"Ş-şey, bu... Dün Megumi ile Ikebukuro'daki Parco'dan..."
"Vay be, Eriri senin Parco'ya gitmen de pek alışıldık bir durum değil hani. Sen sadece özel dikim veya okul üniforması giyersin sanıyordum."
"D-dedim ya işte... Bir bakıma, ilk kez kendi seçtiğim kıyafet sayılır zaten."
"Yoo, kesin Kato'nun zevkine bırakmışsındır. Çünkü üstünde bariz bir şekilde doğal duruyor."
"Y-yakışmış mı yani...!?"
"Yakışmak ne kelime, resmen gerçek dünyadan bir güzel kız gibi olmuşsun."
"G-güzel mi... Ş-şey, yani bu demek oluyor ki..."
"Eriri?"
"Yani diyorum ki, o şey, yani!"
Benim öylesine yaptığım bir yorum üzerine, nedense Eriri üzerime atılacakmışçasına yaklaştığı an...
"Bi-bir dakika! İkiniz de şuna bir bakın!"
"Kato?"
Bugün, her zamankinin aksine havayı hiç okuyamayan Kato, adeta aramıza dalarak sözümüzü kesti.
"Me-Megumi! Tam sırasıydı, neden araya giriyorsun ki..."
"Ama, ama... Bu Izumi-chan'ın çizimi...?"
"Ne?"
"Efendim?"
Ancak bu şaşkınlık, Kato'nun bir sonraki cümlesiyle anında silinip gitti.
"Bu doujin oyununun deneme sürümü... Hiç şüphe yok, bu kesinlikle Hashima Izumi-chan'ın çizimi."
Kato'nun parmağıyla işaret ettiği ekranda, kimono giymiş bir kızın dans ettiği rüya gibi bir CG duruyordu.
Bu görselin hem tasarımı hem renk kullanımı hem de resmedilen karakterin zarafeti ve şirinliği, doujin Seviyesini açık ara aştığını belli eden bir Aura ile dolup taşıyordu.
Fakat şu an gözlerimi alamadığım yer ekranın ortası değildi.
"Izumi-chan... Neden?"
Ekranın sağ alt köşesinde küçük puntolarla yazılmış, doujin olmasına rağmen profesyonelce bir hava katan o telif hakkı ibaresindeydi gözlerim: '©rouge en rouge'...
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.