Kristal Kovanın Çöküşü

Sunny işe, gölge labirentinde tek başına kıstırılmış olan kristal yaban arılarıyla başladı. İnşa ettiği obsidyen engeller güçlüydü ancak Kar Alanı'nın dışındaki kadar dayanıklı değillerdi. Öfkeden gözü dönmüş yüce yaratıklar bu engelleri er geç yerle bir edecekti, bu yüzden hızlı hareket etmeliydi.

Avı hem süratli hem de acımasız oldu.

Buz Kovanı'nın uzak bölgeleri arasında anında yer değiştirmek için gölge adım becerisini kullanarak geride kalanları tek tek avladı. Savaş becerisi ve boyun eğmez öldürme niyeti, bu korkunç kristal ucubeleri katletmek için fazlasıyla yeterliydi; yine de bu kadar çok sayıda yüce yaratıkla art arda çarpışmak kondisyonunu hızla tüketiyordu.

Dar bir tünelde Sunny, tehditkar bir kristal yaban arısını keskin odachisiyle tek hamlede ikiye böldü. Kabus yaratığının üst yarısı ölümcül bir cinnetle ona doğru emeklemeye devam ettiğinde ise kılıcını gözünden sokarak kafasını delip geçti.

Kristal sarkıtlar ormanından geniş ve berrak bir gölete su damlalarının süzüldüğü bir buz mağarasında, başka bir yüce yaratığı mızrağıyla birkaç saniye boyunca mesafede tuttu. Ardından bir açık yakalayıp sert bir darbeyle karnını yarıp açtı. Bir salise sonra yaratığın kafası postalının altında ezilerek tuzla buz oldu.

Tek bir kristal yaban arısının bile ucu ucuna sığabileceği kadar dar bir geçitte Sunny, çıldıran yüce yaratıkla arasındaki mesafeyi kapattı. Tırpanı andıran bacaklarının altından sıyrılıp yeşim pelerin zırhının eldivenleriyle kabuğunu parçaladı ve altındaki hassas eti yumruklarıyla ezdi. Rüzgar çanlarının melodik sesi; savaşın gürültüsü, gök gürlemeleri ve kırılan kristallerin kulak tırmalayan çınlaması arasında kaybolup gitti.

Sunny tek gezen kabus yaratıklarının icabına bakmayı bitirdiğinde hafifçe soluk soluğa kalmıştı. Tüm bu katliam birkaç dakikadan fazla sürmemişti. Hareket etmeyi bir an bile bırakmamış, bu vahşi çarpışma silsilesi kesintisiz tek bir savaşmış gibi gölgelerin arasında pürüzsüzce süzülmüştü.

Otuz yedi tane kaldı.

Buz Kovanı'nda geriye bu kadar kristal yaban arısı kalmıştı. Maalesef bundan sonra işler daha da zorlaşacaktı. Geri kalanlar gruplar halinde toplanmıştı ve kendisi daha küçük gruplarla uğraşırken, büyük olanlar gölge engellerini aşıp birleşecekti.

Ama sorun değildi.

Çünkü tek gezen ucubeleri öldürerek gölgelerinin sayısını artırmayı garantilemişti. Yine de biraz daha artması gerekiyordu.

On dört tane daha yeterli olur.

On dört yüce yaratık, çocuk oyuncağı!

Acı çekiyormuş gibi yüzünü ekşiterek gölge dölü formuna büründü. İki çift elinin her birinde siyah birer odachi tutarak gölgelerin derinliklerine daldı.

Büyük dikey bir mağaranın karanlığından fırlayarak duvara atladı. Pençelerini sert buza saplayarak yukarı doğru koşmaya başladı. Çok yukarılardan süzülen loş, dağılmış bir ışık vardı. Duvarda bekleyen iki kristal yaban arısı onu fark eder etmez harekete geçti ve onu yok etmek için aşağı doğru atıldı. Işık kaynağının konumundan dolayı, kabus yaratıklarının kendilerinden önce uzun gölgeleri Sunny'ye ulaştı. İki kılıcıyla birden gölgelerine darbe indirdi. Yaban arıları kulak tırmalayan çığlıklar atarak aşağı düştü, acı içinde kıvranarak mağaranın uzak zeminine çakıldı. Kendilerine gelip tekrar hareket edecek gücü bulana kadar Sunny çoktan aşağı süzülmüş ve bedeninin dayanılmaz ağırlığıyla birini ezmişti. Sağır edici bir patlama oldu; buz parçacıkları ve kristal kırıklarından oluşan bir toz bulutu havaya yükselirken mağaranın zemini çatladı. Bir salise sonra Sunny, ufalanmış buz kütlesinin içinden sıyrıldı. İki kılıcı, geride kalan kabus yaratığının hayati noktalarını delip geçmek için savruldu.

Katlettin...

Kıpırdayıp duran cesedi de yanına alarak gölgelere daldı. İki kristal yaban arısının öfkeyle obsidyen bir duvara saldırdığı bir mağarada ortaya çıktı, cesedi birinin üzerine fırlatıp diğerine saldırdı.

Katlettin.

Ve bu böyle devam etti.

Ah... Çok yoruldum...

Bu baş döndürücü hıza rağmen Sunny, güneş ufkun ardında kaybolmadan önce tüm kovanı katletmeyi başaramayacağından endişeleniyordu.

Meydanı koruyan kar figürü öldürülmeden önce Kül Alanı'nın hamlesi sona ererse ne olurdu? Kristal yaban arılarının sabah vakti yanardağdan ne kadar aceleyle kaçtığı düşünülürse... Sunny'nin öğrenmek isteyeceği türden bir şey değildi bu.

Çok geçmeden, öldürecek ikili kabus yaratığı kalmadı. Ciğerleri yanıyor, kalbi —gölge dölü formunda olduğu için her ikisi de— deli gibi çarpıyordu. Yeşim pelerin üzerinde birkaç çatlak oluşmuştu, vücudunda da birkaç çirkin kesik vardı.

Doğal olarak kanamıyordu ama sinsi soğuk teninin altına işliyor, kendisini daha da zayıf hissetmesine neden oluyordu.

Kahretsin...

Sunny kısık bir sesle homurdandı.

O sırada obsidyen engeller çoktan çökmüştü. Geriye kalan yirmiden fazla yaban arısı, davetsiz misafiri bulup yok etmek için kristal bir çığ gibi hücum etmeye hazır halde geniş bir mağarada toplanmıştı. Ancak Sunny onları bekletmedi.

Gölgelere son bir kez adım atıp mağarada belirdi. Yeşim miğferinin siperliğinin arkasından iki düzine kabus yaratığına baktı.

Yüce yaratıklardan oluşan bir sürünün gözünü ayırmadan size baka kalması, en hafif tabirle oldukça ürperticiydi.

Bana gözünü ayırmadan bakacak siz kim oluyorsunuz be yaratıklar... Neyse, boş ver. Bunun sırası değil şimdi!

Sunny sırıttı.

Bu kadarı yeterli olmalı.

Bunu dedikten sonra bir gölgeye dönüştü.

Ve o gölgeden, kabaran bir bulut gibi yükselen kül seli fışkırdı. Sarmal dalgalar halinde yayılarak kristal yaban arısı sürüsünü kuşattı.

Bir an sonra küller katılaşarak obsidyen yaban arılarına dönüştü; iki düzine yüce yaratığa karşı elliye yakın koruyucu belirdi.

Buz Kovanı'nda kalan her bir kabus yaratığı için iki tane.

Sunny, gölge dölünün devasa bedenini bırakıp kendi hızlı ve çevik formuna geri dönerek tekrar somut bir hal aldı.

Gülüşü soğuk ve acımasızdı.

Dememiş miydim? Ölüm kaçınılmazdır.

Obsidyen yaban arıları öne atıldı, kendisi de en yakındaki kabus yaratığına doğru hamle yaptı.

Çok geçmeden Buz Kovanı haritadan silindi. Kristal sakinlerinin her biri, onun büyüyen ordusunun birer neferi haline geldi.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.

OKUMA YOLCULUĞUN

Bir süredir bizimlesin.

Okuma ilerlemeni kaybetmemek, kütüphaneni oluşturmak ve farklı cihazlarda kaldığın yerden devam etmek için ücretsiz hesabını oluştur.

Hesap oluştur

Okumaya devam etmek için hesap zorunlu değildir.