Kan Kokuşlu Gökyüzü

Çok geçmeden, uzak ufuk sayısız uçan dehşetle bulanıklaştı. Manzara tüyler ürpertici derecede tanıdıktı. Yutucu Bulut'u yok etme yolundaki son denemelerinden tek farkı, bu gece etrafın soluk ay ışığıyla aydınlanmış olmasıydı.

Bir de surlarda nöbet tutan Düzensizler'in sayısı biraz daha azdı.

Sunny, kıyameti koparmaya hazırlanan Winter'ı sessizce izledi. Kadının etrafı yine birkaç gizemli Hafıza ile sarılmıştı ve yine bir grup Uyanmış, gücünü artırmak için Yeteneklerini onun hizmetine sunmuştu.

Usta Jet ve Dale ile birlikte birkaç adım geride duruyordu. Üçü de bu menzilli bombardmenta katılmayacak, güçlerini Zorba'yı avlayıp öldürecekleri yarma harekâtına saklayacaktı. Hava gergindi ama dehşet verici sürüyle yapılan ilk savaştaki kadar boğucu değildi.

Önlerindeki alaşım siperde, deri zırhlı bir adam gözleri kapalı oturmuş, meditasyon yapıyordu. Düşen kar taneleri, etrafında sanki görünmez yollar izliyormuşçasına garip kavisler çizerek süzülüyordu.

Dale'in Uyanmışlarından biriydi bu adam. Sunny kendisini tanıyordu; kararlı uzamsal yarıklar açma Yeteneğine sahipti. Hatta Sunny kendi birliğini toplarken onu da adaylar arasında düşünmüştü. Roan, Zorba'nın kanatlarını kestikten sonra yaratığın tam olarak nereye düşeceğini kimse bilmediğinden, vurucu timin sur çevresinde hızla hareket etmesi gerekecekti.

Tabii Roan başarılı olursa…

"Tanrılar aşkına…"

Dale'in kısık fısıltısını duyan Sunny güneye baktı. Uzaktaki sürünün derinliklerinde dans eden yıldırım arklarını görünce yüzü biraz sarardı.

"İçinde... İçindeler mi?"

Görünüşe göre Roan ve Beyaz Tüy klanının Uyanmışları, Yutucu Bulut'u kendi kanlarının kokusuyla şehre doğru çekiyordu.

Aniden, sürünün Zorbasını katletme görevi göze her zamankinden çok daha ağır göründü.

'Ne olmuş yani? Hiçbir şey değişmedi…'

Sunny'nin en azından birkaç B planı vardı. Aziz ile Kâbus şu anda surlardaki yarıklardan birini koruyordu. Eğer üç Usta yetersiz kalırsa, Gölgeleri sürünün kuluçka anasına… ya da babasına erişip işini bitirmelerine yardım ederdi.

'Her neyse ne, ne fark eder?'

Sunny yumruklarını sıktı. Uçan dehşet sürüsünün Falcon Scott'a hızla yaklaşmasını izledi. Çok geçmeden şehrin savunma sistemleri ve Winter aynı anda tekrar ateş açtı.

Kuluçka yaratıklarının kütlesi gökyüzünü kaplayarak ay ışığını boğdu. Sürünün önünde bir grup Kâbus Yaratığı ilerliyordu; en az insanlar kadar Yutucu Bulut'tan kaçma telaşı içindeydiler. Yutucu Bulut ile Falcon Scott'ın surları arasında sıkışıp kalan yaratıklar kendilerini alaşım bariyere attı. Kurşun ve ok yağmuru altında onlarcası can verdi.

Nedenini bilmese de bugünkü savaş çok daha vahşi, çok daha vahim hissettiriyordu. Tiksinç yaratıkların çığlıkları ve ulumaları insanların bağırışlarına karışıyor, hepsi sayısız derimsi kanadın hışırtısı içinde kaybolup gidiyordu.

Ruh Biçici'nin yüzünde karanlık bir ifade belirdi. Harbiye benzeri silahını sıkıca kavrayıp konuştu:

"Bekleyin. İşareti gözleyin."

Şu an her şey Roan ve onun Uyanmışlarına bağlıydı. Üç seçkin Yükselmiş'in dışarı fırlayıp mahluku bulması ve kaçamadan işini bitirmesi için, Zorba'yı öne çekip yere indirmeleri gerekiyordu.

Saniyeler saniyeleri, dakikalar dakikaları kovaladı ama beklenen işaret bir türlü gelmedi.

Gökyüzünden hızla düşen bir gölge belirdiğinde Sunny sinirlerinin kopma noktasına geldiğini hissetti. Ancak gelen bir kuluçka yaratığı değildi. Klanının beyaz renklerini taşıyan genç bir Uyanmış kadındı bu. Zırhı güzel şahin tüyü işlemeleriyle süslenmişti… ve kana bulanmıştı.

Sunny, Gökyüzü Akıntısı'nın hâlâ Bağlı Adalar'ı yönettiği zamanlarda onu Sığınak'ta birkaç kez gördüğünü hatırladı.

Genç kadın siperin üzerine zarafetten uzak bir şekilde indi. Dengesini zorlukla koruyarak bocaladı. Etrafına bakındı, Usta Jet'e doğru bir adım attı ve tökezledi. Yüzü sertleşen Dale, kadını düşmeden yakalayıp destek oldu.

Ruh Biçici kaşlarını çattı.

"Hani işaret gönderecektiniz? Nerede bu Zorba?"

Genç kadın dişlerini sıktı. Öfke dolu, boğuk bir sesle konuştu:

"İki. İki taneler…"

Sözlerinin kavranması birkaç saniye sürdü. Sunny söverek gökyüzünü kapatan sürünün karanlık kütlesine baktı.

'İki Zorba mı? Nasıl mantıklı olabilir ki bu?!'

Jet'in yüzü seğirdi. Bir an genç kadına dik dik baktı, ardından istifini bozmadan sordu:

"Neredeler peki?"

Soylu kadın Dale'e yaslanarak yüzünü hafifçe Yutucu Bulut'a doğru döndü.

"İşaret…"

Sanki onun sözlerine yanıt verircesine, uzakta iki parlak ışık küresi aniden belirip karanlığı yardı. Biri ölüm tarlasının ötesinde, sürünün derinliklerindeydi. Diğeri ise beklenmedik bir şekilde çok daha uzakta, ama farklı bir yöndeydi; şehrin batısında, okyanusa yakın bir yerde. Yutucu Bulut oraya henüz ancak ulaşmıştı.

G görevini tamamlayan Beyaz Tüy klanının genç üyesi derin bir iç çekerek kendini bıraktı ve bilincini kaybetti. Dale bir şeyler haykırdı. Adamlarından biri —büyük ihtimalle şifacı— kadını devraldı.

Üç Usta kısaca birbirine baktı.

Usta Jet, durum biraz daha az vahim olsa Sunny'yi utançtan kızartacak türden bir küfür savurdu, ardından karanlık bir şekilde gülümsedi.

"Sanırım ayrılmamız gerekecek."

Uzaktaki ışık kürelerinin arasında göz gezdirdi. Sonra içini çekip kaslarını gevşetmek istercesine omuzlarını oynattı.

"Güneydekini ben alıyorum. Sunny, Şövalye… siz ikiniz batıya gidip ikinci Zorba'nın icabına bakın. Halledin şu işi."

Sunny birkaç kez gözlerini kırpıştırdı, ardından öne doğru bir adım attı.

"Ama…"

Jet elini kaldırarak onu durdurdu.

"Bu bir emirdir. Vakit yok."

Jet bunu söyler söylemez bir Hafıza çağırmaya başladı. Beyaz kıvılcım kasırgası henüz gerçeğe bürünmeden Ruh Biçici harekete geçmişti bile. Siperin üzerinden atlayıp aşağıda süzülen kar pusunun içinde gözden kayboldu.

Sunny dişlerini sıktı.

Arkasını döndüğünde, önündeki havada ışıldayan bir portal belirdi. Portal, batı surlarında ışık küresinin hâlâ havada yandığı noktaya çok da uzak olmayan bir yere açılıyordu. Dale kaskı ışık liflerinden dokunurken çoktan oraya doğru ilerlemeye başlamıştı.

Sunny de onu takip etti.

Ancak uzamsal yarıktan içeri adım atmadan önce Aziz'e zihinsel bir emir gönderdi.

Ruh Biçici, ölüm tarlasının ötesindeki harap olmuş toprağa indikten sadece birkaç saniye sonra, karanlık bir süvari surdaki yarıktan fırlayıp onun peşinden gitti.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.