Şafak Vaktinin Tatlı Direnişi

"En baştan böyle konuşsak daha iyiymiş."

'Eee, neden ki? Yüz yüze bakarak konuşmak gayet...'

"Ama arama ücreti yazmıyor işte, böylesi daha iyi değil mi?"

Böylece, serkeş bir tavır takınan Megumi ile havadan sudan konuşurken...

Zihnim çoktan tamamen karşımda duran kızla dolup taşmaya başlamıştı bile.

'...Hey, bir dakika, yapma şunu.'

"Ha? Neyi?"

'Baksana... Deminden beri gözünü bile kırpmıyorsun.'

Megumi bu tavrımı hemen fark etmişti. Biraz utanmış bir halde yüzünü kameradan başka yöne çevirdi.

"Yok canım, o kadarcık bakmaktan bir şey olmaz."

Ama Megumi’nin bu kaçışına izin vermeyecektim.

İçimden buna yemin ettim. Mümkün olduğunca zorlamamaya çalışarak ama büyük bir azimle, onun direnişine karşı direniyordum.

'Ama bütün gece sabahladık.'

"Eee, ben de sabahladım."

'Yüzüm tuhaf görünmüyor mu?'

"Görünmüyor."

'Gözlerim şişmiş zaten...'

"Şişmemiş."

'Tomoya-kun...'

"Şişmemiş diyorum."

Çünkü o an, gerçekten de tam bir genç kız gibi görünüyordu.

'Nasıl bu hale geldi işler, hiç anlamadım...'

"Metin okuması yaptığımız için tabii ki."

'Kitap falan okuduğumuz yok ki.'

Karşımdaki o duyguları zor okunan, ifadesiz Kato değildi.

Ama son zamanlardaki o hırçın, güven veren ya da insana huzur veren Megumi de değildi.

"Sorun yok... Şu an zihnimde Meguri 15'in diyalogları fışkırıyor."

'Şey, yoksa bu bahsettiğin...'

"Aynen öyle. Bitmiş halini heyecanla bekle, tamam mı?"

'Yapma şunu ya...'

"Ah, şu anki konuşma tarzın, o uykulu halin ne kadar güzelmiş... 'Yapma şunu yaa' diye not edelim..."

'Ah, ne diye klavyeye basıp duruyorsun?'

"Yok bir şey... Sen beni boş ver de bir şeyler anlat işte Megumi."

Evet, insanı gayriihtiyari onu bir oyun karakteri yapma isteğiyle dolduracak kadar sevimli bir Meguri'ydi o.

'Ya, olmaz böyle. Bundan senaryo falan çıkmaz.'

"Çıkar, çıkar, merak etme."

Ne ara olduysa rollerimiz değişmişti.

Daha az önce karşı tarafın ağzından laf almaya çalışan Megumi'ydi.

Şimdiyse böyle yüz yüze konuşmaya başladığımızda, mızmızlık yapan taraf bendim.

'Çünkü hiç dramatik değil.'

"Ne olmuş yani?"

Hayır, muhtemelen şu anki ben, ben değildim.

Ana karakterdim.

'Üstelik bu kadar öylesine bir konuşmayla Meguri, ana karakterin farkına varmaz ki.'

"Gerçekten mi? Gerçekten hiç mi etkilenmez?"

'Ah, evet. Etkilenmez diyorum ya.'

"Ama ben, Meguri'nin böyle havadan sudan sebeplerle ana karakterden hoşlanmasını seviyorum işte."

'Off... yeter ama.'

Birazcık mutluluk, biraz kalp çarpıntısı, karşıdakine verilen değer...

Böyle ufak tefek konuşmaları biriktirip ona sırılsıklam aşık olan o ana karakterdim işte.

'Sanki şu anki Tomoya-kun pek de öyle havadan sudan şeyler söylemiyor gibi geliyor bana.'

"Öyle mi? Bence sadece saçmalıyorum."

'Hayır, çok utanç verici. Fazla gaza geldin. Hiç de öyle basit şeyler değil bunlar.'

"Ne olacak sanki, zaten erkekler konusundaki beklentin düşük değil mi? Öyleyse Megumi'nin zevkine uymayan bir ana karakter olsa da sorun çıkmaz."

'Ah, yine teorin çöktü Tomoya-kun...'

"Kes sesini be! Kararımı verdim. Şu andan itibaren Meguri 15'i yazıyorum! Megumi'nin utancından yerin dibine gireceği, saçma sapan Yanlış Anlaşılmalarla dolu, aptalca, nabza göre şerbet vermeyen ve vıcık vıcık romantizm kokan bir hikaye döşeyeceğim!"

'...Aklın başında mı senin Tomoya-kun?'

"Evet! Bana harika fikirler verdin. Tam bir tanrıçasın!"

'Ah, tamam tamam, hâlâ böyle gerçek dışı övgüler yağdırman işime gelir.'

"Karışma bana. Ne dersen de yazacağım!"

'İyi, tamam be, karışmıyorum.'

Sonuçta, tempoyu gereğinden fazla yükselttiğim için Megumi'nin o her zamanki soğukkanlı haline dönmesine sebep olmuştum. Tam da bana yakışacak bir fiyaskoydu.

Yine de, nihayet geri kazandığım yaratma şevkim artık durmak bilmiyordu.

"Her neyse, uzun süre eşlik ettiğin için teşekkürler Megumi."

'Bilmem. Teşekkür edilecek bir şey yaptığımı sanmıyorum.'

"O zaman, iyi uykular... Kapatıyorum?"

Ve Megumi...

'Hayır, bağlantıyı kesme.'

"...Neden?"

O utanç verici hallerimle dalga geçmeye başlamış olması gereken Megumi...

'Gerçekten sınıra gelip uyuyakalana kadar... Seni izleyeceğim.'

"Neyi?"

'Yazışını. Sürekli seni izleyeceğim.'

"Neden?!"

Sonunda, bir kez daha o küçük kontrataklarından birini yapmıştı.

Dokuz suları.

"........."

'.........'

"Uyudun mu?"

'Cevap verebildiğime göre uyumamışım demektir, değil mi?'

"Ş-şey, doğru..."

Ve saat on bir.

"........."

'.........'

"Bu sefer kesin uyudun, değil mi? Öyle de!"

'...Ah, pardon, biraz dalmışım.'

"Kusura bakma, ben uyandırdım..."

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.

OKUMA YOLCULUĞUN

Bir süredir bizimlesin.

Okuma ilerlemeni kaybetmemek, kütüphaneni oluşturmak ve farklı cihazlarda kaldığın yerden devam etmek için ücretsiz hesabını oluştur.

Hesap oluştur

Okumaya devam etmek için hesap zorunlu değildir.