Sunny sonunda Aletheia Adası'nın haritasını bir kez daha toprağa çizdi. Fakat bu kez harita çok daha ayrıntılıydı. Üstelik gerçekten tehlikeli olan Kâbus Yaratıklarının herhangi bir anda nerede bulunacağını da kestirebiliyordu. Zaman haritası eksiksizdi.
Yoldaşları Sunny'nin açıklamalarını dinleyerek haritayı uzun uzun inceledi. Sunny kâbus adasının mahkûmlarını olabildiğince ayrıntılı anlattı, kritik bilgileri aktarma işini zaman zaman Cassie'ye bıraktı. İkisi sırayla konuştukça diğerlerinin yüzü daha da karardı.
Sonunda Sunny karamsar bir ifadeyle haritaya baktı, kısa bir süre sessizliğe gömüldü. Yeniden konuştuğunda sesi oldukça sakindi:
"Döngüyü kırmak kolay olmayacak. Ama... asıl tehlikeli olan, döngüyü kırdıktan sonra yaşanacaklar."
Parmağıyla haritayı işaret etti.
"Döngü kırılsa bile adada kapana kısılmış olacağız. Adanın diğer mahkûmları da öyle. O korkunç Kâbus Yaratıkları da Ölmeyen Katliam ile Yutan Canavar da bizimle kalacak. Ama bu kez ölürsek hiçbirimizi hayata döndüren bir döngü olmayacak."
Gözlerini yoldaşlarının üzerinde gezdirdi.
"Yani bu cehennemden canlı çıkmak için sadece tek bir şansımız var."
Kullandığı ciddi tona rağmen Effie aniden hafifçe güldü. Sunny ona rahatsız bir bakış attı, ardından sordu:
"Komik olan ne?"
Effie başını salladı.
"Yok bir şey. Üzgünüm... Ama işler zaten hep böyle yürümez mi? Ölürsen ölürsün. Cassie ile sen son zamanlarda farklı kurallara göre yaşıyor olabilirsiniz ama bizler için durum her zaman böyleydi."
Sunny derin bir iç çekti.
'Şey... haksız da sayılmaz.'
Ne kadar kaçınmaya çalışsa da döngü onun yaşam ve ölüm algısını bozmuştu. Oysa Effie, Jet ve Nephis için uyarısını yaptığı şey zaten hayatın ta kendisiydi.
Omuzlarını silkti.
"Peki, güzel. Bu kafada devam edin. Her neyse, anlatmak istediğim şey hata lüksümüzün olmadığı. Döngüyü kırmak için sadece bir günümüz var. O gün üç şeyin gerçekleşmesi gerekiyor."
Konuşurken Keder Günahı'nın ucuyla harita üzerinde birkaç noktayı işaretledi:
"Tapınak, göl ve kule. Kuleye girmeden önce tapınaktaki tılsım anahtarını almalı ve gölün dibinde bir şey bulmalıyız. İçeri girdiğimizde amacımıza ulaşabileceğiz. Eğer bunu gün bitmeden başarabilirsek..."
Sesi yeniden ağırlaştı:
"Yine adanın ortasında çakılı kalacağız. Üstelik Kâbus Yaratıklarının nerede olduğunu da artık bilemeyeceğiz. Döngü kırıldığı an, Cassie ile binbir emekle topladığımız bilgilerin çoğu çöp olacak. Zincir Kıran'a dönmek, Aletheia Adası'nı ilk keşfettiğimiz an kadar tehlikeli bir hâl alacak."
Yüzünü buruşturdu.
"...Bilginiz olsun diye söylüyorum, o ilk keşifte hepimiz öldük. Yani sanırım öldük... Dürüst olmak gerekirse emin değilim, çünkü ilk ölen bendim."
Grubun geri kalanı kasvetli gözlerle haritayı süzdü. Sonunda Nephis söze girdi:
"Ama hemen Zincir Kıran'a gitmemiz şart değil, öyle değil mi?"
Sunny'nin dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi.
"Neph olayı çözdü. Aferin Neph!"
Kılıcıyla kuleyi göstererek devam etti:
"Aletheia Kulesi adadaki en güvenli yer sayılır. Döngü kırıldığında Kâbus Yaratıkları birbirini boğazlamaya devam edecek... En azından Ölmeyen Katliam ile Yutan Canavar Kusurlarını doyurmak için katliama devam edecekler. Bu yüzden yapabileceğimiz en akıllıca şey, kendimizi kuleye kilitleyip sahile dönüş yolunda bizi diri diri yutacak olan o ukteleri katletmelerini beklemek."
Sunny sonunda dişlerini göstererek genişçe sırıttı.
"Ve sonra, tam ortalık yatışacakken aradan sıyrılır, Zincir Kıran'a atlar ve tüyersiz."
Nephis karmaşık duygular barındıran bakışlarla ona baktı.
Araya giren kısa bir sessizlikten sonra konuştu:
"Ya da... kaçmayız."
Bir an için adeta ölüm sessizliği hâkim oldu.
Sunny tepkisizce ona baktı.
"Ne demek istiyorsun?"
Aslında ne demek istediğini çok iyi biliyordu. Ne kadar riskli olursa olsun, bu seçeneği kendisi de değerlendirmişti. Sadece... bunu dile getirmenin doğru olup olmadığından emin olamamıştı.
Nephis omuzlarını silkti.
"Altı Veba'dan ikisi tam burada, bu adada. Gitmeden önce neden canlarını okumuyoruz?"
Jet karanlık bir tebessümle araya girdi:
"Ölmeyen Katliam'ın kökünü kazımayı herkesten çok isterim. Ama Nephis... sen o şeyi görmedin. Onunla savaşmadın. Ne kadar ölümcül olduğundan haberin var mı? Kendimizin daha yaşlı, daha korkunç ve daha güçlü versiyonlarını nasıl öldüreceğiz?"
Hiç beklenmedik bir şekilde cevabı veren Neph değil, Effie oldu. Oturduğu yerden kafasını kaldıran avcı kadın konuştu:
"Olay da bu zaten. Onlar biziz, yani... zayıf noktalarını biliyoruz. Bu zayıflıkları kendi lehimize kullanabiliriz. Daha güçlü bir canavar böyle avlanır."
Gülümsedi.
"Kusurlarını biliyoruz, değil mi? Demek istediğim, açlıktan halsiz düşmelerini bekleyip sonra kaçma fırsatı bulamamaları için işlerini bitirmek."
Nephis onu dinlerken başıyla onayladı.
Effie bakışlarını kaçırdı, yüzündeki gülümseme soldu. Bir anlık sessizliğin ardından kısık bir sesle ekledi:
"Şu an grubun en işe yarar üyesi olmayabilirim ama bence denemeliyiz."
Nephis de onunla aynı fikirde gibiydi.
"Ölmeyen Katliam ile Yutan Canavar bu adada ölüp gidebilirler... Ama bizim kaçmayı planladığımız yoldan ya da başka bir şekilde adadan kaçma ihtimalleri de var. İki Veba'yı birden indirmek için elimize bundan daha iyi bir fırsat geçmez. Bence de şansımızı denemeliyiz."
Cassie sessizliğini korurken Sunny omuzlarını silkti.
"Bilemiyorum. Ben sanırım onları arkamda bırakıp arkama bile bakmadan kaçmayı tercih ederim."
Tüm bakışlar Jet'e çevrildi. Bir süre konuşmayan Jet, hafif bir tebessümle sordu:
"Bir şeyi unutmuyor musunuz? Effie ile benim Kusurlarımız o iki canavarla birebir aynı. Onlar aç kalırsa biz de aç kalırız."
Sunny birkaç an kararsız kaldıktan sonra sitemkâr bir iç çekti.
"O iş... halledilir. Sorun değil."
Ruh Biçici ona kısa bir bakış atıp omuzlarını silkti.
"Şey, o zaman... ben de kendimizi öldürme yönünde oy kullanıyorum."
Gözlerini birkaç kez kırpıştırdı.
"Yani gelecekteki hallerimizi demek istedim. Ne demek istediğimi anladınız, değil mi?"
Sunny boğuk bir kıkırdamayla başını salladı.
"Evet... anladık. Hadi gidip birkaç Veba avlayalım."
Devrimin geri kalanını planı en ince ayrıntısına kadar tartışarak geçirdiler.
Her şey bittiğinde...
Tıpkı her zaman olduğu gibi yeni bir devrim başladı.
Ama umuyorlardı ki bu, sonuncusu olacaktı.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.