Üç şarkı göz açıp kapayıncaya kadar bitti. Seyircilerin nazik alkışları eşliğinde sahneyi boşalttık. Performansımız aslında gözümde büyüttüğüm kadar kötü değildi. Birkaç hata yapmış olsak da işi sonuna kadar götürmeyi başarmıştık. Müzik başladığında seyirci de bir nebze olsun havaya girmişti.
“Alt gruptular sonuçta.”
“Hâlâ lise öğrencisiler, değil mi? İyi iş çıkardılar.”
“Fena değil. Onları daha fazla görmeyi bekliyorum.”
Evet, doğruydu; bir nebze.
Bizden sonra sahne alacak olan Maruido grubunun yanından geçip kulise döndük. Atmosfer tarif edilemez derecede gergindi. Ölümcül bir hata yapmamıştık belki ama bunun şimdiye kadarki en iyi performansımız olduğunu söylemek de imkansızdı. Sonuçta dünya zerre kadar değişmemişti.
Serika, havluyla terini silerken ifadesiz bir tavırla, “Öncelikle, herkesin eline sağlık,” dedi.
Mei, omuzları çökmüş bir halde başını öne eğdi. “Üzgünüm. Benim hatamdı.”
Yamano’nun ona söyleyecek bir şeyleri var gibiydi ama sonunda gözlerini kaçırdı.
“Saya,” dedi Serika. “Eğer söylemek istediğin bir şey varsa, söyle.” Dünkü konuşmamızdan sonra kararını vermiş gibi görünüyordu.
Yamano hazırlıksız yakalanmış bir halde, “Ne? Şimdi mi? Daha yeni bitirdik, sonra da konuşabiliriz...” dedi.
Ancak Serika üsteledi. “Performansımızı henüz sıcağı sıcağınayken değerlendirmek daha iyi olur.”
Yamano bana çaresiz bir bakış attı. Bu küçücük jest her şeyi anlatıyordu; nasıl davranacağı konusunda benden bir işaret bekliyordu.
“Üzgünüm Yamano. Yanılmışım,” dedim.
“Ha?” Şaşkınlık yüzüne yansıdı.
Yapmam gereken ilk şey ondan özür dilemekti. Hatalarımı düzgünce telafi etmeliydim. Gözlerim onunkilerle kilitlendi ve geçen gün söylediklerimin tam tersini dile getirdim. “Söylenmesi gereken ne varsa söylenmesi daha iyi.” Serika ile dün yaptığım konuşmadan sonra vardığım sonuç buydu.
Mei şaşkınlıkla kaşlarını çattı. “Neden bahsediyorsunuz siz?”
Yamano bir an sessiz kaldı, sonra gözlerini Mei’ye dikti. “Heyecanlanman kaçınılmaz ama ne çalıştıysak ona sadık kalmalıydın.”
Dürüst olmak gerekirse sahnede kendimi bir arada tutmak için canla başla uğraştığımdan, neden bahsettiğini anlamamıştım. Ancak Yamano ve Serika bir konuda hemfikirdi ve ikisi de doğrudan Mei’ye bakıyordu.
Serika onu destekledi. “Black Witch’in son kıtasında... bas partisyonunu basitleştirdin, değil mi?”
Şimdi söyleyince hatırladım, sanırım yapmıştı.
“Şey, okul festivalinde de öyle çalmıştım. Hata yapmak istemedim.” Suçu sabitlenmişti. Bakışlarını odada gezdiriyor, bizden başka her yere bakıyordu.
Yamano, “Eğer pratiklerde katettiğin onca yolu sahneye yansıtmayacaksan, en başta çalışmamızın ne anlamı vardı?” diye çıkıştı.
Bas partisyonunu kırpmanın sorunu, müziğin monotonlaşmasıydı. Ses içi boş gelir, ritmin o kendine has ruhu sönerdi. Temelde o kısım etkisini yitiriyordu. Aslında çok küçük bir ayrıntıydı ama bence ciddi olmak, her küçük ayrıntıya değer vermek demekti. İnsanın her zerresiyle çabalaması zor olsa da eğer taviz verirsek dünyayı değiştiremezdik.
Yamano adeta gazap saçıyordu. “Hata yapmamak için o kadar sıkı çalışmamış mıydın?” Ona yeşil ışık yakmamla birlikte bastırdığı tüm duygular dışarı taşmıştı. “Serika-senpai bu işi ciddiye alacağını söylediğin için şarkıyı değiştirdi, hatırladın mı? Her birimizin kısımları zorlaştı ama karşılığında müziğimiz derinlik kazandı ve daha etkileyici oldu!”
Yamano sonuna kadar haklıydı. Geçen yılki okul festivalinde benim kısmım sadece basit akorlardan ibaretti ama şimdi epey zorlaşmıştı. Bu yüzden çalabilmek için deli gibi pratik yaparak onca vakit harcamıştım.
Yamano’nun tonu oldukça sertti ama Serika onu yatıştırmak için hiçbir hamle yapmadı; aksine ona katıldı.
“Ben de aynı fikirdeyim. Senden zor bir şey istediğimin farkındayım. Ama Saya aynı noktaya defalarca parmak bastı. Bunu düzeltmek için önünde pek çok fırsat vardı sanırım.”
Tek taraflı saldırıya uğrayan Mei bir adım geri çekildi.
“Ayrıca hata yapmanda bir sorun yok,” diye ekledi Yamano. “Ama neden kendini zorlamıyorsun? Bu çok saçma!” Başından sonuna kadar söyledikleri son derece mantıklıydı. Bunların hiçbirini fark etmemiştim ve herhangi bir tarafı tutmaya hakkım yokmuş gibi hissediyordum. Sadece etkisiz bir elemandım.
Mei, tek kelime edemeden başını öne eğdi. Onun adına üzülüyordum ama onu savunmak da zordu. Sonuçta azarlanmayı hak edecek bir şey yapmıştı.
Bir süre sessiz kaldı, sonunda sanki kaçıyormuş gibi arkasını döndü. “Üzgünüm. Biraz temiz hava almak için dışarı çıkıyorum.”
O ağır adımlarla uzaklaşırken Yamano arkasından seslendi. “Yeterince pratik yapmadığın için kendine güvenemedin muhtemelen.” Ve son darbeyi indirdi. “Shinohara-senpai, senin ciddiyetin sadece laftaymış.”
B-Bekle... Orada dur bakalım. Haklıydın. Haklıydın ama... bunu söylemenin daha iyi bir yolu olmalıydı! Serika’ya bir bakış attım. Kollarını kavuşturmuştu ve biraz huzursuz görünüyordu. Ama Yamano’yu kışkırtan bendim, yani sorumluluk bende kalıyordu, değil mi?
Yamano’nun delici bakışları bana döndü. “Senpai, sen de hiç iyi değildin. Sırf biraz heyecanlandın diye sesin titreyip durdu,” diye yapıştırdı.
Acıyla inledim. “Evet, farkındayım.” Her şeyini ortaya koymak, sonucun mutlaka iyi olacağı anlamına gelmiyordu.
Yamano, “Serika-senpai, sahnede çok güven vericiydin!” diyerek onu övdü.
“Evet, sen de iyiydin. Saya, davulun çok vurucuydu.”
“Teşekkürler. Eh, o kadar köpek gibi çalıştım sonuçta. Aynı yeri defalarca tekrar ettim.”
Serika’nın dediği gibi, Yamano’nun davulları bize yol göstermişti. Tedirgin adımlarla geride kalan Mei ve benim aksime, Serika ve Yamano sakinliklerini korumuşlardı.
“Elimizden gelen bu,” dedi Serika. İfadesi zerre değişmemişti çünkü bunu çoktan kabullenmişti. “Okul festivalinde şans eseri beklediğimizden daha iyi bir performans sergiledik ama mucizeler her zaman gerçekleşmez.”
Bunu bildiğimi sanıyordum. Ama bilinçaltımda, asıl performansta daha iyi iş çıkaracağımı düşünmüştüm.
Serika acı gerçeği yüzüme vurdu. “Pratik yaptığından daha iyi bir sonuç ortaya koymak imkansızdır. Eğer daha ciddi bir şekilde çalışmazsanız, müziğinizle dünyayı asla değiştiremezsiniz. Şu halimizle sadece vasat konserler verebiliriz.”
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.