Pişmanlığın Gölgesi

Her ne zaman biri bana "Geçmişteki seçimlerini değiştirebilsen" diye sorsa, zihnimde o kazanın bir anı canlanır hemen.

Aslında anılarım biraz bulanık. Ama en değerli insanım tehlikedeyken, bacaklarımın donup kalışını, bir adım bile atamayışımı, hatta elimi dahi uzatamayışımı hatırlıyorum. Sonrasında kendime duyduğum o tarifsiz pişmanlık ise capcanlı aklımda.

Sonuç olarak, o zamanki aptalca hatam yüzünden kız kardeşim Shizuku hayatını kaybetti.

Keşke durumu biraz daha erken tahmin edebilseydim, biraz daha cesaretim ve eylem gücüm olsaydı...

Ama ne kadar düşünürsem düşüneyim, bir kez yitirilen can geri gelmez.

Olay olduktan sonra artık çok geçti, pişmanlık fayda etmiyordu.

O günden sonraki her gün, "Neden o zaman öyle yapmadım ki..." şeklindeki çaresizlik ve suçluluk, bir lanet gibi beni yakaladı, pişmanlık olup peşimi bırakmadı.

Shizuku'nun yaşaması gereken gençlik yıllarını da, birlikte yürümemiz gereken müzik yolunu da kendi ellerimle kestim. Başkalarının acımasını, merhametini görmezden geldim, iyi niyetlerini bile reddettim.

Böylece, Shizuku'nun tamamlaması gereken hayat deneyimlerini terk ederek, suçluluk duygusundan kaçtım ve kendimi haklı çıkardım.

Çünkü bunu yapmasam, yaşıyor olmaktan bile suçluluk duyacaktım.

Hiçbir zaman iç huzuru bulamadım ama kendime, aptal insanların hak ettiklerini bulduğunu söyledim.

Shizuku'nun ölümünden sonra uzaklaştığım ailemi de, giderek zorlaşan günlük hayatımı da, en sevdiğim müziği artık dinleyemeyişimi de, hepsini kabullenmekten başka çarem yoktu.

İşte bu yüzden, "Geçmişteki seçimlerini değiştirebilsen" diye sorulsa, ilk olarak o bir anki seçimimi düzeltirdim.

Düşünceler farklı olsa da, herkesin "Keşke o zaman şöyle yapsaydım" diye düşündüğü anlar az değildir. Çaresiz olasılıkları düşünür, geri dönülmez olsa bile, o anki en iyi seçimi hatırlayıp dururuz herhalde.

Hayat, sürekli bir seçim ve vazgeçiş silsilesidir.

Birini seçersen, diğerini mecburen terk edersin.

Bunu bizzat anladım, seçimin ağırlığını derinden hissettim.

Bu yüzden.

Kendi çaresizliğime kapılıp her şeyden vazgeçmiş ben, normalde ağzımdan çıkmayacak sözler sarf ettim.

En iyi seçimi arama alışkanlığı, kalbimin bir yerinde kök saldığı için miydi acaba?

Yoksa, pişmanlık duymayacağım bir seçim yapmalıyım diye sürekli kendime mi telkin ediyordum?

Ya da, tek seferlik bir fırsatı kaçırmaktan mı korkmuştum?

Kesinlikle hepsiydi. İçlerinden biri bile eksik olsaydı, sonuç tamamen farklı olurdu çünkü.

Bu en iyi seçim miydi? Ben de bilmiyorum. Ama bu seçimden pişmanlık duymadığımı, şimdi kendime güvenle söyleyebilirim.

O bir an, gözüm hiçbir şeyi görmeden, sanki ağzımdan dökülürcesine, ilk kez karşılaştığım o karşı cinse doğru—

"…Sana ilk görüşte aşık oldum."

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.