"Aman be. Beni daha, ne bileyim, heyecan verici şekilde cezalandırıp darlasaydın belki oyununa alet olabilirdim."
"Hadi oradan, işlerin o noktaya varacağını anladığında sen de en az benim kadar geri bastın."
Darkness’la yeterince dalga geçip tatmin olduktan sonra, onunla kasabada küçük bir gezintiye çıktık.
"Yalnız, o hizmetçi kıyafeti sana bayağı yakışmıştı. Arada sırada öyle dantelli şeyleri daha sık giymelisin."
Darkness kasabanın içinde hizmetçi üniformasıyla dolaşmamak için az önce adeta yalvarmıştı, ben de acıyıp eski kıyafetlerini giymesine izin vermiştim.
"...Sevimli kıyafetlerin bana hiç yakışmadığını herkesten iyi biliyorum. Yarın ev işlerini kendi elbiselerimle yapmama izin ver, lütfen..."
"Kesinlikle olmaz."
Darkness boynunu büküp kederle başını öne eğdi ama yüzünde neden hafiften mutlu bir ifade vardı ki? Konuşa konuşa sonunda gözüme kestirdiğim dükkânın önüne geldik.
"Tak tak! Kimse var mı?"
"Ah, Kazuma Bey, hoş geldiniz! Biz de tam tasarladığınız çakmakları raflara diziyorduk."
Wiz’in dükkânına gelmiştik. Bugün, Japonya’daki kullanışlı eşya çeşitlerini satmaya başlayacağı gündü. İçeride Megumin’i icatlarımdan bazılarını merakla incelerken, Aqua’yı ise kendisine ikram edilen şekeri sessizce emerken bulduk. Dükkânın en nevi şahsına münhasır elemanı ise ortalıklarda görünmüyordu.
İçeri girdiğimi gören Megumin, elimdeki gazlı çakmağı fark edip beni yanına çağırdı.
"Kazuma! Kazuma! Çabuk! Şu sihirli eşyanın ne işe yaradığını bana da göster!"
"Sana kaç kere söyleyeceğim, bu büyü falan değil. Sadece benim memleketten pratik bir pratik alet. Al, bak."
Çakmağı alıp çaktım.
"Ooo!!"
Megumin, Darkness ve Wiz, çakmağın ucunda beliren aleve gözlerini dikip bakakaldılar.
"B-bu harika bir şey! Tıpkı 'Tutuştur' büyüsü gibi! Bu kesin kapış kapış satılır Kazuma Bey!" Wiz sevincinden havalara uçuyordu.
"Bu kadar basit bir şey için mükemmel işçilik. Büyü olmadığına inanmak gerçekten çok zor. Düzgün bakılırsa uzun süre kullanılabilir gibi duruyor." Megumin büyülenmiş gibi çakmağı eline aldı, evirip çevirerek birkaç farklı açıdan inceledi.
"Ben de bir tane istiyorum," dedi Darkness. "Hava nemliyken çakmak taşını kullanmak tam bir eziyet. Ateş yakmak saatler alıyor, üstelik yanındaki çırayı ıslatmamak için akla karayı seçiyorsun. Bu zımbırtı bütün dertleri çözüyor. Wiz, Kazuma, ben bir tane alıyorum. Borcum ne kadar?" diyerek cüzdanına davrandı.
Wiz gülümsedi. "Aaa, parayı hiç dert etmeyin. Fikir Kazuma Bey’den çıktı, üretimi biz yaptık, üstelik hepinizin bu ürünlerin geliştirilmesinde emeği var. Gönlünüzden ne geçiyorsa alın."
Darkness sırıtarak çakmaklardan birini kaptı. Aqua ise bir yandan şekerini kıtır kıtır çiğnerken, bir yandan da onları izliyordu. Sonra burnundan soluyup alaycı bir kahkaha attı. "Sizi gidi ilkel mahluklar! Altı üstü küçük bir çakmak için düştüğünüz hale bak. Çocuk oyuncağı lan bu! Ne idüğü belirsiz barbarlarla muhatap olunca böyle oluyor demek ki..."
Wiz ve diğerlerine tepeden bakıp dudak bükse de, çaktırmadan elini çakmaklardan birine doğru uzattı...
Elinin üstüne sertçe vurdum.
"......... Ne var? Ne vuruyorsun Kazuma, bıraksana ben de bir şey seçeyim!"
"Yağma yok. Eşya istiyorsan sökül bakalım paraları. Sen ticareti ne zannediyorsun?"
Bu sözüm üzerine Aqua üzerime atıldı.
"Ne?! Neyin var senin?! Neden bana her zaman böyle kötü davranıyorsun?! Wiz 'herkes bir şey alabilir' dedi işte! Darkness ile Megumin seçti, ben niye seçemiyorum? Ben bu partinin üyesi değil miyim?!"
"İnsanlarla dalga geçmeseydin ben de mesele çıkarmazdım zaten. Hem senin bu süreçte ne gibi bir katkın oldu ki? Wiz dükkânı işletiyor, orası kesin. Megumin Kızıl Büyü Klanı’nın sihirli eşyaları nasıl yaptığını gösterdi. Darkness da tanıdığı bazı toptancılarla beni tanıştırdı. Peki sen bu sırada ne yapıyordun? Evde yatıp yayılarak yiyip içip uyuyordun! Çorbada senin de mi tuzun olsun istiyorsun? Git de dükkâna birkaç müşteri bul o zaman!"
Aqua’nın gözleri anında yaşlarla doldu. Dükkândan dışarı doğru kaçarken bağırmaya başladı:
"Üühühü! İşe yaramaz Kazuma! Geçen gün kirli çamaşırlarımı kokladığını gördüğümü kimseye söylemeyecektim bile!"
"D-dur bir dakika, ben öyle bir şey yapmadım! Kafandan şeytani senaryolar uydurma! Buraya gel! ...Yemin ederim! Ben asla— Megumin, Darkness, bana öyle bakmayın— W-Wiz, sen de mi?! Doğru değil o!"
Aqua’nın patlattığı bu bomba yüzünden oluşan yanlış anlaşılmayı çaresizce düzeltmeye çalışırken, olayın faili kafasını dükkânın kapısından içeri uzattı.
"...Yani buraya bir sürü insan getirirsem, ben de bir eşya seçebilecek miyim?"
"İyi tamam! Yeter ki şu üçüne az önceki şeyin şaka olduğunu söyle!"
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.