Emilia ve Echidna ormanın derinliklerine doğru ilerlerken, sanki görünmez bir güç Emilia'nın adımlarını yönlendiriyordu. Garip bir şekilde, kaybolmuş hissetmiyordu. Nedense, nereye gitmesi gerektiğini biliyor, kesin bir duyuyla ilerliyordu. Dünyadan kopuk olmanın avantajını kullanarak, sık bir çalılık yığını olarak tanımlanabilecek berbat bir yoldan dosdoğru geçti.
Çamurlu zemin, sıkışık, devasa ağaçlar... Tüm bu engelleri aştıktan sonra Emilia, bembeyaz bir manzarayla karşılaştı.
Kar değildi bu; burada ağaçlar, yapraklarından dallarına, köklerine dek bembeyazdı.
Kutsal orman da elf yerleşimi de sayısız küçük ruh tarafından korunuyordu; yine de, Büyük Elior Ormanı'nın içinde bile, burayı saran anormal hava göze çarpıyordu. Ulu, kutsal, dünyanın yasalarından muaf bir yerdi. Ve bu alanın tam merkezinde ise—
—Bir kapı. Gerçekten de tuhaf bir manzaraydı bu.
Bembeyaz ağaçlarla çevrili bu alanın tam ortasında, ormanın geri kalanından ayrı duran bir kapı yükseliyordu. Kapının dış görünüşünde tuhaf bir şey yoktu; asıl tuhaf olan, duruşuydu.
Çift kanatlı kapı, bu alanın tam ortasında, tek başına duruyordu. Bir kapı olmasına rağmen hiçbir binaya bağlı değildi, arkasından dolanılsa bile görünüşü değişmiyordu.
“İşte mühür bu.”
Echidna sorgulayıcı bir ifadeyle kapıya gözlerini dikerken, Emilia ona konuştu.
Mühür... Büyük Elior Ormanı'nın derinliklerinde gizli olan kutsal sır buydu. Fortuna ve yerleşimin sakinleri onu koruyor, Geuse ise güvenliğini kontrol etmeyi asla unutmuyordu. Emilia'nın anılarında da, mevcut anılarından yeniden yaratılan dünyada da aynıydı. Hiçbir hata yoktu.
Hiçbir yere bağlı olmayan bir kapı, açmanın bir yolu olmayan bir kapı, mühür diye anılan bir kapıydı bu—
“Ama eğer mühür buysa, peki ya…?”
“—Görünüşe göre cevap geldi.”
Mide bulantısı dalgasıyla sarsılan Emilia, elini alnına götürdü. Eski yaraları kemirircesine, içinden daha fazla anı sızıyordu. Echidna, Emilia'nın arkasında dururken usulca içini çekti.
Emilia arkasını döndü. Önünde, soluk, fosforlu bir parıltı nazlı nazlı süzülüyordu ve onun ötesinde—
“Mühür bu mu?”
Kapıya gözlerini dikmiş, masum bir yüzle başını yana eğen küçük benliğini gördü.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.