Şömineden yayılan tatlı sıcaklık, sadece bakarken bile insanın ruhunu ısıtmaya yetiyordu.
Kürklü sabahlığıma sarınmış, kanepede keyif çatıyor, ateşi seyrediyordum.
Gözlerimi alevlerden ayırmadığım sırada, zarif bir el bana doğru bir çay bardağı uzattı.
“En kalitelisinden bir siyah çay demledim senin için, dostum Kazuma,” dedi Aqua. Bardağı elinden alırken o da hemen yanıma süzüldü.
Çaydan bir yudum aldım.
“Bu sadece sıcak su.”
“Aman tanrım. Ne kadar da sakarlık etmişim. Kusura bakma, sevgili Kazuma.”
“Önemli değil. Bir dahaki sefere daha dikkatli olursun. Teşekkürler Aqua, bu da yeter.”
Aqua’nın, istese de istemese de dokunduğu her sıvıyı doğası gereği arıttığını anımsadım. Çayı hazırlarken muhtemeguıl farkında olmadan onu normal suya dönüştürmüştü.
Yine de keyfimi bozacak kadar enerjim yoktu, fazlasıyla rahattım.
Sıcak su içimi tatlı tatlı ısıttı.
Ah. Sonunda huzur ve sessizlik.
Cebinde parası olan bir insan için hayat ne kadar da güzel, ne kadar da zahmetsizdi.
“Goblinler Bile Sosyete Ağzı Konuşabilir!” adlı kitabı pürdikkat okuyan Aqua’ya bakıp gülümsedim.
Aqua’nın getirdiği ikinci bardaktan bir yudum daha aldım.
Yine sıcak suydu. Neyse, ne yapalım. Böyle ufak bir detayın keyfimi kaçırmasına izin verecek değildim.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.