Ertesi gün.
Hikari okula adım atar atmaz omzuma bir yumruk indirdi.
Ne, ne oluyor, diye mırıldandım. Şaşkınlığım yüzümden okunuyordu.
Baktın işte, dedi. Gözlerini dikmiş, buz gibi bir edayla beni süzüyordu.
Neden benden bu kadar şüpheleniyordu ki? Öğrenmiş olmasına imkan yoktu. Bakmadım diyorum sana, diye üsteledim.
Baktın. Değil mi? Doğrudan gözlerimin içine kenetlendi.
Hayır! Zaten söyledim ya, bakmadım. Refleks icabı gözlerimi kaçırırken ister istemez Hikari’nin bedenine kaydı bakışlarım. Bu yüzden dün şahit olduğum o manzara bir anda zihnimde canlanıverdi.
Kesinlikle gördün! Yüzünden apaçık okunuyor.
G-görmedim! Kanıt göster bana! Hadi, göstersene!
Polisiye romanlardaki suçluların ağzından çıkacak lafları gerçek hayatta birinin kurabildiğine inanamıyorum, diyerek bana bıkkın bir bakış fırlattı.
Şöyle söyleyip durma. Farz et ki bir şey gördüm, bu benim suçum değil ki!
Aha! İtiraf ettin işte! Gördün değil mi! Aptaaal!
Sınıfa doğru ilerlerken bir yandan da didişmeye devam ediyorduk.
Sabah sabah neyin kavgasını ediyorsunuz siz böyle?
Neye uğradığımı şaşırmıştım. Nanase, tarif edilemez bir yüz ifadesiyle yanı başımızda dikiliyordu.
Ah! Yuino-chan, dinle bak! Natsuki-kun beni çıplak gördü!
O ana kadar uzaktan bizi izleyip, Bu iki şapşal aşık yine iş başında, diye düşünen sınıf arkadaşlarımızın hepsi bir anda faltaşı gibi açılmış gözlerle bana döndü.
Hey! Öyle ulu orta söylenir mi bu! Yanlış anlaşılma yaratacaksın! diye feryat ettim.
Kendini savunmak için ne diyeceksin bakalım? En ince ayrıntısına kadar anlat, dedi Hikari’nin koruyucu meleği Nanase. Etrafa resmen gazap saçıyordu.
İşler nasıl bu noktaya geldi de suçlu ben oldum? Hadi gördüm diyelim. Zaten sevgili olduğumuza göre ortada gerçekten bir sorun var mıydı? Ancak şu anki atmosferde bu savunmanın zerre işe yaramayacağı çok açıktı. İnanılır gibi değil.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.