Bunlar İroha-chan'ın oyunculuk yeteneği miydi? Yoksa hepsi gerçek miydi?
İroha-chan? Konuşan başrol kadın mıydı, yoksa sen mi?
Göğsümün sıkıştığını hissettim. Okul değiştirdiğimde edindiğim ilk arkadaşımdı İroha-chan. Aki ise beni reddetmesine rağmen vazgeçmeyeceğimi haykıracak kadar çok sevdiğim adamdı. Onun ne hissettiğini bilmiyordum. Tiyatro oyunu boyunca bile İroha-chan'a karşı gerçekte ne hissettiğine dair tek bir ipucu yakalayamamıştım.
İroha-chan'ın sesindeki o anlık mutluluk, hislerini fazlasıyla ele veriyordu. Aki ile sonsuza dek mutlu yaşama düşüncesi bile içini tarifsiz bir huzurla dolduruyordu. O benim arkadaşımdı. O mutluysa ben de mutlu olmalıydım. Ama aynı zamanda, bu mutluluğun kaynağının Aki olduğu düşüncesi midemi bulandırmaya yetiyordu.
Onun adına sevinmeli miydim, yoksa kendi halime acımalı mı?
Oyun bitti. İroha-chan ile Aki el ele tutuşup ayakta alkışlayan seyircileri selamladı. Tezahüratlar ve alkışlar salonu inletiyordu ama kulağıma tek bir ses bile gelmiyordu.
OZ: Harikaydılar, değil mi? İroha'nın bu kadar yetenekli olduğunu hiç bilmiyordum!
Otoi: Evet, fena değildi.
OZ: Oyunculuğunu biliyordun, değil mi? Çeneni kapalı tutmayı iyi becermişsin.
Otoi: Kızdın mı?
OZ: No, minnettarım. Aki ile İroha'yı birbirine yakınlaştırdın.
Otoi: tmm.
OZ: İroha'nın onu ne kadar sevdiği yüzünden okunuyordu. Yani ben anladım ama bahse girerim Aki fark etmemiştir.
Otoi: Kız onu kamyonla ezse bile Aki'nin ruhu duymaz.
OZ: Belki de onları bir odaya kapatıp öpüşene kadar çıkmalarına izin vermemeliyiz.
Otoi: ahaha
OZ: Gerçek hayatta zor olabilir tabii. Ama belki bir tür program geliştirebilirim...
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.