Su Yarat! Su Yarat! Su Yarat!
Hırr! Yaaargh!
Talimatımla birlikte meydanın dört bir yanındaki büyücüler aynı anda mırıldanmaya başladı.
Başından aşağı kovalarca su dökülmesine rağmen Beldia sağanak yağmurumuzdan kaçmayı başarıyordu.
Lanet olsun! Sonunda zayıf noktasını bulmuştuk ama tek bir damla bile isabet ettiremiyorduk!
Diğer büyücülerin yorulmaya başladığını görebiliyordum. Böyle giderse Beldia’ya tek bir damla bile değdiremeden hepimizin MP değeri tükenecekti.
İşte tam o anda o sesi duydum.
Hey, neler dönüyor burada? Neden hepiniz İblis Kral general çocuklarıyla su savaşı yapıyorsunuz? Ben şurada hayatımda bir kez olsun adamakıllı çalışıp geleyim, siz burada oyun oynayın, öyle mi? Ne biçim bir aptal çıktın sen de Kazuma?
Bazen onu gerçekten tekme tokat dövesim geliyordu.
Nereden çıktıysa yine ortaya fırlayan Aqua, biz can havliyle büyü yaparken kalabalığın arasından o sinir bozucu söylenmeleriyle süzülerek geliyordu.
Su! Zayıf yönü su! Sınırda kalmış, en alt kademeden bir şey olabilirsin ama sonuçta su tanrıçasısın, değil mi? Tanrıçasın işte, her ne kadar salak olsan da! Hadi, döksene şu suyu artık!
Sana öyle bir ilahi ceza vereceğim ki gününü göreceksin nankör herif! Ben ne sınırdayım, ne en alt kademedeyim ne de salağım! Ben tescilli bir semavi varlığım! Su mu istiyorsun? Ha! Sizin şu zavallı çisentilerinizi utandıracak bir tufan yaratabilirim! Ama önce bana söylediğin o kötü sözler için özür dileyeceksin!
Gerçekten yapabilir miydi?
Madem yapabiliyordu, neden şimdiye kadar bekledi ki?!
İstersen milyon kez özür dilerim, ama sonra! İçinde bir tufan varsa sal gitsin artık, seni işe yaramaz tanrıça!
Vaaaaah! Bana nasıl işe yaramaz tanrıça dersin? Şimdi gör bak! Bir tanrıçanın ne işe yaradığını sana göstereceğim!
Yemi atmıştım, o da hemen yutmuştu.
Aqua öne doğru bir adım attı.
Etrafında hafif bir sis dönmeye başladı.
...Hı?
Sizi zavallı ahmaklar! O küçücük yağmurcuklarınızla beni—Hmm?
Beldia, Aqua’yı görünce olduğu yerde kalakaldı.
İblis Kral generali olmak bunu gerektirirdi herhalde; Aqua’nın yaptığı şeyin başlarına bela açacağını hissetmişti.
Sadece o değil, etraftaki tüm büyücüler de endişeli gözlerle kıza bakıyordu.
Aqua ise etrafındakilerin bakışlarına aldırmadan kendi kendine mırıldanıyordu.
Ey bu dünyadaki inananlarım...
Etrafındaki sis yavaş yavaş su damlacıklarına dönüşmeye başladı.
Her bir damlacığın büyü gücüyle dolduğunu hissedebiliyordum.
...Su tanrıçası Aqua, size emrediyor...
İçimde çok kötü bir his vardı. Havada sanki her an bir şeyler kopacakmış gibi bir esinti dolanıyor, etraf hafifçe titriyordu.
Bu his bana Megumin’in patlama büyüsü yapmadan hemen önceki o atmosferi hatırlattı.
Yani Aqua’nın da en az onun kadar güçlü ve bir o kadar da tehlikeli bir kozu vardı...!
Beldia da benimle aynı şeyi hissetmiş olmalıydı.
Bir an bile tereddüt etmeden sırtını Aqua’ya döndü ve kaçmaya başladı.
...Fakat önünde Darkness’ı görünce durmak zorunda kaldı.
Aqua ellerini birleştirdi.
Kutsal Su Yarat!!
Ve ardından, adeta baraj kapakları sonuna kadar açıldı.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.