BAŞLIK: Bir Hata Olarak Mordret
İçerik:
İmkansız gibi görünse de Saint gerçekten uykuya daldı. Hatta uykunun kollarına kendini bırakması sadece birkaç dakikasını, tam olarak beş dakikasını almıştı; sanki zihninin içine yerleştirilmiş bir kronometre vardı.
Sunny içten içe etkilenmişti. Kıdemli askerlerin her an, her yerde uykuya dalma yeteneği kazandığını duymuştu ama buna hiç bizzat şahit olmamıştı.
Sunny, Güney Seferi'ne katıldığında zaten bir usta olmuştu. Vaktinin çoğunu geçirdiği insanlar da uyanmış kişilerdi ve uyanmışların uykuyla aralarında karmaşık bir ilişki vardı… Özellikle de her yerde Gece Yarısı Kapıları'nın açıldığı Antarktika'da, her uykuya daldıklarında bir daha asla uyanmama riskiyle karşı karşıyaydılar.
Saint'in uyuyan siluetine bir süre baktıktan sonra başını iki yana salladı ve bir kutu çikolatalı sütü eline aldı.
"Her neyse, şu işleri bir yoluna… Vay canına. Bu neden bu kadar lezzetli? Ben ne diyordum... Ha, doğru. Önce şu belgeleri düzenleyelim."
Effie'nin topladığı malzemeleri kullanarak sunağın üzerine bir Serap Şehri haritası yaydılar ve Şeytan Dedektif'in gardırobunda gizli olan soruşturma panosunun bir benzerini hızla masanın üzerine kurdular.
Morgan bir süre panoyu inceledikten sonra kaşını kaldırdı.
"Çok fazla bilgi var… Ama hepsi nafile değil mi? Nihilist'in geride hiçbir iz bırakmadığını ben bile biliyorum."
Sunny başını salladı.
"Hayır, boşuna olmayacak. Aksine, epey işimize yarayacak. Çünkü durum değişti; önceden hiçbir ipucu olmasa bile, şimdi olacak. Sadece onları bulmamız gerekiyor."
Morgan omuz silkti.
"Pekala."
Bu sırada kurbanların fotoğraflarını inceleyen Effie, şüphe dolu bir ses tonuyla sordu:
"Yalnız anlamadığım bir şey var. Bu insanlar… Hepsi Mordret'in bedenleriydi, değil mi? Ama Serap Şehri'nde neydiler? Tıpkı bizim iki dedektif rolünü üstlenmemiz gibi, her birinin oynadığı bir rol vardı. Nihilist onları rolleri yüzünden mi öldürdü, yoksa Mordret oldukları için mi? Bu nasıl mümkün olabilir ki? Burada yeteneğine erişimi olmaması gerekirdi."
Sunny bir süre düşündü, sonra tereddütlü bir tonla yanıt verdi:
"Belki de her ikisidir."
Fotoğraflara baktı.
"Öncelikle, bu insanların Serap Şehri'nde neden birer rolleri olduğunu bildiğimi sanıyorum. İlk bakışta çok bariz değil ama üzerinde düşününce bir şeyler mantığa oturmuyor. Bunca insan nereden geliyor? Serap Şehri'nin tüm nüfusundan bahsediyorum. Ötekiler'den değil, bizzat büründükleri siluetlerden."
Effie'ye baktı. "Senin kopyan, Şeytan Dedektif'in eski ortağı, yani önceki Cinayet Masası kaptanı öldürüldüğünde aklını kaçırdığını biliyordu. Bu arada o kişi Jet'in buradaki versiyonuydu ama neden? Jet, Büyük Ayna'ya hiç girmedi. Aslına bakarsan, Dedektif Sunless ve Memur Athena biz buraya gelmeden çok önce de Serap Şehri'nde mevcuttu. Nasıl oluyor da oluyor?"
O anda Morgan söze girdi:
"Bunu açıklayabilirim. Burada birkaçtan fazla tanıdık yüz fark ettim, o yüzden ben de bu konuyu iyice tarttım. Vardığım sonuç şu; Büyük Ayna, Bastion'a ayak basmış olan herkesin yansımasını bir referans noktası… Ya da belki bir ilham kaynağı olarak kullanıyor."
Kurbanların fotoğraflarını işaret etti.
"Jet daha önce Bastion'u ziyaret etmişti, bu yüzden yansıması Serap Şehri'ne düştü. Sen de öyle, Athena da. Hatta ben de. Yani Serap Şehri'nde bizim suretimize bürünmüş Ötekiler zaten vardı."
Sunny onaylayarak başını salladı.
"Benim de şüphelendiğim buydu. İşte ilginç kısım burada başlıyor. Ya bir değil, birçok yansıması olan biri ortaya çıkarsa?"
Tıpkı Mordret gibi.
Sunny bir an sessiz kaldı, sonra kendisini işaret etti.
"Ve ikinci bir soru. Bilinci birkaç bedende birden yaşayan bir varlık Büyük Ayna'ya girerse ne olur? Ben Bastion'a sadece bir suretimi gönderdim ama ya yedisi birden Hayal Sarayı'na girseydi?"
İçini çekti.
"Ve son olarak… Serap Şehri'nde zaten kurulu bir rolü olan, hatta şehrin ekseni sayılan birinin kötü bir ikizi varsa ve o kötü ikiz aniden Büyük Ayna'ya dahil olursa ne olur?"
Sunny karanlık bir tavırla hafifçe güldü.
"Bahse girerim ki Kale Muhafızı, gerçek Mordret ile ne yapacağı konusunda en ufak bir fikre sahip değildi. Mordret… Kale Muhafızı açısından bir hata, bir sistem arızası. Bu yüzden ona bir sürü rol verdi ve sonra tüm bu insanların ortadan kaldırılmasını sağladı. İronik olan şu ki, bir rol verilmeyen tek kişi bizim Mordret'in kendisiydi… Tanrılar aşkına. Ona 'bizim' Mordret demek midemi bulandırdı."
Bir an duraksadı.
"Ona 'gerçek' Mordret demek de pek doğru olmaz çünkü hangisinin gerçek olduğunu bilmiyoruz. Öyleyse… Onlara ne diyeceğiz?"
Effie gülümseyerek elini kaldırdı.
"Biliyorum, biliyorum! Şuna ne dersiniz…"
Sunny aceleyle sözünü kesti:
"Her neyse, şimdilik onlara Mordret ve Öteki Mordret diyelim. Mesele şu ki, Mordret'e bir rol verilmedi ve bu sayede Nihilist tarafından katledilmeden hayatta kalabildi. O bir hayalet gibi; Serap Şehri'nde var olmayan, ya da en azından var olmaması gereken biri. Bir uyanış, bir sapma. Bir imkansızlık."
Morgan kaşını kaldırdı.
"Peki, bu Nihilist'i yakalamamıza nasıl yardımcı olacak?"
Sunny soruşturma haritasını işaret etti.
"Kale Muhafızı yakalayabildiği her Mordret bedenini öldürdü ama biz artık burada olduğumuz için, cinayetlere uygun bir açıklama getirmek adına hikaye yeniden yazıldı. Yani artık hem Mordret oldukları için öldürüldüler hem de rollerindeki bir şeyler onları Nihilist için biçilmiş kaftan haline getirdi."
Effie birkaç kez gözlerini kırpıştırdı.
"Yani seri katil… Hikayeye mi uyduruldu? Bunu mu demek istiyorsun?"
Sunny omuz silkti.
"Sanırım öyle. Bu yüzden şimdi Nihilist'in kim olduğunu gerçekten keşfedebiliriz. Hatta dedektiflik işi söz konusu olduğunda, elimizde oldukça güçlü bir avantaj var."
Morgan başını hafifçe yana eğdi.
"Ne avantajı?"
Sunny kıkırdamadan edemedi.
"Şey… İronik olan şu ki, dedektif olmamamız."
Soruşturma haritasını dikkatle inceleyerek ölçülü bir tonla devam etti:
"Görüyorsun ya, Serap Şehri'ndeki her şey yeni hikayeye uyması için değiştirildi. Olan bitenin gerçeği, kurbanların kimlik detayları, kanıtlar, otopsi raporları…"
Haritadan başını kaldırıp bir parmağıyla şakağına vurdu.
"Değişmeyen tek şey biziz, gerçek insanlar. İşte bu yüzden bu davayı çözmek için harika bir konumdayız."
Sunny belgelere işaret etti.
"Çünkü biz bu davayı, hikayesi değiştirilmeden önce incelemiştik. Yani samanlıkta iğne aramıza gerek yok. İpucu kırıntısı bulmak için tüm bu bilgileri didik didik etmemize gerek kalmadı."
Gülümsedi.
"Sadece bu belgelerin eski hallerine kıyasla neyin değiştiğini bulmamız yeterli. Kale Muhafızı'nın bize hangi hikayeyi anlattığını işte o zaman öğreneceğiz."
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.