Kanlı Bir Teklif

Sunny’nin yüzünde tuhaf bir ifade belirdi.

Ona yardım mı edeceğim? Ben mi? Bir usta neden uyanmış birinin yardımına ihtiyaç duysun ki?

O sırada Usta Jet ekledi:

"Karşılığında cömertçe bir ödül alacaksın elbette. Şey... Cömertlik kısmına pek garanti veremem ama kesinlikle bir ödül olacak."

Sunny’nin gözleri parladı.

"Gerçekten mi? Ne tür bir ödül?"

Jet kıkırdadı.

"Hakkın olan bir miktar katkı puanı? En azından düzgün bir hatıra ile takas etmeye yetecek kadar. Üstelik bana bir borcun olduğunu söylememiş miydin?"

Kulağa hiç de kötü gelmiyordu. Aziz, o çok arzulanan 200/200 durumuna ulaşmanın eşiğindeydi; şu an o sınıra varmasına sadece birkaç gölge parçası kalmıştı. Yine de Sunny, Jet’in ondan tam olarak ne beklediğini bilmeden bu teklifi kabul edemezdi.

...Yoksa edebilir miydi?

Usta Jet tanıdığı iki yükselmişten biriydi ve hükümetle olan tek bağıydı. Bu, sürdürmeye değer bir ilişkiydi; yani yardım talebini geri çevirmek pek akıl kârı sayılmazdı.

Üstelik Sunny onu seviyordu ve kapı savaşında kendisini kurtarmasından çok öncesinden beri ona borçluydu. İkisi de dış mahallelerden gelmeydi ve aralarında oldukça iyi bir uyum vardı.

Aralarında bir bağ vardı.

Bir an duraksadıktan sonra konuştu:

"Pekala, sorun değil. Yapacağım."

Usta Jet, sesindeki memnuniyetle cevap verdi:

"Güzel. O zaman seni almaya geliyorum."

Sunny, oturma odasının ne kadar derli toplu olduğuna bakmak için etrafı süzdü. Aniden bir gerginlik çökmüştü üzerine.

Bu da ne? Neden geriliyorsun ki budala?

Boğazını temizleyip ekledi:

"Tabii... Ah, bekle. Sana adresi vereyim..."

Usta Jet güldü.

"Tanrı aşkına Sunny. Hükümet için çalışıyorum, unuttun mu? Adresini biliyorum."

Sunny cevap veremeden arama kesildi. Yüzünde aptalca bir ifadeyle öylece kalakaldı.

Biliyor... Tabii ki biliyordur. Başka neleri biliyor acaba?

Sunny’nin yüzündeki tuhaf bakışı fark eden Rain sordu:

"Kötü bir şey mi oldu?"

Sunny içini çekip yavaşça başını salladı.

"Hayır, kötü bir şey yok. Sadece halletmem gereken bir iş çıktı. Üzgünüm, derse bir dahaki sefere devam edeceğiz."

Rain ona bir an baktıktan sonra omuz silkti.

"Peki, öyle olsun. Ben de evde pratik yaparım o zaman."

Bunu diyen Rain antrenman kılıcını aldı, Effie ile vedalaşıp çıktı.

Kapı arkasından kapandıktan birkaç saniye sonra, eski avcı ona eğlenmiş bir bakış attı.

"Şu öğrencin biraz saf, değil mi?"

Sunny, bu sözlere gücenerek kaşlarını çattı.

"Ne demek istiyorsun?"

Effie kıkırdadı.

"Yani koca bir aydır ona ders veriyorsun ve hala ikimizin kim olduğu hakkında en ufak bir fikri yok. Onun için sadece herhangi iki uyanmış kişiyiz. Seni tanımaması şaşırtıcı değil belki ama ben çok ünlü biriyim, biliyorsun!"

Sunny hafifçe gülümsedi.

"Tabii, tabii. Gururun gerçekten incinmiş olmalı, saygıdeğer Kurtlar Tarafından Büyütülen. Lütfen en içten özürlerimi kabul et... Görüyorsun ya, herkes uyanmış takıntılı değil. Rain mesela tarihle, Büyü öncesinden kalma şeylerle daha çok ilgili. Ayrıca hükümet senin fotoğraflarını şehre asarken genelde Rüya Alemi’ndeki halini kullanıyor, o yüzden..."

Effie elini havada salladı.

"Şaka yapıyorum be budala. İyi kız aslında."

Bir an durdu ve ekledi:

"...İşte bu yüzden senin gibi bir beceriksiz için para harcaması içimi acıtıyor..."

Tam o sırada, yakınlarda duran bir toplu taşıma aracının sesi ve kapıya yaklaşan hafif ayak sesleri duyuldu. Effie’nin gözleri parladı.

Tekerlekli sandalyesini çevirip kapıyı açtı ve bağırdı:

"Nihayet!"

...Usta Jet, kapıyı çalmak için eli havada, o her zamanki koyu mavi üniformasıyla verandada duruyordu. Ceketi, her zamanki gibi dikkatsizce önü açık bırakılmıştı; ince belini ve dolgun figürünü ortaya çıkarıyordu. Kuzguni siyah kısa saçları biraz dağınıktı ve buz mavisi gözlerinde hafif bir şaşkınlık okunuyordu.

Effie, hayal kırıklığı yüzünden okunur bir halde bir süre kadına baktı. Sonra moralsizce konuştu:

"Ah. Yemek siparişi değilmişsin."

Usta Jet'in yüzünde nazik bir gülümseme belirdi.

"Ah. Uyanmış Athena. Ünlü Kurtlar Tarafından Büyütülen ile tanışmak bir onur. Ben Yükselmiş Jet."

Effie bir ona, bir Sunny’ye, sonra tekrar Usta Jet’e baktı.

Ardından sırıttı.

"...Aferin budala. Onayladım gitti."

Sunny ona ölümcül bir bakış atıp içinden küfretti ve Usta Jet’e döndü:

"Hazırlanmam gerekiyor mu?"

Jet başını salladı.

"Her zamanki hatıraların yeterli olur. Eğer her şey yolunda giderse, onları kullanmana gerek bile kalmayacak."

Sunny tereddütle sordu:

"Peki ya yolunda gitmezse?"

Usta Jet öyle bir sırıttı ki Sunny aniden, nedenini bilmediği bir huzursuzluğa kapıldı.

"Şey... O zaman işler sarpa saracak, değil mi? Yaşayıp göreceğiz."

Bunu dedikten sonra Effie’ye bakıp ekledi:

"Lütfen bizi maruz görün. Zamanın özü kıymetlidir, bu yüzden hemen çıkmalıyız. Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum, Uyanmış Athena."

Effie ona göz kırptı.

"Tabii. Ben de memnun oldum. Bir dahaki sefere atıştırmalık getir!"

Sunny kulaklarının kızardığını hissetti ve geri döndüğünde onunla bir konuşma yapacağına dair kendi kendine söz verdi.

...Ya da daha iyisi, onu öldürecekti. Evet, bu çok daha iyi olurdu.

Ne bir dahaki sefesi? Bir dahaki sefer falan olmayacak!

Hızla ayakkabılarını giyip Usta Jet’in peşinden dışarı çıktı, ardından o tanıdık araca bindi. Kapılar kapanır kapanmaz Jet aracı tam hızla harekete geçirdi; ivme Sunny’yi koltuğa çiviledi.

Teras bölgesinin sokakları birer bulanıklık halinde yanlarından geçip gidiyordu.

Usta Jet ona bir göz atıp özlem dolu bir sesle konuştu:

"Güzel bir evin var. Tuhaf bir his, değil mi? Bir mülk sahibi olmak. Uyanmış olduktan sonra ben de aynısını yapmıştım aslında. Tabii yeterince kazanmam biraz daha uzun sürdü. Yine de çok daha iyi bir bölgede ev tutabilirdin. Bunu biliyorsun, değil mi?"

Sunny omuz silkti.

"Evet, biliyorum. Ama burayı seviyorum. Sessiz."

Jet pencereden dışarı bakıp gülümsedi.

"Buna itiraz edemem."

Sunny birkaç an bekledi ve sonunda sordu:

"Şey... Usta Jet? Üzgünüm ama tam olarak ne yapıyoruz?"

Jet, aracın kontrol ekranına kısa bir bakış atıp sert bir viraj aldı ve sakince cevapladı:

"Tehlikeli bir canlının peşine düşeceğiz."

Sunny kaşlarını çattı.

"Canlı mı? Ne tür bir canlı?"

Usta Jet birkaç saniye sessiz kaldı. Sonra ona bakıp karanlık bir şekilde gülümsedi:

"...Var olan en tehlikeli canlı türünün. Bir insanın."

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.