Sabah Gürültüsü ve Gerçekler

Mutfağa inip ikimiz için hızlıca bir şeyler hazırlamaya koyuldum.

Yardım edebileceğim bir şey var mı, diye sordu Hoshimiya.

O zaman arpa çayını çıkarabilir misin, diye karşılık verdim.

Tamamdır!

Buzdolabına doğru yönelmişti ki Namika araya girdi. Olmaz! Sen uslu uslu yerinde otur! Abiciğim her şeyi halleder!

En azından nezaketen kendin yardım etmeyi teklif etseydin, diyerek lafı gediğine koydum.

Sakin ol şampiyon, dedi Namika, beni yatıştırmak ister gibi bir tavırla.

Bu numaralarını kimse yemez! İş yapmaktan kaçındığım yoktu ama en azından daha yaratıcı bir bahane bulabilirdi.

Hoshimiya aramızdaki bu kardeş atışmasını izlerken yüzünde keyifli bir tebessüm belirdi. Natsuki-kun, evde bambaşka birisin. Seni böyle görmek çok değişik.

Öyle mi?

Okulda herkese karşı çok naziksin çünkü.

Hmm. Son zamanlarda o maskeyi biraz düşürdüm sanıyordum ama... Tabii aileme davrandığım tarzla kıyaslayınca yine de nazik kalıyorumdur.

Ha? Ne alakası var be? O zaman bana karşı da daha nazik olsana! Namika memnuniyetsizce araya girdi.

Kız kardeşimin mızmızlanmalarını duymazdan gelip tavaya yumurtaları kırdım. Üçümüz için basit bir kahvaltı hazırlarken Hoshimiya ve Namika sohbet ediyordu. Kardeşim acemice laf yetiştirmeye çalışıyor, Hoshimiya ise onun bu konuşma tarzına ayak uydurup yumuşak bir gülümsemeyle karşılık veriyordu.

Şey... Abimle sevgili misiniz? Hiç tavsiye etmem de.

Gerçekten mi? Bence Natsuki-kun çok iyi biri.

Yok, olamaz, imkanı yok. Onun asıl yüzü tam bir kötü adam patronu gibidir... Dur bir dakika, harbiden çıkıyor musunuz siz?!

Saçma sapan sorular sorma Namika. Hoshimiya, sen de kızı işletip durma, doğruyu söylesene, diyerek ikisini de azarladım.

Hoshimiya kıkırdadı. Üzgünüm, benim hatam.

Kahvaltı hazır olana kadar bu tatlı atışma böylece sürüp gitti. Hoshimiya ve Namika el birliğiyle masayı kurmuştu bile. Kızların bu kadar çabuk kaynaşabilmesine hayret ettim.

Yaşasın! Natsuki-kun eli değmiş ev yemeği!

Hemen gaza gelme. Altı üstü yumurta, jambon ve sosis pişirdim, diyerek onu uyardım.

Dün yaptığım çorbadan kalanlar ve buzlukta fazladan pilav da vardı. Pek öyle yemek pişirmek denecek bir sofra sayılmazdı yani.

Ben üstünde durmasam da Hoshimiya yine de çok mutlu görünüyordu. Diğerleri seni iş yerinde ziyaret ettiğinde ben gidememiştim, bırak da bu kadar heyecanlanayım!

Bir an neden bahsettiğini anlayamadım ama sonra Nanase ile kafede nöbetteyken Tatsuya, Uta ve Reita’nın baskın yaptığı o ilk geceyi hatırladım.

Ha, doğru ya. Yanlış hatırlamıyorsam Hoshimiya gruba "Haksızlık bu!" yazmıştı. Daha o zamandan beri kendini ne çok tutmak zorunda kalmıştı kim bilir. Vazgeçtiği o küçük şeyler birikip çığ gibi büyümüş, sonunda neredeyse hayallerini ve arkadaşlarını elinden alacak raddeye gelmişti. Üstelik bunu yapan kendi ailesiydi. Onu bunca yıl büyüten babasının böyle bir şey yapabilmesine hala inanamıyordum.

Natsuki-kun? Hoshimiya merakla başını yana eğdi.

Yok... Bir şey yok. Kafamı iki yana sallayıp yemeğe gömüldüm.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.