Sonsöz

Sizlerle yeniden buluşmak ne güzel. Ben Fuse.

Doğrusunu söylemek gerekirse, bu cilt için hiç sonsöz yazmamayı planlıyordum. Geçen seferki başarılı diyetten sonra, sayfa sayısı şimdiye kadarki en yüksek seviyesine fırlayınca böyle bir karar almıştım. Editörüm Bay I’nın o pes etmiş sesini asla unutmayacağım.

Ama gelgelelim!

Kapağı araladığımızda elimizde fazladan birkaç sayfa kaldığını gördük. Bana gelip bu boşluğu doldurmam için yaklaşık altı sayfalık bir sonsöz yazmam gerektiğini söylediler.

Daha önce de yazdığım gibi, kitapçıya gidip elime bir roman aldığımda önce arka kapaktaki özeti okur, sonra da doğrudan sonsöz kısmına geçerim. Bir kitabın sürükleyici olup olmadığını anlamanın en iyi yolunun sonsözden geçtiğini düşünürüm. Hatta bu seri gibi devam eden hikayelerde bile önce sonsöze bakarım. Kitabın kendisine dalmadan evvel yeni bir bilgi var mı, bir sonraki cilt için bir randevu, yani çıkış tarihi verilmiş mi diye bakmak gibi bir alışkanlığım var.

İşte bu yüzden bir sonsözün gerçekten çok önemli olduğuna inanıyorum ama iş yazma kısmına gelince durumlar çabucak değişiyor.

Yani gerçekten... Özel hayatımdan bahsetsem çoğu kişinin umurunda olmayacak. Seri hakkında yazsam bu sefer de mecburen sürpriz bozanlara, hikayenin gizemlerine gireceğim. Eminim pek çok okur, sonsöz yerine daha fazla hikaye okumayı tercih ederdi.

Eğer burada konuşmamı istediğiniz konular varsa lütfen GC Novels editörlerine yazın! Belki bu isteklerinizi gelecek ciltlerde görebilirsiniz.

Şimdilik seri hakkında biraz konuşmak istiyorum.

Bu ciltte karşınıza çıkan silahla ilgili birkaç perde arkası bilgiyi paylaşayım.

Metin içinde silahın tam adını belirttim; gerçek bir el tabancası olan Walther P99. Hikayede Glenda bu silahı kullanıyor; kendisi Almanya’daki Walther firması tarafından üretilen yarı otomatik bir tabancadır.

Aslında Beretta M92 veya Px4 modellerini kullanmayı düşünmüştüm ama o zaman da insanların kafası Beretta karakteriyle karışabilirdi. Seçeneklerimi iyice tarttıktan sonra sonunda P99’da karar kıldım.

Walther P38 oldukça bilinen bir modeldir. Japonya’da, hepimizin tanıdığı ve sevdiği o meşhur usta hırsızın tercih ettiği tabanca olarak ün salmıştır. Ben de o yolu izlemeyi düşündüm ama sonra vazgeçtim; bir kadın olarak Glenda’nın daha kompakt bir ateşli silahı tercih edeceğini öngördüm.

Walther P99’u seçmemin arkasındaki motivasyon buydu. Adı sadece bir kez geçiyor olsa da, onun için epey araştırma yapmam gerekti; hatta nasıl hissettirdiğini anlamak için bir airsoft versiyonunu bile satın aldım. Bu bana çocukken böyle bir şeye sahip olmayı ne kadar çok istediğimi hatırlattı. Sanırım artık büyüdüğüm ve param olduğu için böyle şeyler alabiliyorum, değil mi? Gerçi bunun pek bir önemi yok.

Her neyse, hikayeye bu tür el tabancalarını dahil etmeye devam etmeyi planlıyorum. Aynı ismi taşıyabilirler ama mekanik ve büyülü düzenekler arasında, iç yapıları tamamen farklı olabilir.

Rimuru’nun macerasına yanında götürdüğü tip, dışarıdan bakıldığında aynı görünse de tamamen özgün bir iç mekanizmaya sahip. Hatta patlama düzeneğini bile yeniden ürettiler, gerçi ondan bolca imal etmek görünüşe bakılırsa tam bir karın ağrısı. İşleri biraz basitleştirebileceklerini anladılar ve böylece hikayede anlatılan tüm o büyü revizyonları ortaya çıktı.

Ayrıca İmparatorluk ordusunun da kendine has silahları olduğuna dair ufak bir ipucu vermiştim ama onlarınkiler tamamen farklı bir model olacak. Temel fikir şu: Onlar da Rimuru ve arkadaşlarıyla aynı mantık süzgecinden geçtiler ancak büyüyle çalışan silahlarını bambaşka yönlerde geliştirdiler.

İşin temel noktaları bunlar fakat dertlerim sadece bununla da sınırlı değil.

Klasik süper arabaların isimlerini taşıyan bir iblis ailesi tanıtmayı planlıyorum ama en başta, Beretta gibi silah üreticilerinin isimlerini taşıyan bir dizi büyüdoğmuş yaratma niyetim vardı. Plan buydu en azından ama web romanı versiyonunda Beretta’nın hiçbir kardeşi olmadı.

Peki şimdi ne olacak? Walther isminin zikredilmesiyle birlikte, umarım bu durum Rimuru’nun hafızasını biraz tetikler ama...

Yani bir düşünsenize. Sig, Colt, Glock, Mauser, Walther, Mateba, Remington. Heckler ve Koch ikiz kardeşler. Bunlar Beretta’nın dostlarından sadece birkaçı; belki de gelecekte onları Tempest civarında dolaşırken görürüz. Şimdiden birilerinin "Yapma! Karakter tasarımları bulmak zaten yeterince zorken bir de bunları çıkarma!" diye bağırdığını duyar gibiyim ama hikayede kesin olarak ihtiyaç duyulana kadar onları karşınıza çıkarmayacağım. Söz veriyorum. Ama bir yan hikayede falan onları aksiyonun içinde görmeyi çok isterdim.

Bu cildi bitirirken, her gün hissettiğim minnetin bir kısmını ifade etmek istiyorum.

Benimle konuşmaktan her zaman keyif alan editörüm Bay I’ya teşekkürler. Bu sefer yine sayfa sayısını artırarak onu zora soktum ama o bunun tamamen okurlar için olduğunu söyledi; bir yazar olarak bu benim için büyük bir rahatlama. Telefon görüşmelerimiz benim için her zaman güzel bir zihinsel mola oluyor, bu yüzden böyle devam edelim!

Her ciltte sunduğu o harika çizimler için Mitz Vah’a teşekkürler.

Bahsettiğim gibi, Maribel’in tasarımı bizi epey uğraştırdı. Ancak tüm o sıkı çalışmanın sonucunda çok güzel bir figür ortaya çıkardığımızı düşünüyorum. Ben bu sonsözü yazarken kapak ve iç çizimler üzerinde çalışılıyor, sonuçları görmek için sabırsızlanıyorum!

Ve bu kitabın meyve vermesine yardımcı olan düzeltmenlere, tasarımcılara ve diğer pek çok kişiye: Teşekkür ederim!

Son olarak okurlarıma.

Tensei Shitara Slime Datta Ken serisi sonunda 10. cilt mertebesine ulaştı. Bunların hepsi sizlerin bize verdiği destek sayesinde oldu ve ben de bu çağrınıza yanıt vermek istiyorum. Söz veriyorum, hikaye sonuçlanana kadar elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz!

Tensei Shitara Slime Datta Ken serisine verdiğiniz sürekli destek için tekrar teşekkürler!

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.