Üzerimdeki tavanın tanıdık olup olmadığını anlamaya bile tenezzül edemedim. Tek bildiğim, büyük bir rahatsızlık duyduğum ve dişlerimi sıkacak kadar yüzümü kasamadığımdı.
Öğğ… Bok.
Şu an en dipte olmalıyım. Ama kendi talihsizliğime lanet etmek için ağzımdan dökülen tek kelimeler bunlardı. Mevsimin yağmurunu ve nemini düşündükçe daha da sinirlendim.
Nihayet uyandın.
…Mmm…?
Gözlerimi tam açmayı bile başaramazken, biri bana seslendi. Hafif bir ilaç ve kimyasal kokusu aldım… Demek revirdeyim? Tam hatırlamasam da, buraya dalgın bir halde bir şekilde gelmiştim galiba. Yavaşça göz kapaklarımı araladığımda tanıdık bir kadın öğretmen gördüm.
Buradaki hemşire benim, Shindou. En son bu sabah ıslak kıyafetlerini bana verdiğinde görüşmüştük, değil mi?
Ah, evet…
Hatırlıyor musun? Sınıfta bayıldığını ve birkaç kişinin yardımıyla buraya taşındığını duydum.
…
Demek buraya dalgın bir halde gelmemiştim. Taşınmıştım öyle mi? Aman tanrım, umarım bana dokunmamışlardır—Adamım, ne kadar da sakinim bu konuda. Gerçekten hasta mıyım…? Hiçbir şey hatırlamıyorum. En son revire gitmem gerektiğini düşündüğümü hatırlıyorum. Ondan sonrası neydi? Kafa karışıklığıyla başımı eğdim.
Üşüttüm mü…?
Evet, ateşin 38.6°C. Burun akıntısı ya da öksürük yok… Boğazın ağrıyor mu? Muhtemelen bundan sonra daha da kötüleşecek.
Cidden…
Bu da ne… Ne tür bir felaket yaşıyorum ben… Böyle bir şeyin başıma gelmeyeli çok uzun zaman olmuştu. Sağlıklı geçirdiğim tüm o yıllara kıyasla bu kesinlikle ağır bir darbe. Sağlığım hep iyiydi ama sanırım bunun da bir sınırı var, değil mi… Ahh, başım ağrıyor.
Kahretsin, bu sabah gayet iyiydim oysa…
Sanırım hepsi bir anda patlak verdi. O arabanın üzerinize su sıçratması çok etkili olmuştur ama eminim her halükarda olacaktı.
Ehh…?
Ani ateşin belirtileri genellikle yaralanmalar veya bağışıklık eksikliğiyle ortaya çıkar. Bu bağışıklık, yorgunlukla düşebilir. Muhtemelen yorgunsun?
Pekala, kesinlikle bir yaram yok… Eh? Yorgun muydum? O kadar da sıkı çalıştığımı sanmıyorum…
Fiziksel yorgunluktan bahsetmiyorum, zihinsel stres ve yorgunluğundan bahsediyorum. Bazen kişinin kendisi bile bunun farkında olmaz. Özellikle şirketlerde çalışan insanlarda sıkça görülür.
Bir köle…
Bu geleceğe dair bir öngörü mü?
Öğğ…
Zihinsel stres ve yorgunluk… Garip, ne hakkında olabileceğine dair hiçbir fikrim yoktu ama yine de o kadar ikna edici gelmişti ki. Sanki göğsüm buz kesmişti de kabul etmiştim. Ama hangi yorgunluk bu 'yorgunluğa' neden olmuştu? Bilmiyorum.
Şimdilik uyu. Eğer üşürsen ya da sıcak basarsa bana haber ver.
Pekala…
Hiç uykum yoktu. Dalgın bir halde tavana baktım. Ne zamandı, yağmur damlalarının sesi o kadar nostaljik geliyordu ki. İlaç kokusu ve floresan lambanın ışığı… Üstüne bir de tavandaki böceklerin süründüğünü andıran desen… Acaba oraya bir asa soksam bir boşluk açabilir miydim…
Kafamın bomboş olduğunu anlayabiliyordum. Zihinsel odaklanmama bağlı olarak yağmurun sesini duyabiliyordum. Başım bu kadar ağrımasına rağmen, tavana baktığım o anlar o kadar rahatlatıcı geliyordu ki.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.