan, tamamen kopuk bir dünyada kendimi tatmin etmek için ne yapabilirim ki? Aklıma hiçbir şey gelmiyor.

Arzuladığım sonuç...

Bu dünyanın her şeyi bastıran durağanlığı içinde, o sonucu bulabilmek için çok, ama çok uzun süre çabaladım.

Ama işin aslı, ne aradığımı bile bilmiyormuşum.

Bir süre cehalet içinde el yordamıyla ilerledikten sonra, nihayet aradığım sonucun var olmadığı kanaatine vardım.

"Yaşamak istiyorum."

Demek mesele buydu? Sonunda anlıyorum.

Demek dileğim buymuş.

Bu durum, dileğimin neden sonsuzluk boyunca sadece bir dilek olarak, gerçekleşmemiş bir arzu olarak kalacağını da açıklıyor.

Tüm bunları kavrayamamış olmam Kutuyu çarpıttı.

Bu sapkın dilek, defedilemeyen bir takıntıya dönüştü. Ben bu Kutunun içinde olduğum sürece o da hep burada olacak.

Bu saplantı varlığını sürdürerek sahte benliğimi dur durak bilmeyen bir eyleme sürüklüyor. İşte bu yüzden biliyorum; ben yok olsam bile bu Kutu asla, ama asla sona ermeyecek.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.