Yamano Saya’yı Islah Operasyonu

Ertesi sabah.

Sınıfa adımımı attığım anda Mei bana seslendi. "Günaydın, Natsuki."

"Günaydın, Mei." Sınıfta ayaküstü laflamayalı sanki asırlar olmuş gibi hissediyordum.

Mei, meraklı bir ifadeyle, "Dün konuştuğumuz şu mesele... Tam olarak ne yapmam gerekiyor?" diye sordu.

Dün gece kafe kapanmak üzereyken üçümüzü de dışarı postalamışlardı. Liseli gençler için yol kenarında dikilip çene çalmak için vakit epey geç olduğundan hemen dağılmıştık. Haliyle Mei’ye henüz hiçbir şeyi detaylıca anlatamamıştım.

"Şu an Yamano Saya’yı Islah Planı’nı yürütüyoruz," dedim.

Mei kaşlarını kaldırdı. "İsim seçimin de pek bir doğrudanmış."

Siz ikiniz bir susun be! İsim dediğin anlaşılır olur! Planı ana hatlarıyla Mei’ye özetledim. "Yani anlayacağın, olay iki aşamadan oluşuyor: Analiz ve uygulama."

Her şeyi dinledikten sonra hala şüpheci görünüyordu. "Fazla basit bir plan. İşe yarayacağından emin misin?" Duraksayıp ekledi: "Bir saniye. Bu mantığa göre Yamano-san beni zerre umursamıyor, öyle değil mi?"

"Aynen öyle."

"Bu korkunç bir şey! Biz grup arkadaşıyız! Yani henüz gruba geri dönmedim ama yine de!"

"İşte tam da bu yüzden seni umursamasını sağlamalıyız. Yamano’ya aslında ne kadar ilginç bir adam olduğunu kanıtlaman lazım."

"Bunun işe yarayacağına dair içimde en ufak bir umut bile yok!"

Mei’nin kusursuz planım hakkında böyle konuşmasına inanamıyordum.

"Gerçi..." diye mırıldandı düşünceli bir tavırla. "Yamano-san ile aramda her zaman garip bir mesafe olduğunu hissederdim."

Yamano’yu gruba katan Serika’ydı, ben ise onu zaten önceden tanıyordum. Mei ile pek yakın olmadıkları su götürmez bir gerçekti.

"Senin için arkadaşının arkadaşı gibi bir şeydi herhalde. Altı aydır aynı grupta olmanıza rağmen hem de," dedim.

"Sosyal becerilerimin sıfır olduğunu mu yüzüme vurmaya çalışıyorsun?! Ben de biliyorum herhalde!"

"Bu işin bir boyutu, ama Yamano’nun seninle hiç ilgilenmediği de bir gerçek."

Mei neredeyse ağlayacak gibiydi. "Neden böyle olduğunu anlayabiliyorum ama malumu ilam etmene gerek yok!"

Beni affet. Önemli olan kısım burası.

"Bak hele şunlara," dedi birisi. "Barışmışlar bile."

"Epey hızlı oldu."

Tatsuya ve diğerleri, bizim bu atışmamızı izleyip dalga geçiyorlardı.

"Rahat bırakın beni!" diye tersledi Mei, yüzü kızararak.

Bu sırada kafamdaki dişliler dönmeye başlamıştı bile. Dün gece Serika’ya, Mei’nin aslında gruba dönmek istediğini söylemiştim. Ancak bir kez "ayrılıyorum" diyen birini öyle şak diye geri kabul edemezdik. En azından Mei’nin bunu bizzat Serika’nın yüzüne söylemesi gerekiyordu. Bu yüzden şu an arafta kalmış durumdaydı. Geleceğimizi düşününce, Mei ile Yamano’nun yakınlaşması hayati önem taşıyordu. Serika’yı da durumdan haberdar etmek istiyordum. Dolayısıyla herkesi tek bir çatı altında toplamak en iyisi olacaktı.

"Tamam Mei, ilk grup toplantımızı yapıyoruz!" diye bağırdım.

Kabullenmiş bir şekilde içini çekip omuz silkti. "Neler döndüğünü pek anlamıyorum ama bu konuda sana güveneceğim."

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.

OKUMA YOLCULUĞUN

Bir süredir bizimlesin.

Okuma ilerlemeni kaybetmemek, kütüphaneni oluşturmak ve farklı cihazlarda kaldığın yerden devam etmek için ücretsiz hesabını oluştur.

Hesap oluştur

Okumaya devam etmek için hesap zorunlu değildir.