Gölgelerin arasına gizlenen Sunny, kimseye sezdirmeden rahat bir nefes aldı.
Geçen hafta Rain için korkunç bir sınav olmuştu ama onun için de pek kolay sayılmazdı.
Uzun zaman önce Sunny, Rain'e kılıç kullanmayı, Düşler Alemi'nde yol almayı ve düşmanlarını katletmeyi öğretebileceğini ama ona nasıl güçlü olunacağını öğretemeyeceğini söylemişti. Dünya soğuk ve acımasız bir yerdi, küçük kız kardeşi ise bu gaddarlığa katlanamayacak kadar yumuşak kalpliydi.
Yıllar geçmesine rağmen Rain o yumuşaklığını hâlâ koruyordu. Silah kullanmayı, vahşi doğada hayatta kalmayı ve yaratıkları avlamayı öğrenmişti ama özü hiç değişmemişti. Yürek burkan bir kayıp yaşamamıştı. Gerçek çaresizliğin zifiri karanlık derinliklerini hissetmemişti. İnsanlığın en karanlık yüzüyle henüz karşılaşmamıştı.
Soğukkanlı görünüşüne ve sert namına rağmen, özünde hâlâ o nazik, tatlı kız çocuğuydu.
Sunny için bu bir teselliydi. Kız kardeşinin o yönünü kaybetmesini asla istemezdi.
Yine de üstüne çok fazla düşemezdi. Rain'in kendisine fazla bel bağlamayı öğrenmesi sadece ona zarar verirdi.
Bu yüzden binbir emekle Rain'in dengesiz öğretmeni Gölge kimliğini yaratmıştı. Hem dost canlısı hem şefkatli, ama aynı zamanda biraz tekinsiz ve tamamen güvenilmeyecek biri...
Böylece Rain gölgelerden korunduğu sırada sahte bir tehlike hissi yaşayacak ve bu sayede güçlenecekti.
Rain'in kendi hızında Uyanmış birine dönüşmesine izin vermek sorun olmazdı ama savaş çok yakındı. Sunny de Uyanmış Zorba ile karşılaşmalarını fırsat bilip ona özel bir sınav tasarlamıştı.
Kendi Birinci Kabus'unun bir nevi uyarlamasıydı bu.
Kendi yaşadığı Birinci Kabus'a ne kadar benzediği gözünden kaçmamıştı tabii. Düşler Alemi'nin vahşi topraklarında, Uyanmış bir kılıç ustası eşliğinde, kör bir Zorba tarafından kovalanırken verilen amansız bir kaçış mücadelesi...
Elbette farklılıklar da vardı.
Rain gölgelerden izlendiği için hiçbir zaman gerçek bir tehlike içinde olmamışsa da hissettiği şey kesinlikle sahte değildi.
Mücadelesi gerçekti, çektiği acı gerçekti ve sonunda kazandığı zafer de sonuna kadar gerçekti.
Bu süreçte Sunny kendisi bir zorluk çekmemişti. Tek yaptığı, kaçan iki kızın karşısına çıkabilecek Düşmüş yaratıkları temizlemek ve keşif ekibinin ana kampa sağ salim ulaştığından emin olmak için onları gözlemlemekti.
Yine de kendini büsbütün tükenmiş hissediyordu.
Rain'in acı çekmesini izlemek onun için hiç kolay olmamıştı. Rain'den daha çok zorlandığını iddia edecek değildi ama yine de...
Sunny yüreğinin kanadığını hissediyordu.
Onun gibi kolay kolay kanamayan biri için bu çok şey ifade ederdi.
Rain, Uyanmış seviyesine ulaşabildiği için tarifsiz bir sevinç ve gurur içindeydi; Sunny'nin de kalbi aynı duygusal yoğunlukla çalkalanıyordu.
Fakat Sunny... çok daha fazlasını hissediyordu.
Çünkü daha fazlasını görebiliyor, daha fazlasını anlayabiliyordu.
Sıradan bir insana göre Rain'in ruhuyla derin bir bağı vardı ve özünü gayet iyi kontrol edebiliyordu. Ancak Sunny bunu çok daha derin bir boyutta algılıyordu.
Kız kardeşinin ruhuna yerleşmiş o küçücük, iğrenç karanlık tanesini bu yüzden görebiliyordu. Bir Yozlaşma tohumu... Kabus Tohumu. Düşler Alemi'ne adım atan her sıradan insan, uyanık dünyada Kabus Büyüsü'ne yakalananlar gibi bu tohumu içinde taşırdı.
Yine de Sunny hangisinin önce geldiğinden pek emin değildi. Kabus Tohumu mu yoksa bulaşma mı? Belki de Büyü, sırf ruhlarında o iğrenç karanlığı taşıdıkları için o insanları seçiyordu.
Her kârda, Rain'in ruhundaki Tohum son dört yıldır büyümemişti ve belirli koşullar gerçekleşmediği sürece Birinci Kategori bir Kabus Kapısı'na dönüşmeyecekti. Çünkü Kraliçe Song'un otoritesi tarafından bastırılabilecek kadar küçük ve minik kalmıştı.
Rain, Song Hükümranlığı sınırlarında kaldığı sürece Birinci Kabus'u asla gelmeyecekti.
Fakat Büyü'yü kabullenip Kabus'a meydan okumadığı sürece bu durum onu Hükümranlığın sonsuz bir tutsağı yapacaktı.
Fırtına dışarıda uğuldar, Rain de Uyanış'ın son aşamasından geçerken, Sunny kasvetli bir sessizlik içinde kızın ruhunu seyretti.
Katılaşmış öz kristalleri olan sayısız ışık kıvılcımı, baskı altında birbirine kaynadı. Rain'in ruhunun derinliklerinde parıltılı bir deniz tutuştu.
O denizin sıcaklığında dövülen ruh çekirdeği, yavaşça şekil almaya başladı.
Ve tam o anda, kimseden habersiz...
O karanlık tanesi ışığın içinde eridi, onun tarafından yok edildi.
Sunny bir Uyuyan'ın ruhunda Yozlaşma Tohumu'nun filizlendiğine daha önce tanık olmuştu. Bunun tam tersi bir sürecin gerçekleşmesini izlemek hem yürek burkucu hem de mucizeviydi.
'Birinci Kabus'un amacı bu mu yani? Bulaş kapmış kişileri Uyanış'a zorlayıp Tohum'u yok etmek ve Yozlaşma'nın filizlenmesini engellemek mi?'
Uyanış sonuçta tanrısallığa giden ilk adımdı ve tanrısallık, Yozlaşma'nın tam zıttıydı. Dolayısıyla tanrısallığa yakınlaşmanın, düşmanının daha zayıf tezahürlerine karşı kişiyi bağışık kılması gayet mantıklıydı.
Bu, Sunny'nin bir ruhun Yozlaşma'dan arınması için bildiği ikinci yoldu.
İlk yolu herkes bilirdi ama çok az kişi bunu bir arınma olarak düşünürdü.
Ölümdü o yol.
Uyanmışlar, Kabus Yaratıkları'ndan ruh parçaları toplamaya alışkındı ama yozlaşmış ruhlardan geriye kalan bu parçaların neden lekesiz ve saf olduğunu neredeyse hiç sorgulamazlardı.
Ölüm anında ne oluyordu da o ruhlar arınıyordu?
Yoksa o iğrenç karanlığı yok eden şey doğrudan ölümün kendisi miydi?
Şimdi dünya, Boşluk ve ölümün kökeni hakkında daha fazla şey bildiği için ölümün Yozlaşma'yı yok eden bir silah olduğunu anlıyordu.
İşte tam olarak bunu yapıyordu.
Zorba'nın lekelenmiş ruhunun çöküşünü ve arınışını da izledi. Yaratık can verdiği an, ruhunu sarmalayan o aşağılık karanlık solup yok olmuştu.
Geride sadece beş tane ışıltılı parça kalmıştı.
Sunny rahatlayarak içini çekti.
Sonunda bu eziyet bitmişti.
Rain'in çetin sınavı tamamlanmıştı ve artık hayatına yönelik o büyük tehdit de eskisi kadar baskıcı değildi.
Ruhu arındığına göre Sunny onu Song Hükümranlığı'ndan çıkarabilirdi. Artık elinde çok daha fazla seçenek vardı.
Tabii... kızın ayrılmak isteyip istemeyeceği kesin değildi.
Gölgelerin içinde kalarak ona bir göz attı.
Rain o sırada acı içinde mızrağına dayanmış duran Tamar'ın yanına doğru sendeleyerek yürüyordu.
Sunny gizlice onları takip etti.
'İşin bundan sonraki kısmı... biraz çetrefilli olacak.'
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.