Sonsöz

Vaaaaaay! Üçüncü cilt çıktııııı!

İyisiyle kötüsüyle, nihayet üçüncü cildimiz de raflardaki yerini aldı…

Buralara kadar gelmişken, bazı şeyler gözüme çok daha gerçek görünmeye başladı sanki.

Sürekli "Aaa, demek hepsi bir rüyaymış…" diyerek uyanacağımı sanıp duruyorum. Her şeyi kafamda uyduruyorum diye o kadar endişelendim ki birinci ve ikinci cildin birer kopyasını yastığımın altına koydum. Bu gidişle yakında gerçek bir yastığa ihtiyacım kalmayacak zaten.

Hatta ben daha ne olduğunu anlayamadan yurt dışında çevirileri bile yayımlandı. Kitap şimdiden birkaç farklı dile çevrildi ve satışa sunuldu bile.

O çeviriler nasıl oldu acaba, çok merak ediyorum. Sonuçta bir sürü garip kelime ve tuhaf tabir kullanıyorum.

Açıkçası kendi yazdığım Japonca bile zaman zaman bana pek mantıklı gelmiyor. Umarım metinlerimi çevirmek zorunda kalan insanlara çok fazla zorluk çıkarmıyorumdur.

Tamam, anladım, anladım. Artık daha düzgün bir Japonca kullanmaya başlasam iyi olacak.

Anladım anlamasına da… Pek yapasım yok açıkçası. Sadece duyduklarımı dile getiriyorum, o kadar.

Geniş zaman: Geçenlerde bir kitapçıya uğradım. Maksat, benim kitaplar rafta daha çok göze çarpsın diye hepsini şöyle birer santim öne çekerek dükkana bir iyilik yapmaktı. Oraya vardığımda, dükkanda dikilmiş Konosuba’nın birinci cildini okuyan birini gördüm.

Olayların bu beklenmedik gelişimi karşısında neye uğradığımı şaşırmış bir halde kalakalmışken, o kişi kitabı alıp kasaya doğru ilerledi. Ben de kendimi tutamayıp arkasından hafifçe minnetle eğildim.

Birinin benim kitabımı satın aldığına gözlerimle şahit oldum ya… Hâlâ tüylerim diken diken oluyor.

Bilirsiniz, Japonya'da ayak tabanını birine doğru uzatmak büyük saygısızlıktır. Ülkenin dört bir yanında okuyucularım olduğunu düşününce, gece uyuduğumda ayaklarımın kaçınılmaz olarak birilerine doğru uzandığını fark ettim. O yüzden bu geceden itibaren artık ayakta uyuyacağım.

…Yok canım, vazgeçtim. Üzgünüm, öyle şey mi olur. İmkânı yok.

Neyse, bu kadar geyik yeter. Biraz da kitaptan konuşalım.

Üçüncü ciltte herkesin favorisi olan o hükümet savcısını hikâyeye dahil ettik. Kendisini gelecekte çok daha fazla göreceğinizi şimdiden müjdeleyebilirim.

Şahsen, Kazuma’yla kurduğu yakınlık yüzünden mesleki kariyerinden büsbütün sapmasını ve ardından yoldan çıkmış bir hayat sürmesini falan planlıyorum. Ya da belki de öyle bir şey yapmam, kimbilir.

Bizim ana karakterlerin çıkardığı her türlü pisliği temizlemek zorunda kalırsa onun adına gerçekten üzülürüm ama.

Şimdi fark ettim de, bu hikâyedeki bütün karakterler bir şekilde içler acısı durumda sanırım.

Hayır, olamaz! Eminim hikâyenin sonunda hepsi…!

Her neyse, sonuna kadar ilginizi canlı tutmak için elimden gelenin en iyisini yapacağım.

Geçen kitapta da bahsettiğim gibi, Megumin’i konu alan bir yan seri şu anda Sneaker Bunko'nun ana sayfasında tefrika ediliyor. Lütfen göz atmaktan çekinmeyin! Bir de anket doldurursanız, bu yazarınızı inanılmaz mutlu edersiniz.

Her zaman olduğu gibi, bu cildin de tamamlanması için pek çok kişinin desteğine ihtiyacım oldu.

Dürüst olmak gerekirse, artık daha az yazım hatası ve dil bilgisi potu kırmak istiyorum.

Çok özür dilerim. Söz veriyorum, bir dahakine daha dikkatli olacağım.

Sevgili Mishima Kurone, harika çizimlerinle bir cildimize daha hayat verdiğin için çok teşekkür ederim.

Editörlük departmanındaki herkese ve kitabın yapımında emeği geçen tüm ekibe sonsuz teşekkürler. Üçüncü cilt raflara ulaştıysa, tamamen sizin sayenizdedir. Gerçekten bak.

Belki de bir yazar olarak zaman zaman daha az sorun çıkarmayı öğrenmeliyim. Editörüme kalp krizi geçirtmeden önce biraz büyümeme ihtiyaç var sanırım.

…Denedim sayılır.

……Yani, denemeye çalışacağım en azından.

Bu arada, dördüncü cilt biraz erken çıkacak gibi görünüyor.

Ah, ne kadar da minnettarım…!

Tüm gücümle yazmaya devam edeceğim, bu yüzden dördüncü kitabı da kütüphanenize katmayı düşünürseniz beni çok mutlu edersiniz.

"Bu kitabı aldığım dönemde kendime bir kız arkadaş buldum."

"Laf olsun diye bu kitapla birlikte on tane piyango bileti aldım. Üç yüz yen kazandım!"

"Bu kitabın birkaç kopyasını birbirine dikip çelik yelek niyetine kullandım. Beni savaş meydanından sağ salim evime getirdi."

Şu ana kadar… buna benzer pek müşteri yorumu… almadım.

Yine de kitabı okurken birkaç dakikalığına bile olsa keyif aldıysanız, ben fazlasıyla mutlu olurum.

O halde, bu cildin hazırlanmasında ter döken herkese ve sayfalarını çeviren siz değerli okurlarımıza en derin teşekkürlerimi sunarım!

Natsume Akatsuki

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.