Donmuş Zaman

Wataru hastaneye kaldırılmıştı.

Aika bu kelimeleri zihninde durmaksızın tekrarlayıp dururken, Kei ile olan konuşmasına bir türlü odaklanamıyordu. İçindeki her bir hücre, şu an hemen onun yanına koşması için haykırıyordu fakat Kei, Aika'nın elini tutarak başını iki yana salladı. Sınıf öğretmeni çoktan geldiği için çıkmaları imkansızdı. Aika, ona mesaj atmak isteyerek parmaklarını gerginlikle telefonunun ekranında gezdirdi. Ancak olayın ayrıntılarını bilmediğinden, konuya nasıl gireceğinden bile emin olamıyordu.

Sessizlik uzayıp gitti.

Aichi, sakin olalım biraz, tamam mı?

Aika o kadar çaresiz ve endişeli görünüyor olmalıydı ki, Kei onu yatıştırmak zorunda kalmıştı. Bu sözler üzerine Aika bakışlarını yere indirdi.

Anlıyorum. Endişeleniyorsun.

Evet.

Kısa bir sessizliğin ardından Aika biraz olsun sakinleşmiş gibiydi. Hatta kendi sırasına geri oturmuştu. Kei'nin kolları, donmuş kalbini ısıtan bir atkı gibi omuzlarına sarıldı.

Sajocchi'den bahsediyoruz. Ona bir şey olmaz, iyidir o.

Evet.

Kei'nin sesi kulağına usulca fısıldadı. Mantığının sesini dinleyen Aika, durumu gereğinden fazla büyüttüğünü fark ederek başını salladı. Şu an bir başkasının sıcaklığına sığınmanın pek sırası olmadığını biliyordu ama o buz kesmiş boynunun yavaş yavaş ısınmasının verdiği o huzur verici hissi de reddedemiyordu. Yine de gözlerini sırasına dikmiş bakarken, zaman her zamankinden çok daha yavaş akıyor gibiydi.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.