Ertesi gün boğazımdaki hafif kırgınlıkla okulun yolunu tuttum. Oturduğum kasabadan trene binip Maebashi istasyonunda indim. Yol kenarındaki ağaçların gölgelediği kaldırımda ilerlerken arkadan birisi omzuma dokundu.
"Günaydın, Natsuki-kun!"
Arkamı döndüğümde bana ışıl ışıl gülümseyen dünya güzeli bir kızla karşılaştım. Hayır, o kesinlikle dünyanın en tatlı kızıydı! "Hey! Günaydın, Hoshimiya."
Yanımda bitiverdi, nefes nefeseydi. Muhtemelen beni ileride yürürken görüp yetişmek için koşmuştu. "Vay canına, bugün yine hava çok sıcak!" diyerek söze girdi.
Sabahları serindi ama bu serinlik, yazın kavurucu sıcağının yanında sadece lafta kalıyordu. Koştuğu için ter içinde kalan Hoshimiya, yakasından tuttuğu tişörtünü çekiştirerek göğsünü serinletmeye çalıştı. İster istemez gözüm bu hareketine kayınca, tişörtünün altından görünen bembeyaz tenine kısa bir anlığına şahit oldum. İstemeden de olsa dikizlediğimi fark edince panik içinde gözlerimi kaçırdım. Hoshimiya bu konularda gerçekten çok savunmasız, diye geçirdim içimden.
"Yolun ağaçlıklı olması ne kadar iyi, değil mi?" dedim havadan sudan konuşmak için.
Okula giderken bazen böyle karşılaşırdık. Diğer çocukların sabah antrenmanları olduğu için onlara hiç rastlamazdım. Gerçi Nanase’yi bazen görürdüm ama sabahları üzerinde ölü toprağı varmış gibi görünürdü. Etrafına yaydığı o inanılmaz aura resmen, "Şu an kimseyle konuşmak istemiyorum, sakın ağzını açma!" diye bağırırdı. Bu yüzden onunla neredeyse hiç konuşmazdık.
"Ha, sahi! Dün herkes kafede buluşmuş diye duydum," dedi Hoshimiya. Yanaklarını çocuksu bir hırsla şişirmişti, sesinden içerlediği belli oluyordu.
"Nanase ve benim dün mesaimiz vardı. Diğerleri de sınavlar hakkında konuşmaya gelmişler."
"Hmm? Ne güzel..." dedi iç çekerek. "Benim de sonuçlarım bu sefer gayet iyiydi, biraz hava atmak istiyordum."
"Öyle mi? Seni dinlemeye hazırım, hadi dilediğin kadar hava at bakalım!"
"Dönem birincisiyle konuşurken hava atmış sayılmam ki," dedi Hoshimiya dudak bükerek. Ama bu küskün ifadesi çabucak dağıldı ve önümde hafifçe eğildi. "Yine de senin ve Yuino-chan’ın yardımları sayesinde notlarım yükseldi. Gerçekten minnettarım, teşekkür ederim."
Ara sınavlarda yaptığımız gibi, final sınavları için de altı kişi toplanıp çalışmıştık. Geçen sefer Hoshimiya’ya Nanase ders çalıştırmıştı ama bu sefer ona yardım etme fırsatını sık sık ben bulmuştum. Ara sınav sonuçlarım iyi gelince Hoshimiya kafasına takılan her şeyi bana sormaya başlamıştı.
"Heh heh. Notlarım yükseldi, yaz tatili de kapıda... Bugün keyfime diyecek yok!" Hoshimiya neşeli adımlarla önüme geçip geri döndü ve bana gülümsedi. Az önceki huzursuz halinden eser kalmamıştı; duyguları bir anda değişiveriyordu.
"Evet, yaz tatiline az kaldı. Bir planın var mı Hoshimiya?" diye sordum. Bir yandan planım için istihbarat topluyor, bir yandan da sadece merak ediyordum.
"Hmm. Genelde odamda yayılıp yatarım herhalde. Dışarısı çok sıcak sonuçta. Edebiyat kulübü haftada bir toplanacak ama katılım zorunlu değil, yani gitmesem de olur. Ah, ama okumak istediğim bir sürü roman var! Dağ gibi biriktiler, artık aradan çıkarmam lazım," diye yanıtladı ve ekledi: "Peki ya sen, Natsuki-kun?"
"Ben muhtemelen kafede dilediğim kadar çalışırım. Pek bir sözüm yok kimseye, o yüzden biri beni bir yere davet ederse programımı ona göre ayarlarım. Evdeyken de senin önerdiğin romanları okuyup bitiririm herhalde."
"Ooo, kulağa harika geliyor! Madem lafı açıldı, sana birkaç tane daha önereyim!"
"Lütfen! Hiçbir kulübe üye değilim, bu yüzden tatilde bol bol vaktim olacak gibi hissediyorum," dedim.
Eğer herkes benim gibi "evine gidenler kulübü" üyesi olsaydı sık sık görüşme şansımız olurdu ama hepsinin kulüp faaliyetleri başından aşkındı. Basketbol kulübüne karşı içimde bir ukde kalmamıştı ama yine de bir kulübe üye olmak, şu uzun tatilde o "gençlik enerjisini" daha fazla hissettirebilirdi. Neyse, şimdi bunu düşünmenin alemi yoktu.
"Tamam!" dedi Hoshimiya heyecanla başını sallayarak, fakat sonra kaşlarını çattı. "Yalnız yaz tatili ödevi yığınıyla gelecekler üzerimize. Sadece düşünmek bile canımı sıkmaya yetiyor!"
Haklıydı, hafızam beni yanıltmıyorsa birkaç günde bitecek türden olmayan, devasa bir ödev yükü bizi bekliyordu. Benim kulübüm olmadığı için rahattım ama kulüpçüler için durum gerçekten zor olacaktı. "Madem her halükarda o ödevler yapılacak, o zaman bunu da bir gençlik aktivitesine dönüştürelim," diye düşündüm.
"Eğer hep beraber çalışırsak çabucak bitiririz. Çalışma partileri düzenleriz!" diye bir fikir attım ortaya. Cafe Mares’te ya da istasyonun oradaki bir aile restoranında toplanabilirdik. Tek başına, sessizlik içinde ders çalışmak hiç eğlenceli değildi; arkadaşlarımla havadan sudan konuşarak çalışmayı tercih ederdim.
"Ah, bu harika bir fikir! Senin öğretmenliğinde kendimi çok daha rahat hissederim!"
Okula varana kadar Hoshimiya ile bu tarz şeyler hakkında konuşmaya devam ettik. Bahçe kapısından geçip ana girişe yöneldik. Onunla baş başa geçirdiğim vaktin sonuna geliyorduk. O soruyu sormanın tam sırasıydı.
"Bir de hep beraber geziye gitme meselesi var. Hoshimiya, sen denize gitmek istediğini söylemiştin, değil mi?" diye sordum, sesimin olabildiğince doğal çıkmasına gayret ederek.
Neşesi bir anda sönüverdi. "Evet... Hep beraber gidebilseydik çok eğlenceli olurdu." Cevabı çok belirsizdi. Gitmeyi her şeyden çok istediği belliydi ama kurduğu cümle, sanki gelemeyeceğini şimdiden kabullenmiş gibi bir tını taşıyordu. Durumu nabız yoklayarak anlamaya çalıştığımı fark etmiş olacak ki, bana özür dileyen gözlerle baktı. "Üzgünüm. Denize gitmek istediğimi söylemiştim ama sanırım gelemeyeceğim."
Bir an tereddüt ettim ve sordum: "Ailen izin vermediği için mi?"
"Babamla laf arasında paylaştım ama pek sıcak bakmadı. Halbuki gerçekten gitmek istiyorum," diye açıkladı. "Yoksa Yuino-chan bir şeyler mi çıtlattı?"
"Gelemeyebileceğini söyledi ama ayrıntıya girmedi," diye cevap verdim.
Hoshimiya, karanlık bir ifadeyle sanki dert yanar gibi mırıldandı: "Babam çok inatçıdır. Bir kere 'hayır' dedi mi, hayatta fikrini değiştirmez. Öğğ, tam bir odun kafa. Keşke bir yolu olsaydı..."
Hoshimiya’nın ilk defa birisi, hele ki aile fertlerinden biri hakkında böyle olumsuz konuştuğunu duyuyordum.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.