Bağların Sorumluluğu

Miori’nin evine gittiğim günün ertesiydi.

Serika’ya mesaj attım. Söylediğine göre Miori bugün de gelmemişti. Bugünle birlikte tam bir haftadır devamsızlık yapıyordu. Okula bir daha hiç dönmeyecek miydi? Dün konuştuğumuzda sesi titriyordu. Düşünceleri iyice kendini hırpalayan, karanlık bir yöne kaymıştı. Onun için endişeleniyordum. Bir şeyler yapmak istiyordum ama o an ona söyleyecek doğru kelimeleri bir türlü bulamamıştım.

Natsuki, bir saniye bakabilir misin? Tatsuya’nın sesi beni daldığım düşüncelerden çekip çıkardı.

Ne oldu? diye sordum. Yüzünde tuhaf bir ciddiyet vardı.

Dışarıda konuşalım mı? Balkonu işaret edip adımladı. Ben de peşinden gittim.

Kafam öyle doluydu ki üzerimdeki bakışların normalden farklı olduğunu ancak şimdi fark ediyordum. Ne hakkında konuşmak istediğini hemen anlamıştım.

Balkona çıktığımızda Tatsuya kollarını korkuluğa dayadı. Motomiya hakkında. Etrafta onunla ilgili tuhaf bir dedikodu dönüyor.

Reita da kollarını göğsünde kavuşturmuş, dar balkonda dikiliyordu. Alışılmışın aksine yüzü asıktı.

Söylenenlere göre birinci sınıftaki kızlardan yayılmış. Bir şey duydun mu? diye sordu Tatsuya.

Dün öğrendiğim her şeyi anlattım. Dedikoduyu nasıl duyduğumu, Serika ve Hikari ile yaptığım konuşmayı ve Miori’nin evine gidişimi tek tek aktardım.

Anladım... Demek sonunda koca bir yalan yükünden başka bir şey çıkmadı, öyle mi? Tatsuya sinirli bir şekilde iç çekti.

Evet, az önce de söylediğim gibi, dışarıdan yanlış anlaşılabilecek bir kazadan ibaret. Aslında kaza falan değildi ama bunu şimdi açıklayamazdım. Gerçeği söylersem Miori’nin hislerini de açığa vurmak zorunda kalırdım. Her şeyden öte, Reita da buradaydı. Bu haberi kendi rızamla vermeye dilim varmıyordu.

Anlattıklarımı dinledikten sonra bile Reita tek kelime etmedi. Gözlerini bulutlu gökyüzüne dikmiş, öylece bakıyordu.

Uta’nın morali çok bozuk, dedi Tatsuya acı bir sesle.

Tatsuya’nın baktığı yere yönelip pencereden sınıfa göz attım. Normalde cıvıl cıvıl olan Uta, sırasına çökmüş, boş gözlerle tahtaya bakıyordu.

Ben duyduysam onun duymaması imkansızdı zaten.

Ne de olsa dedikoduyu birinci sınıftaki kızlar çıkarmıştı. Erkeklerin kulağına gelmeden önce kızlar arasında yayılması son derece doğaldı. Üstelik Uta ve Miori aynı zamanda kız basketbol takımındaydı.

Takımdaki en yakın arkadaşı bir haftadır yok. Kendi çabasıyla sebebini araştırmıştır kesin. Öğrendiğinde ise bir şey söyleyememiş, öylece kalakalmış. Reita sonunda sessizliğini bozup konuştu. Uta’dan bahsediyoruz. Normalde Miori okula gelmediğinde çoktan kıyameti koparırdı. Sessiz kalmasının tek sebebi, Miori’yi okuldan uzaklaştıran bu dedikodunun ucumuzun bize dokunması. Endişeleniyor ama hassas bir konu olduğu için çıtını çıkaramıyor. Kesin böyle düşünüyor.

Her zamanki gibi insanları çok iyi analiz ediyordu.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.