Bana göre "özel" kelimesi hep yabancılaştırıcı gelmiştir. Çocukken bile bu kelimenin bana yöneltilmesinden hoşlanmadım hiç.
Sanki şöyle deniyordu: "Hey, sen bu gruba katılamazsın. Diğerleri gibi değilsin."
Bu kelimeyi herkesin iyi bir anlamda kullandığını bilsem de, her duyduğumda içime kapanırım biraz. Ve başkalarıyla doğru düzgün iletişim kuramama gibi tuhaf bir his kaplar beni. Sanki cılız kalbim bir türlü ayak uyduramıyormuş gibi.
Sevdiğim çocukla bile. En iyi arkadaşım diyebileceğim kızla bile. Bunca zaman...
Ama biliyor musun, sonunda onu buldum.
Hep çok kibirli, bazen düpedüz kaba.
Hiçbir şeyi ciddiye almaz, hep havalı görünmeye çalışır.
Kaba saba davranır evet, ama kızlar söz konusu olduğunda hemen iyi davranmaya başlar.
Hep kendine güvenlidir. Ve bazen bana laf sokar.
Güçlü görünmek istediğinde yüzüne bir gülümseme yerleştirir.
Kötü çocuk gibi davranmaya çalıştı ama diğer erkeklere karşı iyiydi.
...Hayatımdaki ilk kişiydi, bana özel muamele yapmayan.
Belki de inanılmaz basit bir nedendi ama sırf bu yüzden aşık oldum.
Hayatımın günleri, daha önce şeffaf bir bulanıklık içinde akıp giden günler, şimdi renklerle doluydu. Öyle ki, bilsen gülerdin.
Hep nefret ettiğim "özel" olma kavramı, sevdiğim bir şeye dönüştü.
Peki ya...?
Gözlerin sadece benim için olsaydı?
Yanındaki koltuk sadece benim oturabileceğim yer olsaydı?
Başka herkes için özel olmayı bıraksaydım bile umurumda olmazdı.
Başka kimse için özel olmasam da, olsam da fark etmezdi.
Tek istediğim, senin gözünde tek özel kişi olmak.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.