Yozuru Kagenui'nin asla yolda yürümediğini söylediğimde, bunu ne mecazi anlamda ne de empresyonist, yüksek perdeden bir ifade olarak dile getiriyorum. Kelimenin tam anlamıyla ayaklarını toprağa basmıyor; hayatının her gününü bu kısıtlamanın gölgesinde yaşıyor.
Dışarıdan bakınca kulağa çocuk oyunu gibi geliyor olabilir.
Sanki tek kişilik bir "yerler lav" oyunu oynarmışçasına yaşıyor, ilerliyor. Toprak sanki bir okyanus ya da uçurummuş gibi davranıyor; sadece merdiven basamakları veya beton duvarlar gibi yükseltilmiş yerlere basıyor. Onunla ilk karşılaştığımda bir posta kutusunun üzerinde dikiliyordu.
Bunu yapan bir ilkokul öğrencisi olsa oyun denebilirdi belki ama karşımızdaki koca bir kadın olunca durum feci şekilde tuhaf kaçıyor. Kaldı ki ilkokul çocukları hafif oldukları için bu tür oyunları kolayca oynayabilirler, bir yetişkin içinse bu durum aslında oldukça zordur. Şimdi artık onun fiziksel kabiliyetlerinin ne denli muazzam olduğunu anlatmama gerek yoktur sanırım; hatta bazen bu yeteneğin, sergilediği tuhaflığın her gün ona sağladığı bir tür kondisyonun sonucu olup olmadığını merak ediyorum.
Yine de ne kadar süslerseniz süsleyin, tuhaflık tuhaflıktır. Üzerine konuşulmayacak kadar aykırı bir durum olduğundan, kendisine bunu hiçbir zaman doğrudan sormadım.
Ancak aramızdaki konuşmalardan ve malum origami meraklısından kapabildiğim kadarıyla, bu durumun arkasında gerçek bir sebep yatıyor gibi. En azından bunu sadece fiziksel antrenman olsun diye ya da eğlencesine yapmadığı ortada.
Elbette bir sebebi olsa bile, gerçek bir tutku olmadan kimsenin böyle bir kuralı sürdürebileceğini sanmıyorum.
Onun bir düşmanı olarak söylüyorum bunu.
Ya da onunla kafa kafaya çarpışmış, o kural gibi dümdüz edilip geçilmiş biri olarak... Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; ondan daha korkunç kimse yok.
Aralarında Oshino'nun da bulunduğu kendi alanında uzman pek çok kişiyle tanıştım ama Yozuru Kagenui hepsinden daha ürkütücü.
Ondan ödüm kopuyor.
Bir gulyabaniden çok daha korkunç.
Bir iblisten çok daha güçlü.
Gulyabanileri pataklayarak defeden bir onmyoji, muhtemelen gulyabaninin kendisinden bile daha nadir bir türdür. Öte yandan, tam da böyle biri olduğu için davranış ilkeleri bu kadar net ve anlaşılır, aynı zamanda da bir o kadar kural dışı.
Yolda asla yürümemesindeki o rastlantısallık, belki de bu kural tanımazlığının bir sembolüdür.
Şimdi aklıma geldi de, bir keresinde bana özellikle ölümsüz gulyabaniler üzerinde uzmanlaştığını, çünkü "onlara karşı aşırıya kaçmak diye bir şeyin olmadığını" söylemişti. Ama acaba bu sözleri olduğu gibi kabul edebilir miyim?
Yöntemleri Oshino ya da Kaiki'ninkinden daha anlaşılır olsa da, tüm bu grubun içindeki en antisosyal, en uyumsuz kişi o. Bir gulyabanininkinden daha koyu bir karanlıkta yaşayan bu insana sormak istediğim bir şey var.
Yollarda yürümeyen o kadına...
Ona "Yol nedir?" diye sormak istiyorum.
Eminim şöyle cevap verirdi:
"Yürümeye yarayan tek yer yollar değildir evlat."
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.