Rain bir an duraksadı, ardından mesafeli bir ses tonuyla konuştu:
"Bu... biraz ürkütücü."
Sunny hafifçe kıkırdayıp gözlerini uzaklara dikerek ağaca baktı. En sonunda yüzünde beliren hafif bir tebessümle kıza döndü.
"Aslında bu ağacı görmeni özellikle istedim."
Bir iki saniye sustu, sonra bakışlarını kaçırdı.
"Varoşlarda yaşayan insanların pek mezarı olmaz. Orası korkunç derecede kalabalık bir yer; yani en azından Rüya Kapıları açılmadan ve ölüm oranları bu kadar tırmanmadan önce öyleydi. Cesetler tamamen pratik yöntemlerle ortadan kaldırılır, geriye hiçbir şey kalmaz."
Sunny içini çekti.
"Zaten varoşlardan çıkıp da İlk Kâbus'tan sağ kurtulabilen çok az insan vardır. Bu yüzden Büyü beni seçtiğinde öleceğime neredeyse emindim. Doğrusu bunu pek de umursamıyordum ama dünyada benden hiçbir iz kalmayacağını düşünmek yine de biraz koyuyordu..."
Bir an durup acı acı gülümsedi, durumun ne kadar trajikomik olduğunu fark etmişti. Nihayetinde başına gelen tam olarak buydu; hayatına dair her bir iz varoluştan silinmiş, geriye hiçbir şey kalmamıştı. Üstelik bu yok oluşu kendi rızasıyla, canıgönülden ve kendi elleriyle hazırlamıştı.
Kız ise onun aklından geçenlerden habersiz, dikkatle abisini dinliyordu.
Sunny kıza baktı, sonra o yalnız ağacı işaret etti.
"İşte bu yüzden Kâbus'a girmeden önce bu ağaca bir çizik attım. Bilirsin ya... dünyada kendimden bir iz bırakmak için."
Rain onun parmağını takip ederek koyu renkli ağaç kabuğunu inceledi, ardından hafifçe kaşlarını çattı.
"Ama burada üç çizgi var."
Sunny başıyla onayladı.
"Evet. Çünkü ondan önce de ağaca iki çizgi kazımıştım."
Birkaç saniye duraksadı.
"Annemle babamız için."
Rain sessizliğe gömüldü, korumacı bir ifadeyle üç çizgiye baktı.
Sunny hüzünle gülümsedi.
Ne diyebilirdi ki?
Bir süre sonra nihayet konuştu:
"İkisi de iyi insanlardı. Aslında kendi hâlinde, sıradan insanlardı ama varoşlarda sadece sıradan kalabilmek bile büyük bir başarıdır. Babamız... Onu pek net hatırlamıyorum. Hafızamda bir insandan ziyade bir his olarak kalmış; büyük, sessiz, güçlü ve şefkatli bir his. Annem onun o sakin görünüşünün ardında muzip ve epey parlamaya hazır bir mizacı olduğunu söylerdi ama bilemiyorum. Şehir bariyer bakım ekiplerinden birinde çalışıyordu, sen doğduktan kısa süre sonra bir iş kazasında öldü. Bakım işçilerinin başına her zaman gelen şeyler işte."
Sunny babası hakkında çok şey bilmiyordu ama bazı detaylara sahipti. Babasının yerel çetelerden birine girmek yerine sıradan bir bakım işçisi olmayı seçmesi bile karakteri hakkında çok şey anlatıyordu. Ailesine olan bağlılığı da bunun bir kanıtıydı.
İyi bir adamdı ve görünüşe göre hem Sunny hem de Rain bu iyilikten paylarına düşeni almıştı.
Sunny'nin aklına aniden bir şey geldi; Rain'in yol yapım ekibinde işçi olarak çalışırken edindiği o inşaat ve altyapı işlerine karşı duyduğu hafif takıntı, belki de babalarından miras kalmıştı.
Gülümsedi.
"Annemiz ise... Şimdi düşününce, sen doğduğunda hemen hemen senin şimdiki yaşlarındaydı. Çok neşeli, yumuşak huylu... ve güzeldi. Yani en azından benim hatırladığım kadarıyla. Aslında ona çok benziyorsun. Seni ilk gördüğümde 'Tanrıya şükürler olsun, Rain benim aksime anneme çekmiş!' diye düşünmüştüm."
Sunny kıkırdadı.
Rain gerçekten de annelerine çok benziyordu. Elbette kızın güzelliği çok daha çarpıcıydı; ne de olsa o artık bir uyanmış mertebesindeydi. Belki de daha önemlisi, Kuzey Çeyreği'nin varlıklı bir bölgesinde, temiz hava soluyarak ve iyi beslenerek büyümüştü.
Oysa anneleri tüm hayatını havası zehirli, bulunabilecek en lüks yiyeceğin sentetik mama olduğu o varoşlarda geçirmişti. Bu sert ve acımasız çevre onu hem ruhen hem de bedenen yıpratmıştı.
...Yine de Sunny'nin hafızasında hâlâ nefes kesiciydi.
Rain'in yüz hatlarını süzerek gülümsemesi biraz daha genişledi.
"Bizi çok severdi. Hava filtreleme sistemleri üreten bir fabrikada çalışır, boş zamanlarının tamamını seninle benim bakımıma harcardı. Dev apartman bloklarından birinde, en üst katlardaki küçücük bir hücrede yaşıyorduk. Kışın yerde birbirimize sokulur, bize sarılarak sıcaklığını paylaşır ve kitap okurdu."
Sunny anlatacak başka ne kaldığını düşünerek hafızasını yokladı.
"Ha, evet... Kitap okumayı çok severdi. Ekranı çatlak eski bir iletişim cihazımız vardı, internetten bulduğu her şeyi indirip okurdu. Özellikle Karanlık Zamanlar öncesindeki dünyaya dair fantastik hikayeleri çok severdi. Başka ne vardı? En sevdiği atıştırmalık, bulabildiği her türlü baharatla tatlandırılmış kızarmış sentetik mama kırıntılarıydı. Bana güneş tutulması sırasında doğduğum için Sunless adını vermişti, sana da fırtınalı bir günde doğduğun için Rain dedi."
Rain'in gözleri hafifçe irileşti.
Sunny durdu, birkaç saniye sessiz kaldı ve sonra içini çekti.
"...Sen yaklaşık üç yaşındayken hastalandı ve sonunda vefat etti. Ben... Umarım hiçbir zaman terk edildiğini düşünmemişsindir. Çünkü o seni de beni de asla kendi isteğiyle bırakıp gitmezdi. Sadece varoşlarda hayat çok zor, hepsi bu."
Sunny hafifçe hışırdayan ağaca bakarak bir süre tereddüt etti.
Sonunda dudaklarında buruk bir tebessüm belirdi.
"Bunların senin için benim kadar büyük bir anlam taşımadığını biliyorum. Ne de olsa senin zaten bir ailen var, üstelik harika ebeveynler. Bu anlattıklarım karşısında özel bir şeyler hissetmeni falan da beklemiyorum. Sadece... Unutulmak çok acı bir şey. Bu dünyada annemle babamı benden başka hatırlayan kimse yoktu... ama artık sen de onları hatırlayabilirsin. Bunu bilmek beni mutlu ediyor."
Rain bir süre sessiz kaldı.
Ardından usulca konuştu:
"Hatırlayacağım. Onları hafızamda hep yaşatacağım."
Sunny gülümsedi.
Bunun üzerine kollarını başının arkasına doğru esnetip derin bir nefes verdi.
"Güzel. Şimdi, yadigarlardan ve anılardan bahsetmişken... Konuyu epey dağıttık, değil mi? Genç Hanım Tamar hamamda bu kadar uzun süre ne halt ettiğini merak etmeye başlamıştır. Hadi artık asıl önemli meseleye gelelim, ne dersin?"
Rain bir süre ciddi bir ifadeyle abisinin yüzünü süzdü, ardından yüzünde kararsız bir gülümseme belirdi.
"Olur. Sonuçta koca bir mirasın varisi olarak payıma harika şeyler düşmeli, değil mi? Yemin ederim dünyada benden daha fakir bir mirasçı, senden daha cimri bir hanedan kurucusu görülmemiştir. Abi..."
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.