—Zihninin derin, çok derin bir karanlıkta olduğunu fark etti.
Genişleyen, sonsuz karanlığın içinde dünyaya ölü bilinci, bir değişim arayışıyla gözlerini dikti. Bu zifiri karanlık son dünyasının ne kadar süreceğini merak ediyordu. Sanki dünyanın erişiminden tamamen uzak, kilitli kalmış gibi hissediyordu.
Burası neresi? Ben burada ne yapıyorum?
Bu tür sorular sorması tuhaftı. Her şeyden önce, bu şekilde düşünenin kim olduğunu bile anlamıyordu.
Boşlukta asılı duran tek şey zihniydi; onu destekleyecek ya da düşüncelerini barındıracak bir bedeni yoktu.
Ayakta duruyordu, ayakları yere basıyordu. Ama ayaklarının altında sandığı şey, görüşünü kaplayan karanlıkla birleştiği için bastığı yer belirsizdi.
—Ansızın, karanlıktan ibaret o engin dünyada bir değişim oldu.
Bir gölge bükülüp yayıldı, hiçlikte bir çatlak belirdi. Sessizce, uzaydaki bu yırtık sonsuz karanlık dünyasını yararak, o boşluğun içini başka bir boşluğa bağladı.
Bu anlık anormalliğin hemen ardından, genişleyen çatlaktan yalnız bir insan silueti çıktı.
“—”
O figürün bir kadın olduğunu sandı.
Onu tanıdığı an, kelimelere sığdıramadığı duygular zihnini bir anda sardı.
İçinde şiddetli, patlayıcı duygular kabardı. O figüre koşmak, ince bedenini kucaklamak, dudaklarını ensesine götürüp kendisi olduğunu ona hissettirmek istiyordu.
Yine de, ona koşacak bacakları, onu kucaklayacak kolları, onu öpecek ve var olduğunu kanıtlayacak dudakları yoktu.
Kahır içinde ağlamak istese de, bu duyguların neden ortaya çıktığını anlamıyordu.
Bilmiyordu. Anlamıyordu. Hiçbir şeyi kavrayamıyordu.
Ama figür, nasıl hissettiğini anlamış gibiydi; yavaşça kollarını uzatarak, değişmeyen mesafeyi bir şekilde kendi kendine kapattı. O iki el, onu sıkıca kucaklayacak kadar nazikçe yaklaştı.
Parmak uçları ona dokunduğunda, içine büyük bir mutluluk aktı; sanki sevinç bedeninin her hücresinden fışkırıyor, bilincinin her köşesini dolduruyordu.
Ve sonra dedi ki…
“—Seni seviyorum.”
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.