Gece Yarısı Dehşeti

“Aqua! Hanımefendiiii!”

Yalın ayak, koridorun sonundaki Aqua’nın odasına doğru depar attım.

Peşimden bir şeylerin geldiğini duyabiliyordum.

Korkudan aklımı kaçırmak üzereydim! Neler oluyordu böyle? Neden tüm bunlar benim başıma geliyordu ki?

Güm! Pat, güm güm güm!

Arkamdan gelen o korkunç sesler eşliğinde Aqua’nın odasının kapısına ulaştım ve kapıyı çalma gereği bile duymadan içeri daldım.

Kapıyı arkamdan hızla çarpıp kilitledim. Bir an sonra kapıya sert bir şey çarptı.

Odada Aqua’dan eser yoktu.

Karanlık odanın tam ortasında, siyah saçlı ve kırmızı gözleri parlayan bir kız oturuyordu.

“Eyaaaaghhh!”

“Yaaaaahhh!”

Benim çığlık atmamla birlikte, siyah saçlı kız da kendi çığlığını patlattı.

Bu sesi tanıyordum. Daha yakından bakınca pijama içindeki Megumin’in orada oturduğunu fark ettim.

Bir süre bağrıştıktan sonra ikimiz de biraz sakinleşebildik.

Dışarıda bir şey kapıyı tırmalıyıyordu. Dehşet içinde, bunun ne olabileceğini düşünmemeye çalıştım.

“A-aman tanrım, yapma şunu Megumin, korkudan altıma kaçıracaktım!”

“Asıl sen yapma! Neden içeri böyle öküz gibi daldın ki? Aqua geri geliyor sanmıştım…”

Birden aklıma bir soru takıldı.

“Senin Aqua’nın odasında ne işin var Megumin? Hem o nerede?”

“Şey, o… bir oyuncak bebek var,” dedi. “Evin içinde kendi kendine hareket edip duruyor…”

Demek Megumin de benimle aynı şeye denk gelmişti.

“Ben de düşündüm ki… belki güvenlik açısından Aqua beni tu-tuvalete gö-götürebilir…”

“Sen de mi, ha…?”

Megumin mırıldandığımı duydu ve ikimizin de aynı dertten muzdarip olduğunu anladı.

“Seni de mi bir bebek kovalıyordu Kazuma? Sanırım Aqua ve Darkness kötü ruhları kovmak için evde devriyeye çıktılar.”

“Aqua’yı anlarım da, Darkness… Eh, ne de olsa o bir haçlı.”

Darkness her ne kadar öyle görünmese de bir haçlıydı ve haçlılar kutsal şövalyeler, tanrıların hizmetkarlarıydı. Bu yüzden de dinine bağlı bir müritti. Bir rahip sayılmazdı belki ama kendine has kutsal bir gücü vardı.

Savunma delisi Darkness’ın herhangi bir büyü becerisi aldığından şüpheliydim ama en azından tanrılara dua ediyormuş gibi yapabilirdi.

Yine de bu durum Megumin ve beni zor durumda bırakıyordu.

Kendi odamdan o kadar aceleyle kaçmıştım ki yanıma silah falan almamıştım. Megumin’in asası da yanında görünmüyordu.

Yanında olsa bile, burada patlama büyüsü kullanması imkansızdı.

Ne yapacağımı kara kara düşünürken, Megumin bir şey fark etmiş gibi göründü. “Kazuma. Kapının dışındaki ses kesildi. Belki de bebek artık orada değildir?”

Haklıydı; artık ses duymuyordum. Ama dürüst olmak gerekirse dışarı çıkmaya hâlâ korkuyordum.

Liçleri bile defeden Aqua’nın bir oyuncak bebeğe yenilmesine imkan yoktu. Bu da demek oluyordu ki, uslu uslu oturursak eninde sonunda o ve Darkness devriyeden dönecek ve bu işle ilgileneceklerdi.

Sadece ufak bir problem vardı.

“Hey, Megumin… Yüzünü kapıya dön ve bir an kulaklarını tıka. Balkonda pek de şık olmayan bir şey yapacağım…”

Bu sorunu bir an önce çözmek için elimi kemerime attım ve dışarı yönelmeye yeltendim…

…ama Megumin arkadan kemerime yapıştı ve gitmeme izin vermedi.

“Hey, ne yapıyorsun? Bırak beni! Bırak, yoksa hem pantolonum hem de bu halı büyük belaya girecek!”

“Seni bırakmayacağım. Kendi başına gitmeyi nasıl düşünürsün? Biz yoldaş değil miyiz? İster tuvalet olsun ister başka yer, beraber gitmeliyiz…”

Yüzünde garip bir gülümseme vardı.

“Hayır, bırak beni! Konu tuvalet olunca arkadaşlık bağları falan sökmez! Hem siz Kızıl Büyü Klanı üyelerinin tuvaleti kullanmadığını söylememiş miydin? Çok lazımsa, bak orada boş bir şarap şişesi var!”

“Bu ne biçim laf! O şarap şişesiyle ne yapmamı bekliyorsun? Seni bırakmayacağım! En azından sen i…şi…ni hallederken arkanda nöbet tutabilirim…”

Megumin’in sırtıma yaslandığını hissettim. Bu tuhaftı. Ona baktım.

Balkonun penceresinden dışarı bakıyordu.

İçimi çok kötü bir his kaplamış olsa da ben de onunla birlikte baktım…

Gördüğüm manzara, aslında çok da beklenmedik olmasa da şoke ediciydi.

Koca bir oyuncak bebek sürüsü balkon camına yapışmış, içeriye bize bakıyordu.

“Yaaaaaaahhhh!”

İkimiz birden çığlığı bastık ve sonra, tam da iyi yoldaşların yapması gerektiği gibi birbirimize yapışarak odadan dışarı fırladık.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.