Ara Söz: Iroha’nın Hisleri

Ortalığın fazla sessiz olmasından nefret ederim. Ölüm sessizliğinden ise kelimenin tam anlamıyla tiksinirim.

Tepemden aşağı süzülen duş suyunun sesine bayılırım. Yağmurluğun üzerinden akan sular gibi acayip huzur verir.

Çıplak bedenim aynaya yansıyordu. Neredeyse kusursuz bir simetriye sahiptim. Doğuştan gelen bir güzellikle kutsanmıştım, hatlarım tüm erkeklerin gözlerini üzerime çekecek kadar belirgindi. Tabii ki tüm bunları tamamen tarafsız bir gözle söylüyordum.

Yüzümün duruşunu da beğeniyordum. Gözlerimin şekli güzeldi, burnum düzgündü ve dudaklarım dolgundu. Birisi çıkıp da el yapımı bir oyuncak bebeğe benzediğimi söylese, bu kızın buna hiç mi hiç itirazı olmazdı! Üstelik makyajsız halim böyleydi. Tüm Japonya’daki en güzel ilk on kız arasına girsem hiç şaşırmazdım.

Gerçekten böyle düşündüğümü hayal etsenize, haha!

En azından ben sevimliydim, abim de yakışıklıydı. Anne ve babamın bu kadar güzel bir çocuk çifti dünyaya getirmek için özel insanlar olması gerekirdi ama bizi televizyondan veya şöhret dünyasından uzak tutmak için ellerinden geleni yapmışlardı. Bu durum bana geçmişte o dünyalara adım attıklarını ve kötü tecrübeler yaşadıklarını düşündürüyordu.

Gülmeyin ama aslında oldukça sezgisel biriyimdir ve bu tarz şeyleri hemen kaparım! Okulda ve ailemin yanında öğretmenlerin gözdesi rolünü bu kadar iyi oynamamın sebebi de bu. Çok geçmeden sadece Senpai’ın yanındayken kendim olabileceğimi öğrendim. Ortama ayak uydurmak için kasmama gerek kalmıyordu. Ona istediğim gibi takılabiliyordum.

Bu rahatlığı suistimal etmeye başladım ve bu yüzden gerçekten kötü hissediyorum.

Ama suç ondaydı.

İlkokulun ilk yıllarından beri telefonumdan gizlice anime izlerdim. Televizyon izlememe izin verilmediği için hep kafamdan bir şeyler uydurur, farklı ses tonları deneyerek kendi kendime canlandırırdım. Bu sesleri çıkarmakta giderek ustalaştığımı fark ettiğimde içimi kaplayan o sıcak heyecanı hâlâ hatırlıyorum.

Profesyonel bir seslendirme sanatçısı olmak istiyordum ama annemin buna karşı çıkacağını bildiğim için kendimi hep geri çektim. Fakat sonra o bana elini uzattı.

Başkalarının ne düşündüğünü kafana takma. Şu kısacık hayatındaki tek hayalini başkaları için çöpe atmak aptallık olur.

Bana dünyanın olasılıklarla dolu olduğunu gösterdi.

O günden beri ondan hoşlanıyorum.

Yanında tetikte olmak zorunda kalmadığım ilk kişi oydu. Eğer beni sinir bozucu buluyorsa, bu ondan ne kadar hoşlandığımı fark edememesinin cezasıydı. En azından kendime söylediğim acınası bahane buydu.

Aklıma gelmişken söyleyeyim. Bu sefer kendisi sinir bozucu davranıyordu.

Benimle alışverişe gelmemi istemişti. Bunun kesinlikle bir randevu olduğundan emindim! Ama sonra kalkıp diğerlerini de davet etmek istediğini söyledi!

Ondan daha fazlasını beklememeliydim zaten. Davetinin beni bu kadar aptalca heyecanlandırmasından da nefret ediyordum. Normalde akşama bıraktığım duşumu bile bu sabah almıştım!

Her ihtimale karşı dikkatli olmam gerektiğini biliyordum. Ozuma ve Sumire-chan-sensei’in Senpai’ın davetini reddedeceğinden emindim. Ozuma akıllılık ettiğini sandığı için, Sumire-chan-sensei ise zaten hafta içi öğrencilerle uğraşmaktan bıktığı ve hafta sonu da onlara katlanmak istemediği için gelmeyecekti. Onlar reddederdi ama o reddetmezdi.

En güçlü rakibim. Senpai ile sahte bir ilişki yaşayan kız. Benden büyüktü. Onunla aynı sınıftaydı. Sadece arkadaşının kız kardeşi değildi. Ondan çok daha yakınındaydı.

En başından beri benden çok daha avantajlı bir konumdaydı! İster kadın sezgisi deyin ister başka bir şey, daveti kabul edeceğini biliyordum. Mashiro-senpai’ın da Senpai’dan hoşlandığını biliyordum.

Daha da kötüsü, acayip sevimliydi! Saatlerce duş alabilirdim, saçımla uzun uzun uğraşabilirdim ve hatta dünyanın en pahalı parfümünü sıkabilirdim ama yine de onun karşısında şansım olmayabilirdi.

Bugün dikkatli olmalıydım.

Katımıza yeni taşınan komşumuz olarak onu hoş karşılamıştım. Ancak iş Senpai’a geldiğinde durum değişirdi. Senpai artık benim sinir bozucu tavırlarımın hedefi olmayacaktı. Bugün her şeyimi Mashiro-senpai için saklıyordum.

Onu benden çalmene izin vermeyeceğim!

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.