"Çünkü insanların adını duyduğunda hatırladığı şey çok eski bir eserse, bu bir hakarettir, değil mi?
İmzan niteliğindeki işin, her zaman en son eserin olsun istersin.
Bu yüzden sürekli rakamların peşinden koşuyorum. Yeni sığınaklar arıyorum. Ama eskilerini de asla terk etmiyorum. Giderek daha geniş, daha büyük olacağım...
Geçmişteki başarılar umurumda değil. Gelecekteki başarısızlıklar da öyle.
Bugün ne yapacağımı düşünmekten başka şeye vaktim yok."
Onda zaten en başından beri tembellikten eser yoktu, şehveti ise bir yerlerde unutmuştu.
"Her zaman en büyük payı hedefliyorum. Devlerin arasındayım. En uç noktadayım.
Hakkımda konuşuluyor. El üstünde tutuluyorum. Bir statü sembolü oluyorum.
Adımı bilmeyen tek bir insan bile kalmayacak. Ölene dek sürecek hedefim bu işte.
Bunun bir varış noktası yok. Hedef sürekli değişiyor ve daha da yükseliyor.
Bu yüzden yerimde saymaya vaktim yok.
Çünkü öyle yaparsam kimse beni pofpoflamaz, değil mi?"
İşte böyle biri o; gelmiş geçmiş en yüksek zirveyi hedefleyen, hem bir canavar hem de tam bir dünyalık.
"Pekala, işte bu yüzden yeni eserini merakla bekliyorum. Hadi bakalım, beni kendine haset ettir."
"...O zaman Kış Comiket'inde standımıza gelin lütfen. Her ihtimale karşı sizin için bir tane ayıracağım."
"Tabii ki. Yine oyunu ilk bitiren ben olacağım ve ilk yorumu yapmaya yine ben geleceğim."
"Öyle olsa bile, bu sefer başlarda atlamadan düzgünce oyna olur mu? Biz o oyunu, ilk oynanışta en yüksek duyguyu verecek şekilde ayarlıyoruz sonuçta."
Benim bu mağlubiyeti kabullenemeyen birinin serzenişini andıran lafıma karşılık...
"...Haklısın, dediğin gibi olsun. Kusura bakma."
Kosaka Akane, ilk kez kendi hatasını kabul edip özür diledi.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.