Kuduz Köpeğin Eski Diyarı

Kılıç Tapınağı'na nihayet vardığımda, sanki bir ömür geçmişti. Sonsuza dek karla kaplı, dondurucu soğuk bir yerdi burası. Kuzey Toprakları'nı oluşturan o uçsuz bucaksız arazinin ortasında bile, eşsiz bir konuma sahipti.

Herhangi bir gezginin ilk izlenimine göre, burası sıradan bir kasabaydı: taş evler, bacalarından tüten duman sütunları ve ateşte pişen akşam yemeklerinin davetkar kokusu havayı dolduruyordu. İnsanlar, sıfırın altındaki sıcaklıklardan işlerini yaparken bile titremelerine rağmen, sımsıkı giyinmişlerdi. Kuzeyde bu tür manzaralar olağandı.

Küçük kasabayı geride bıraktıktan sonra ancak kılıç eğitim salonunu keşfedebilirdi insan. Arazisi, Asura Krallığı'ndaki herhangi bir yerinkinden daha genişti. Buradan, tahta kılıçların birbirine çarpma sesleri durmaksızın yankılanırdı. Kılıç Tanrısı Stili'nin önde gelen öğrencilerinin sanatlarını pratik etmek için toplandığı yer burasıydı ve adını Kılıç Tapınağı olarak kazanmasını sağlayan da tam olarak buydu.

Dünyanın dört bir yanından kılıç ustaları, buraya ulaşmak için uzun yollar kat ederdi. Sonunda, yorgun ayaklarını hedeflerine doğru son az adımı sürüklediklerinde, şüphesiz içlerinden şöyle geçirirlerdi: "Ah… Nihayet. Vardım." Bu salonlardaki uzun çıraklıklarını tamamladıklarında ise, tam da şu an benim baktığım manzaraya dönüp kendilerine şöyle düşünürlerdi: "Ve şimdi gerçek yolculuğum başlıyor."


—MACERACI KANLI KANT'IN DÜNYAYI DOLAŞMAK ADLI ESERİNDEN ALINTI


Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.