Yanımda duran Darkness, her an saldırmaya hazır bir şekilde kılıcını havada tutuyordu. Bense Vanir'in ne söyleyeceğini duymak için zindanın zeminine öylece oturdum.
Her ne kadar kendime İblis Kral'ın generallerinden biri desem de, aslında oldukça hayta biriyimdir. Ekselanslarının ricası üzerine, sadece şatosunun etrafındaki büyülü bariyeri korumaya yardım ediyorum. İnsanlar arasında daha çok İblis olarak bilinirim. Biz İblisler için en değerli lezzet, siz insanların yaydığı ve sizin hiç hoşlanmadığınız o negatif duygulardır. En çok yemeyi sevdiğimiz şeyin kaynağı sizlersiniz, bu yüzden sizi yok etmek veya size zarar vermek tamamen aptallık olurdu. Hatta ne zaman bir insan doğsa sevinçten dans ederiz.
Ş-Şey... Öyle mi? Ama küçük bir kriz de bu düşmanlığı beslemeye yardımcı olmaz mı? Yani, barış içinde yaşarsak o kadar da çok kötü niyet üretmeyiz, değil mi?
Vanir şu an için düşmanca görünmüyordu ama İblis Kral'ın bir generaliyle tek başımıza başa çıkmamız imkansızdı. Şu anda savaşmaktansa konuşmak çok daha iyi bir seçenekti.
Yine de sadece İblis Kral'ın şatosundaki ruh bariyerini korumaya yardım ettiğini iddia ediyordu. Wiz'in de güya yaptığı şey bu değil miydi?
Hâlâ yerde bağdaş kurmuş oturan Vanir, bir yandan konuşurken bir yandan da parmaklarını ustalıkla oynatarak bir oyuncak bebek için maske şekillendiriyordu.
Bizim negatif duygu dediklerimiz aslında çok geniş bir yelpazeyi kapsar. Ve her İblis'in kendine has zevkleri vardır. Kimisi insanların korku ve çaresizliğinden keyif alır. Kimisiyse akılalmaz derecede güzel kadınların kılığına girip erkekleri kendilerine aşık eder, sonra da gerçek kimliklerini açıklayıp döktükleri o acı gözyaşlarının tadını çıkarır.
Senden kurtulmanın gayet mantıklı olacağını düşünmeye başlıyorum. Karşımdaki can sıkıcı, maskeli canavara şüpheyle baktım.
Anlaşılan İblis Kral, Beldia'yı yenen insanları araştırması için onu görevlendirmişti.
Zamanımı Ekselanslarının uşaklarıyla dalga geçerek ve bunun sonucunda ortaya çıkan kötü niyetle beslenerek geçiriyordum. Ancak Ekselansları bana geldi ve sürekli astlarını hırpalamak yerine bir işe yarayıp yaramayacağımı sordu. Kasabadaki eski bir dostumu ziyaret etme fırsatı yaratacağını düşünerek buraları araştırma teklifini kabul ettim. Ama buradan geçerken bu zindanın bir ustası olmadığını fark ettim ve dükkanı buraya açmaya karar verdim.
Ona araştırmanın ya da arkadaşıyla buluşmanın ne olduğunu sormak istedim. Dikkat dağınıklığının bile bir sınırı olduğunu söylemek istedim. Ama bu onu gerçekten işine geri döndürecek olsaydı, bizim için çok daha kötü olurdu.
Ne de olsa Beldia'yı yenenler bizdik.
Bu adamı olduğu yerde bırakıp eve dönmek istiyordum ama göz ardı edemeyeceğim bir şey vardı.
İnsanlara zarar vermenin mantıksız olduğunu söyledin ama o zaman bu bebekler neyin nesi? Bu zindandan çıkıp kasaba halkına her türlü belayı sarıyorlar.
Hmm? Bu oyuncakları canavarları temizlemek için kullanıyordum. Eğer zindanın sınırları dışına taşmaya başladılarsa, bu içeride hiç canavar kalmadığı anlamına gelir. Bu durumda Vanir bebeklerinin üretimine son verip bir sonraki planıma geçeceğim.
Bir sonraki planın mı? Tam olarak neyin peşindesiniz?
Vanir az önce yaptığı bebeği alıp tekrar toprağa dönüştürdü.
Neyin peşindesiniz ağır bir ifade oldu, zırhlı arkadaşın birkaç gün dönmedi diye meraktan geberip odasında ayı gibi ileri geri dolanan genç adam. Bir İblis olarak büyük bir hayalim var. Ve bu topraklara bunu gerçekleştirmek için geldim.
Hey, kes şunu. Her şeyi gördüğünü iddia ettiğini biliyorum ama neden sanki yanımdaymışsın gibi konuşuyorsun? ...V-ve sen, kıpırdanıp durmayı kes.
Yanımda duran Darkness, yanakları hafifçe kızarmış bir halde bana bakışlar fırlatırken oldukça bitkin görünüyordu.
Tabii ki onun için endişelenmiştim ama odamda öyle pek de ileri geri dolanmamıştım.
İblislerin bizim iyi olarak göreceğimiz bir şeyin özlemini çekmediğini varsayıyorum. Belki bize bu hayalin ne olduğunu anlatabilirsin?
Darkness, boğazından derin bir ses çıkaran Vanir'e öfkeyle baktı.
Anla ki ben sayısız çağdır varım. Bir süredir sonumu getirecek en sıra dışı yolu tasarlıyorum. Gelmiş geçmiş en büyük nefretle besleneceğim ve sonra görkemli bir şekilde karanlığa gömüleceğim... Bu arzuyu o kadar uzun zamandır besliyorum ki, bunu ilk ne zaman hayal ettiğimi artık hatırlamıyorum bile. Ama aradığım o muazzam nefreti nasıl elde edebilirdim? Bir fikrim vardı...
Yüzünde beliren alaycı gülümseme karşısında yutkunmadan edemedim.
İlk olarak bir zindana ihtiyacım vardı. Sonra, zindanın her odasına İblis hizmetkarlarımı yerleştirecek ve orayı en korkunç tuzaklarla dolduracaktım! En ünlü maceracılar buraya meydan okumaya gelecekti! Benim zindanımda kendilerini tekrar tekrar deneyeceklerdi, ta ki sonunda içlerinden biri en derin odadaki sığınağa ulaşana kadar!
Belki de kendi heyecanından ilham alarak çılgınca el kol hareketleri yapmaya ve büyük bir tutkuyla konuşmaya başlamıştı.
Ve bu en derin yerde, tabii ki ben bekliyor olacaktım. Sonra onlara, buraya kadar gelebilmeniz ne güzel. Şimdi beni yere serin ve muazzam zenginlikleri ele geçirin diyecektim! Ve sonra son savaş başlayacaktı! Müthiş bir mücadelenin ardından maceracılar nihayet beni alt edecekti. Ben yere yığılırken, arkamda sıkıca mühürlenmiş bir hazine sandığı belirecekti. Ve bilincim yavaşça kapanırken, maceracılar onu açmak için uğraşacaktı!
Darkness ve ben kendimizi yutkunurken bulduk ama sessizliğimizi koruduk.
İçinde bir parça kağıt üzerinde yazılı bir not olacaktı: Üzgünüm, lütfen tekrar deneyin. Bunu okurken yüzlerinde beliren o boş ifadeyi görmek... İşte ben böyle can vermek istiyorum.
Ah, onlara bunu yapma. Bu kadarı gerçekten çok acımasızca.
Dinle Kazuma. Bence bu adamdan hemen şimdi kurtulmalıyız.
Vanir ikimize de bıyık altından gülerek konuştu:
Arkadaşımın bu bölgede bir dükkanı var. Amacım para kazanmak için orada çalışmak, ardından bu kaynaklarla ve arkadaşımın gücüyle hayal ettiğim o büyük labirenti inşa etmekti. Ama sonra buradan geçerken buranın bir ustası olmadığını fark ettim. Belki ihtiyaçlarımı karşılar diye düşünüp buraya yerleştim.
Bir zindanda oturmak için oldukça aptalca bir neden. Ama bana ne? Artık burada ne yaptığını biliyorum. Ve o bebekleri yapmayı bırakacak gibi görünüyorsun, bu yüzden seninle gerçekten bir derdim yok. Arkadaşımla benim arkandaki odadaki büyü çemberi ile bir işimiz var. Aslında buraya ondan kurtulmak için geldik.
Ne?! Kazuma, bu İblis her büyü çemberinden daha önemli! İblis Kral'ın bir generalinin yanından öylece geçip gidecek misin?! Tüm insanlığın düşmanı tam karşında oturuyor!
Mutlaka haksız sayılmazdı ama sadece ikimizin ona karşı ne yapabileceğini düşünüyordu ki?
Ayağa kalktım, büyü çemberini bozup oradan gitmeye niyetliydim.
Büyü çemberi mi? Oh-ho. Benim bile zorlandığım bu büyü çemberini mi bozacaksınız? Ne kadar naziksiniz. Hangi baş belası buraya kurdu bilmiyorum ama o iğrenç tasarım yüzünden o odaya girmeyi kesinlikle başaramadım ve bu oldukça sinir bozucuydu. Eğer gerçekten ortadan kaldırabilirseniz, size gece yarısı kahkahalar atan özel yapım bir Vanir bebeği hediye edeceğim.
Teşekkürler ama almayayım. Aslında o çember bizim için de bir sorun. Ondan kurtulur kurtulmaz eve döneceğiz. Ondan sonra ne istersen yapabilirsin.
Çemberi ortadan kaldırıp geri döneceğimizi soğukkanlılıkla açıkladım ama Vanir sordu:
O çemberin size ne gibi bir zararı var? Bir saniye, geçmişine bir göz atayım...
Çok ilgilenmiş görünüyordu ve geçmişime bakmayı sanki çok önemsiz bir şeymiş gibi görüyordu.
Hey, bekle bir dakika!
Bwa-ha-ha!
Vanir, ben onu durduramadan önce bir şeyler bulmuş gibiydi. Kuru bir sesle kahkaha attı.
Darkness, beni bu garip yeni durumdan korumak ister gibi önüme geçti.
Bwa-ha-ha-ha! Bwa-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha! Bwaaaa-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha! Eğer ironi de kötü niyet kadar lezzetli olsaydı, şimdi ziyafet çekiyordum! O belalı çemberi oluşturan senin Rahip arkadaşındı! Benim bile nüfuz edemediğim bir büyü kurmak... Bu Rahip gerçekten muazzam bir...
Bu kötüydü. Ne olduğunu tam olarak anlamamıştım ama görünüşe göre artık bu işe gerçekten merak sarmıştı!
Vanir, maskesinin arkasından kırmızı gözleri parlayarak tembelce ayağa kalktı. Bu, Kızıl Büyü Klanı'nın kırmızısı değildi. Bu renk kesinlikle şeytaniydi; eski bir insan korkusunu besleyen bir ton. Kanın rengi.
Oh-ho... Anlıyorum, görebiliyorum! Yukarıda! O Rahip'in tam da bu zindanın girişinde uyuşukça çay içtiğini görebiliyorum!
Bu doğru mu? Eğer bu doğruysa, yukarı çıkıp tüm bunlara kimin sebep olduğunu Aqua'ya sormak istiyordum. Ve belki de ona güzel bir tokat patlatmak.
Vanir maskesinin arkasından öfkeyle baktı.
Şimdi, o adamla iddiayı kaybeden ve onun kendisine ne gibi korkunç bir şey yapacağını merak ederek kıvranan, bunu endişeyle bekleyen, bunu umut eden genç kadın ve tüm bunlar bittikten sonra bu genç kadına ne yapacağına karar vermek zorunda olduğu için gergin olan genç adam. Sizden kenara çekilmenizi rica ediyorum! O kadar endişeli görünmeyin; bir insanı asla öldürmeyeceğimi biliyorsunuz. Ve öldürmeyeceğim de. Hiçbir insanı öldürmeyeceğim. Ama bu sinir bozucu büyü çemberinin intikamını alacağım!
Kıvranmıyorum... Ve endişeli değilim... Ve umut etmiyorum! Kafandan uydurmayı kes! S-Sadece hiçbir şey söyleme artık!
E-Evet, haklı! Ben de gergin falan değilim! K-Kesinlikle değilim!
Bizi apaçık gören birinin akıl oyunlarına bir şekilde dayanmayı başardık. Vanir bir adım atmaya yeltendi.
Her şeyi gören bir İblis, az önce hiçbir insanı öldürmeyceğini özellikle belirtmişti.
Bu, Aqua'nın gerçek kimliğini zaten anladığı anlamına mı geliyordu?!
Darkness, aramızdaki mesafeyi kapatmaya başlayan Vanir'e doğru kılıcını uzattı.
Eğer Aqua'ya zarar vermeyi düşünüyorsan, asla geri adım atmam. Hanımımız Eris'in hizmetindeki bir Haçlı olarak geçmene izin vermeyeceğim!
Kafanın içi de en az o karın kasların kadar sertmiş kızım. İstesem ikinizi de gözümü kırpmadan buraya gömerim. Fakat siz insanları öldürmek gibi bir niyetim yok. En nihayetinde, gelecekte hanginizin bana o muazzam acı feryatları sunacağını şimdiden kestirmem imkansız. Evinize dönün ve o can attığınız, sabırsızlıkla beklediğiniz muzır işe kaldığınız yerden devam edin. Her şeyi gören bir iblis olarak size söz veriyorum: Şimdi giderseniz her şey tam da dilediğiniz gibi olacak. Kimse size engel olmayacak, kimse sizi rahatsız etmeyecek.
N-neden bahsediyor bu herif böyle!
Sakın onu dinleme Darkness! O bir iblis! Bizi yoldan çıkarmaya çalışıyor!
K-kim yoldan çıkıyormuş be?! Her şeyin bir yeri ve zamanı var Kazuma!
Bir dakika, ne? Ben onun bu sözleriyle böylesine tahrik olmuşken, o nasıl oluyor da sakin kalabiliyor?
Her şeyi gören iblismiş bir de. Ben de herhalde o, günlerdir içi içine sığmayan, sabırsızlıkla bekleyen, umutla kıvranan genç kız kehanetinin gerçekten doğru olduğunu sanmıştım.
Fakat göz ucuyla Darkness’a baktığımda yanaklarının hafifçe kızardığını gördüm. Kılıcının titreyen ucu, içindeki amansız çatışmayı ele veriyordu.
Ha-ha-ha-ha-ha-ha! Ah, sizi tatlı korkaklar sizi! Bir kadın ve bir erkek olarak birbirinize karşı boş değilsiniz ama aynı parti içinde yer aldığınız için o çizgiyi bir türlü aşamıyorsunuz. Şimdi çekilin yolumdan! Ben gittikten sonra o çok kıymetli büyü çemberi odasına girmekte tamamen özgür olacaksınız. Orada dilediğiniz kadar vakit geçirebilir, sonra da evinize dönebilirsiniz!
Nasıl bir iblis bu böyle! Daha önce karşımıza bizi böylesine sinsi bir tuzağa düşüren bir düşman çıkmış mıydı hiç?
Kazuma, sakın kanma ona! Aramızda öyle tuhaf bir ilişki varken aynı çatı altında yaşamaya nasıl devam edebiliriz?! Kendine gel!
Ha? D-doğru, kendine gel oğlum! Karşındaki Darkness sonuçta! Görünüşü çok hoş, tam benim tipim ama içinin nasıl olduğunu biliyorsun! Geçici bir hevese kapılıp da aklını bulandırma!
B-bunun hesabını sonra soracağım sana...!
Yemin ederim, bu kız tam bir baş belası.
Oho! Demek tuzaklarıma düşmüyorsunuz, öyle mi? Pekala, şimdi ne yapsak acaba? Becerilerimin çoğu neredeyse aldatma seviyesinde güçlüdür. Mesela, Vanir Ölüm Işınımı ele alalım. Adı üzerinde, ölüm ışınıdır; siz insanlara isabet ederse ölürsünüz. İsabet etmese bile ölürsünüz. Bir de Vanir Göz Işınım var. Gelgelelim, bu beceriyi kullandığımda kendi gözlerim de yandığı için henüz denemeye fırsatım olmadı...
Y-yeter artık! Seninle konuştukça aklımı kaçıracak gibi oluyorum! Aqua’nın ve diğerlerinin yanına gitmene asla izin vermeyeceğim! Eğer ona ulaşmak istiyorsan, önce beni aşman gerek!
Darkness, inisiyatifi ele alıp bir an bile tereddüt etmeden Vanir’in üzerine atıldı.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.